Türüne Göre Film Önerileri.
Türlerine göre en iyi bulduklarımı sıraladım: Polisiye-Suç: Enola Holmes serisi (1, 2 ve 3) Shatter İsland Witness for the Prosecution Murder on the Orient Express Sherlock Holmes Fantastik: Damsel Harry Potter serisi Fantastic Beasts and Where to Find Them How To Train Your Dragon Yürüyen Şato Dune Doctor Strange Pan'ın Labirenti Gerilim: The Village Exam Run Shatter İsland Others Fall Dünya Savaşı Z Sığnak (2023) Bilim Kurgu:
21 Haziran Pazar günü gerçekleşecek imza günümde tüm kitapseverleri 10. Kadıköy Kitap Günleri'ne bekliyorum. Görüşmek üzere efenim. 😎🤘🏻 ​📍 Yer: Kadıköy Belediyesi Bahçesi / Hasanpaşa ​📚 Stand: Yediveren Yayınları Standı ​🕑 Saat: 13.00 @kadikoybelediye #kitapfuarı #kadıköykitapgünleri #eceninpudingmahallesi
Reklam
Yazmanın , daha doğrusu kendine yazmanın ne büyük bir nimet olduğunu anladım yazmadıkça ve dahi kendime okumadıkça. Ne diyorum? Deadline putu diyorum efenim, bilen bilir. Uyutmaz geceleri. Neyseki olacak olan olur. Elden geleni yapmanın huzuruyla bir süredir seyahat ediyorum. Şuan karşımda Luis köprüsü var. Portonun meşhur alametlerinden. Harabe gibi bir yerdeyim. Muhtemelen Portonun bu tarafaki en tepe ve en iyi manzara noktasıdır. Harabet ehlini hor görme demiş, defineye malik viraneler var… hakikat ki öyle. Portekizin mağrib etkisiyle gelişmiş “azulejo” sanatı, bu viranedeki taşlarada yansımış. İnsanlar gelip geçiyor aşağıki sokaktan. Hoş görünmediği için buraya çıkmayı gerek görmüyorlar belkide. Ya da gidilecekler listelerinde adı geçmediği için, adı bilinmezlerden olduğu için gelmeye layık görmüyorlar. Acaba böyle böyle kaçırıdğımız, görmezden geldiğimiz nice defineye malik viraneler kaçırıyoruz? Bu da bugün boyunca benimle kalacak sorum. Manzarayı görebilecek bir nazara sahip olmak duamızdır. Selam ile. Srs.
Duygulara tercüman
Herkes kendini iyi insan sanıyor efenim. Otobüste oturma hakkı onundur. Bankamatikte sıra önce ona gelmelidir. Bir kura çekilecekse ismi çıkmalıdır. Neden? Çünkü o iyi insandır. İyi insanların başına güzel şeyler gelmesi gerektiğine inanır. İşin ilginci, kimse kendini hikâyenin kötüsü olarak yazmaz. (Kendi hikâyesinin ana karakteri olma baskısı) Toplumsal dayanışma içinde yaşaması gerekirken bireyselliği bencilliğe dönüştüren insan bile kendini kötü biri olarak görmez. En düşüncesiz insanın cebinde mutlaka bir “ama niyetim kötü değildi” kartı bulunur. Ya da “ben iyi biriyim” diye her şeyin en iyisini hak ettiğini vurgular. Bazı vicdanlar da pek ilginç çalışıyor. Canını yaktığı insanın acısını görmez, kendi huzuru kaçınca uyanır belki. Biz buna geç kalmış vicdan diyoruz. Karmaya inanırım efenim. Ama bazı insanların dosyası gereğinden fazla bekleyinc içimdeki Lilith tarafı pek sabredemiyor. Sinsilik fark ettiğim yerde Karma’yı beklemem küçük bir müdahalede bulunurum. Boş veremiyorum maalesef
1000Kitap
Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik Üzerine Konuşalım...
