Eğitim toplumdan topluma, çağdan çağa değişir. Dolayısıyla onu dolduran terbiye de değişmektedir. Özellikle tektanrılı vahdet-vahiy dininin ortaya çıkmasından itibâren edep cıhanşumül hâle gelmiştir ve değişmez birtakım biçimler kazanmıştır." Öncelikle eğitimin kazandırdığı terbiyeye bir örnek vereyim, Meselâ gençliğimizde aldığımız eğitime göre bir erkeğin bacaklarını açıp genişce oturması çok büyük bir terbiyesizlikti. Bunun ilk defa nerede bilincine vardım? Yıl 1974tü galiba. O dönemde Halk Partisiyle, Milli Selâmet Partisi karma bir hükümet kurdu. Bülent Ecevit başbakan, Necmettin Erbakan da yardımcısıydı. Bülent Ecevit, bir basın toplantısı veya mülâkat sırasında düzgünce oturmuş, kendisiyle mülâkat yapan kimseyle konuşuyor. O zaman televizyon çok yeniydi, siyah — beyazdı. Babam da ayakta durmuş ekranı seyrediyordu. Başını salladı. “Yahu” dedi, “şu adama bak, ne kadar müeddep (terbiyeli/edepli). Bayağı iyi bir aile terbiyesi almış olmalı”. Orada oturma biçiminin terbiyeyle yakın ilişkisini gördüm.
1000Kitap
Söz konusu tasavvufî edebin dışında, hayatın her kademesi bir edebe vabestedir. Yeme içmeden, giyim kuşama, hâlden kale, hükümet etmeden siyasete, nefes almadan ölüme, her şeyin bir edebi vardır. Günümüzde, bu edebi gösterebilecek alperenlere ihtiyaç vardır. Yoksa insana "Edep yahu!" derler!..
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Edep Ya Hu!
“Edebi edepsizden öğren" atalar sözü, ibret alma hasletinin telkininden ibarettir. "Eline, beline, diline" düsturu ise hakikat yolcusunun kendine ait olmayan bir şeyi almaması, uygunsuz kelâm söylememesi ve kimsenin namusuna halel getirmemesi demektir. Zaten edep kelimesi de أ (eline),د (diline) ve ب (beline) harflerinden müteşekkildir ve tam manasıyla insanın uyması gereken düsturların remzidir. Erenlerin "Elin tek, dilin pek, belin berk tut!" demesi de bunun dervişçesidir. Söz konusu tasavvufî edebin dışında, hayatın her kademesi bir edebe vabestedir. Yeme içmeden, giyim kuşama, hâlden kale, hükümet etmeden siyasete, nefes almadan ölüme, her şeyin bir edebi vardır. Günümüzde, bu edebi gösterebilecek alperenlere ihtiyaç vardır. Yoksa insana "Edep yahu!" derler!..
Sayfa 75 - Kapı Yayınları 280. Basım·Kitabı okudu
Doğru tasavvur et, iyi hisset, yanılma, aklarıma, iş tecrübe edilmiş bilgidedir, nasihattedir, doğrudadır, bunları ve doğruları şaşar sanma. Otururken Okurken Dinlenirken Yürürken Konuşurken Uyurken Dinlenirken Gülerken Yerken, içerken EDEBLİ OL YAHÛ! EDEP YAHÛ! EDEP YAHÛ! EDEP YAHÛ! EDEPSİZDE EDEP OLMAZ YAHU YA HÚ! YA HÛ! YA HÚ!
Araf yayınları·Kitabı yarım bıraktı
...hayatın her kademesi bir edebe vabestedir. Yeme içmeden giyim kuşama, hâlden kâle, hükûmet etmeden siyasete, nefes almadan ölüme, her şeyin bir edebi vardır. Günümüzde, bu edebi gösterebilecek alperenlere ihtiyaç vardır. Yoksa insana "Edep yahu!" derler!..
Sayfa 75 - Kapı·Kitabı okudu
Alıntı
..Her hüner makbul imiş illâ edeb illâ edeb!
Yeme içmeden, giyim kuşama, hâlden kale, hükümet etmeden siyasete, nefes almadan ölüme, her şeyin bir edebi vardır. Günümüzde, bu edebi gösterebilecek alperenlere ihtiyaç vardır. Yoksa insana "Edep yahu!" derler!..
1000Kitap