kitaplar iyileştirir
Puan vermedi·192 syf.·
2026 36. kitabı
Kitaplar insanın ruhudur, yaşam biçimidir. Her insan aynı şekilde kirapnokumaz ama o kitaptan farklı anlamlar çıkarır. Birinim görmediğini diğeri görür ve ortada fikirler buluşur. Bazen birinin önerisi ile bir kitabınokur çok seversin. Önemli olan kitapları her zaman sevmek ve konusu ne olursa olsun biraz da olsa okumaktır. Okuyamacaksan bırak bir köşeye daha sonra oku. Sadece o an ruhuna hitap eden kitabı oku. Seni anlatam kitabı oku. Her insan kitaplarla bağ kurmanın bir yolunu bulabilir. Çünkü hepimiz aynı duyguları yaşıyoruz. Sinirleniyoruz, öfkeleniyoruz, mutlu oluyoruz, ağlıyoruz, üzülüyoruz... Kitaplarda bizi bu noktada hem birbirimize bağlıyor hemde kendi iç dünyalarına... Kısaca, duygularımıza tercüman ve kitaptaki şu söz çok hoşuma gitti: "Bu duyguları anlayan kitaplar bir kitapçının köşesinde bizi bekliyor Özellikle de seni." Bana göre bu kitap çok farklı açılardan bir kitap nasıl okunur, bir okur nasıldır, nasıl olmalı ve nelere dikkat etmeli... gibi bir çok konuyu ele almış ve çok güzel tavsiyeler ve kitap önerileri var. Benim için tam bir başucu kitabı gibi. Her bölümde kendime bir şeyler katarak ilerlediğimi hissettim. Eğer ki kitaplarını ruhunu anlamak gibi bir isteğiniz varsa kitabı okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
Kitapların İyileştirme GücüHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025507 okunma
“Derin Görünmek ile Derin Olmak Arasında”
3/10
·47 syf.··
2026 43. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 13:08
Ferit EdgüFerit Edgü ile yıldızım bir türlü barışmadı. Daha önce Bir GemideBir Gemide’yi okuduğumda da benzer bir uzaklık hissetmiştim ama Korkuyorum bu hissi tamamen netleştirdi. Benim itirazım “anlamadım” değil; samimi bulmadım! Metin boyunca sürekli, bana bir şey yaşatmaktan çok “etkilenmem gerekiyormuş” hissi verildi. Sanki gerçek bir kırığın içinden konuşan bir ses değil de, kırığın estetik biçimiyle ilgilenen kontrollü bir zihin vardı karşımda. Ben edebiyatta düşünülmüş cümlelerden çok yaşanmışlık hissi arıyorum. İnsan sıcaklığı, dürüstlük, gerçek yara izi… Edgü’de ise fazlasıyla kontrollü, fazlasıyla hesaplanmış bir atmosfer hissettim. Yer yer “bak ne kadar derinim” diyen bir çaba sezdim hatta. Kısa cümleler, tekrarlar, eksiltili yapı bende yoğunluk değil; zorlama bir karanlık duygusu oluşturdu. Bu yüzden kitabı okurken aklımdan sık sık şu geçti: “İnsan böyle bir şeyi neden yazar ki?” Bazı metinler insanın içine işler, bazılarıysa sadece kendi edebiliğini gösterir. Ben kırığı görmek istiyorum; kırık hakkında yazılmış estetik manifestoları değil. Belki Ferit Edgü başka okurlarda güçlü bir karşılık buluyordur ama bana hiç temas etmedi. Hatta dürüst olmam gerekirse, bazen bir duvar yazısı bile bana bu kitaptan daha fazla duygu hissettirebiliyor. Okur kalın...