Selamlar umarım iyisinizdir. Sıhatiniz ve Keyifleriniz yerindedir. Bu gün çok uzun zamandır Hayruş ✮⋆˙ ile yapmak istediğim ama benim yüzümden uzun bir süre ertelenen bir soru-cevap, kitap üzerine sohbet etkinliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sohbetimiz başlıkta da olduğu gibi HGOİ serisi: Lordlar ve Varisler Krallar ve Soytarıları Ejderha ve Yıldız Deliler ve Cellatlar Efsaneler ve Lanetler üzerine olacaktır. (Bu arada isim yazmak uzun süreceği için hesaplarımızın baş harfleriyle devam edeceğim) Ve sohbet seri hakkında SPOİLER İÇERECEKTİR HEM DE BOLCA... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ M: Tamamdır şimdi o zaman ilk sorumla başlayayım bu seride en çok hoşuna giden şey nedir? H: Hmm... Nova diyeceğim. Çok güzel yazılan bir karakter. Baştan sona gelişimini okurken kendi kızımı yetiştiriyorum gibi hissettim. M: Benim için seriyi iyi yapan temelde 4 şey var: birincisi özgün bir konu ya da işleyiş, ikincisi beni ne kadar eğlendirdiği, bana ne kadar duygularını geçirebildiği, kitap sonunda bana ne kadar çok şey kazandırdığı. Şimdi ilk madde belki pek olmaz ancak hgoi diğer tüm isteklerimi karşılıyor, senin dediğin gibi karakter gelişimi konusunda hakikaten çok başarılı. H: Evet katılıyorum N.G. Kabal'ın kalemini seviyorum yazdığı ufacık bir cümlede bile derin anlamlar var. H: Sence serinin sonu yeterli miydi bir şeyi değiştirmek istesen neyi değiştirirdin 🙃
Duygu ve Düşünce
Klasik Kitap Önerileri.
Yanılgı: 1920'li yılların Fransası'nda geçer. Savaşın yıkımını yaşamış, duygusal olarak örselenmiş genç bir asker olan Yves ile başarılı bir iş adamıyla evli, burjuva ve romantik bir kadın olan Denise arasındaki yasak aşkı ve ikilinin iki ayrı uçurumdaki dünyalarını konu alır. Arada durup "Ne okuyorum şuan," olduğum bir kitaptı. Üç Kız Kardeş: Taşrada sıkışıp kalmış, sürekli "Ah bir Moskova'ya gitsek her şey düzelecek" diye hayal kuran ama eyleme geçemeyen üç kız kardeşin iç çekişi. Tamam, biraz garip oldu ama böyleydi dmmdmdm. Vişne Bahçesi: Değişen dünyaya ayak uyduramayıp geçmişin konforuna tutunan ve göz göre göre ellerindeki en değerli şeyi kaybeden bir ailenin buruk hüznü. Bu kitabı okurken bir vişne bahçesine sahip oldum ve onu sattılar. Troyalı Kadınlar: Savaşın arkasındaki büyük yıkımı, en büyük faturayı ödeyen Troyalı kadınları anlatan antik bir çığlık. Troyalı kadınların Akhalı komutanlara satılmasından tutun, Hekabe'nin yasına kadar kadınları okumak çok güzel ve iç parçalayıcıydı. Kassandra'yı gönderiyor mesela akıbetini bilmeden.. Kadınlar Ülkesi: Erkeklerin olmadığı, barış ve şefkat dolu bir dünyaya kazara düşen üç erkeğin şaşkınlığı, biraz da aptallığı. Beni bu kitaba fırlatın. Her anında şok oldum, annelik onlar için farklı bir boyut. Van'ın tespitlerine bittim, şakasız her sayfanın altı çizili. Terry'nin son ana kadar bir erkeğe rastlama umudu dmdmdm. Martin Eden: Ruth adında bir kadına aşık olup ona layık olabilmek için çalışan ve yeni keşfettiği tutkularının peşinden tökezleye tökezleyede olsa gitmeye çalışan Martın'in hikayesi. Ya aklım almıyor, sen sevdiğin kadına ve burjuvaziye yaranmak için yapmıyorsun bunu, ona layık olabilmek için yapıyorsun. Ama o kıymet bilmez nankör bencil Ruth için değmedi, olan ona oldu. Dört Oyun: __İçinde
Reklam
Reklam