Süheyla

Süheyla
@edomuppa
“Beynimin mutfağında dağ gibi ontolojik bulaşıklar...”
“...hepimiz çocukluğun güneşinde ısınıyoruz.”
Sayfa 179·Kitabı okudu
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü. Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi. Her şey önümüzdeydi ve önümüzde hiçbir şey yoktu.” Dickens’in İki Şehrin Hikayesi’nde on sekizinci yüzyıl sonu Londra ve Paris’ini tarif ederken kurduğu bu cümleler, günümüz dünyasının uçucu doğasını da betimler gibi.
Sayfa 178·Kitabı okudu
“...Gerçeğin çölüne hoş geldiniz. Oysa modern çağın yeni ‘light’ maneviyatı, bize yeterince kuvvetle istersek her şeye ulaşabileceğimizi söylüyordu. Pozitif düşün, hayatın değişsin! Pozitif düşünce artık pazar ekonomisinin zalim veçheleri için bir özür yerine geçer. Eğer maddi başarıya götüren yol iyimserlikten geçiyor ve sen, pozitif düşünerek bunu sağlayabiliyorsan, başaramamanın hiçbir mazereti kalmamış demektir. Ekonomik türbülans bütün dünyayı kasıp kavururken, hayal kırıklığına uğramak pozitif ideologlarına göre kurbanlığı kabullenmektir. Her hayal kırıklığında şimdi bir de kendimize soruyoruz, acaba yeterince kuvvetli mi istemedik, kalplerimiz arzularımızı gerçek kılacak kadar saf değil mi?”
Sayfa 178·Kitabı okudu
“Düşledik, umduk, arzuladık. Hayal ettik. Sonra gerçeğin duvarına tosladık...”
Sayfa 177·Kitabı okudu
“...fani olanı ebedi olanda erit. Fani olanı ebedi olana bitiştir ki o da lezzetlensin.”
Sayfa 177·Kitabı okudu