Alıntı
KorkuyorumFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 2017307 okunma
Reklam
Puan vermedi·592 syf.··
2026 37. kitabı
Yasaklı Bahçe - Şule Terzi Şule Terzi, bu romanda kırılmış bir kalbin, geçmişle yüzleşmenin ve yeniden tutunma cesaretinin hikâyesini sakin ama derin bir dille anlatıyor. Ecrin’in hayatına eşlik ederken, insan ister istemez onun yaşadığı duygulara dokunuyor. Güvenin, bağlılığın ve değişimin ne kadar zor ama bir o kadar da mümkün olduğunu hissettiriyor. Sayfalar ilerledikçe hikâye sadece okunmuyor; hissediliyor, sindiriliyor ve kalpte bir yer ediniyor Roman boyunca duygu geçişleri oldukça doğal. Ne aceleci ne de yapay… Her şey olması gerektiği gibi akıyor. Bu da kitabı samimi, sıcak ve gerçek kılıyor. Aşkın, geçmiş yaraların ve yeni başlangıçların iç içe geçtiği bu anlatım, okuyucuyu yormadan etkisi altına alıyor Şule Terzi’nin kalemi ise oldukça güçlü ve akıcı. Duyguları abartmadan, sade ama etkileyici bir şekilde aktarması kitabın en güzel yanlarından biri. Karakterlerin iç dünyasını okura hissettirebilmesi, yazarın anlatımındaki başarının açık bir göstergesi Şule Terzi, bu hikâyede okuru kırılmışlıkların, güven arayışının ve yeniden başlamanın eşiğinde duran bir hayatın içine davet ediyor. Yasaklı Bahçe, romantik ama aynı zamanda duygusal derinliği olan, kalbe dokunan bir hikâye arayanlar için güçlü bir okuma deneyimi sunuyor #yasaklıbahçe #booksbooksbooks #okumahalleri #aesthetic #kitapincelemesi
Yasaklı BahçeŞule Terzi · Parola Yayınları · 202551 okunma
8/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 21:27
"Beni bir ses sahibi kıl" diyordu bir şair şiirinde. Elbet kendisi bir ses sahibi olmuştur, gözlerimizle bizzat şahitte olduk buna. Ama Sezai ağabey gibi bir şair "bir çok ses sahibi" olmuştur ki, buna da şahit oluyoruz. O ki başta şiir olmak üzere tiyatro eserlerine kadar çokça ses sahibi olup, hepsinin de hakkını vermiştir. Ne diyelim, Rabbim de bedelini ödediği bu sesin ecrini ihsân eylesin, âmin.
Tiyatro
Piyesler 1Sezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2016138 okunma
10/10
·136 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 23:40
·
Toprak Ana 2.Dünya Savaşı döneminde geçen acı dolu anıları ve direnişi anlatır. Roman, savaşın sadece cephede değil köy yaşamında da büyük yıkım yarattığını gösterir. Bu yönüyle çok sağlam sosyolojik bir belge niteliğindedir. Savaşın bu yıkımını daha çok romanın en güçlü karakteri olan Tolganay'ın Toprak Anayla konuşmalarından ve köydeki zorlu yaşamdan anlıyoruz. özellikle Tolganay'ın Toprak Anayla konuşmaları Sovyet döneminin ortak ülküsünün yansımasıdır. Çünkü toprak hem yaşamın hem de emeğin sembolüdür. Toprak yalnızca bir tarım alanı değil, insan emeğiyle anlam kazanan, yaşamı sürdüren ve umudu temsil eden bir varlık olarak görülür. Bunun en güzel örneği de Tolgonay'ın Toprak Ana'yla konuştuğu şu satırlardır. üzerimde çok etki bıraktı... Tolgonay: Söyle bana Toprak Ana, gerçeği söyle, insanlar savaşmadan yaşayamazlar mı? Toprak Ana: Nice nice milletler savaş sonunda yok olup gittiler, nice nice şehirler yanıp kül oldu ve toprak olarak üzerimde insan ayağını görmek için yüzyıllarca beklediğim çağlar oldu. İnsanlar ne zaman bir savaş başlatacak olsa, onlara şöyle diyordum. Durun! Kan dökmeyin! Ey dağların, denizlerin öbür tarafındaki insanlar, siz ki mavi göğün altında yaşıyorsunuz, savaş neyinize gerek? Ben toprağım bana bakın! Ben her biriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz. Benim için önemli olan sözleriniz değildir. Ben sizin dostluğunuza muhtacım, çalışmanıza, beni işlemenize! Derinim, yükseğim, ucum bucağım da yok. Hepinize yeterim ben... Toprak hepimize yeterdi. Doymak bilmeyen gözler, bitmeyen hırslar olmasaydı toprak hepimize yeterdi. " Sonuç olarak bu roman ve bu roman özelinde Toprak Ana ile Tolganay arasındaki bağ, insan emeğinin ve toprağa bağlılığın, savaşın ve zorlukların karşısında bile yaşamı yeniden kurabilecek en güçlü
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
Prangalarından Kurtulmak
Puan vermedi·592 syf.··
2026 1. kitabı
Romantik ilişkilerin aslında nasıl olması gerektiğine dair güzel bir örnek Ecrin ve Vural’ın aşkı. Günümüzde aşkın ve sevginin basitleştirildiği, maço tavırların idealize edildiği, toksik ilişkilere dair duyarlılığın azaldığı ve tüm bunların bazı kitaplarda romantize edildiği bir zamanda böylesine naif ve birbirine saygı, sevgiyle bağlı karakterlerin aşk hikayesini okumak çok iyi geldi. Ecrin’in gözünden bu romanı okumak ilişki dediğimiz madalyonun iki yüzünü de tüm çıplaklığıyla görmemizi sağlıyor. Kendine olan saygısını, özgüvenini ve mutluluğunu yitirmişken doğru insanla karşılaşması hayatının dönüm noktası oluyor. Korkunç ilişkilerin prangalarıyla yerine mıhlanmış herkesin aydınlığa çıkıp kendini ve değerini fark etmesi dileğiyle…
İnceleme
Yasaklı BahçeŞule Terzi · Parola Yayınları · 202551 okunma
Reklam
Reklam