Dünyada en kolay iş efkarlanmaktır.İçimizde çalar efkarlı müzik. Neşelenmek, hayatın tadına varmak, dans etmek için, hariçten gelen melodiye gerek duyarız.
"Saadet-i ebediyeye işaret eden bürhanlardan biri de insandaki gayr-ı mütenahî istidatlardır.
Evet, Cenab-ı Hak tarafından mükerrem kılınan insanın cevher-i ruhunda ekilen ve rakamlara sığmayan istidatlar var.
Bu istidatların altında, hesaba gelmeyen kabiliyetler var.
Ve bunlardan neş'et eden hadde gelmeyen meyiller var.
Ve bunlardan husule gelen gayr-ı mütenahî efkâr ve tasavvurat var.
İşte bunların her birisi haşr-i cismanînin arkasındaki saadet-i ebediyeye, şehadet parmaklarını uzatarak gösteriyorlar."
bu çağ nezaket kuralları içinde birbirinde nefret edenlerin çağı
benimse mesleğim iliklerime bakıp seni hatırlamak
kaç yaz geçti bilmiyorum bir ceylanın suya bilenmesinin üstünden
üstünden gülleri unutkanlığa boğduran bir intikam geçti kışların
sonra kekeleyerek yürüyen karıncalar
başakların yanından.
sen de geçip gittin iğnesi kırılmış bir pikap gibi bırakarak
susmak dilsiz bir mübaşirdi seni çağıran
zaman
ah'lı geçmiş zamandı,
tanımadı kimse benden arta kalanı
ağzı sıkıdır nefretin
vaktini beklerken o büyük düellonun
ben bu kadar az değildim, sadece her şeyi doğru anladım
son anlarını kahkaha atarak geçiren bir pişmanlık gibi yeryüzü
benimse uzun cümlelere sığınmış
konuşamayan itiraflara gülmek gelir içimden
ama hiç gülünç değildir elindeki fotoğrafla kızını arayan gözyaşı
ağlayanı çok
biraz sonra hiç hatırlanmayacak olsa da
henüz yüzüne gülünmeye başlanmadı babaların ve enkazın
yazık ki çağın en büyük sorunudur aniden başlayan merhamet ve linç
fakat efkâr henüz
ele geçirilememiştir holdingler, küreselciler ve polis tarafından