Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet, insanın üstünde hafif bir cilaydı.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Machiavelli'den efsane bir söz daha
İnsanlar o kadar basit kafalı ve acil ihtiyaçlarının baskısı altındadırlar ki, bir hilekar aldatılmaya hazır bir sürü insan bulabilir.
Sayfa 313·Kitabı okuyor
Reklam
Bir efsane, ancak kahramanının başardığı işleri kavrayabilecekler için anlam taşır.
Sayfa 203 - İletişim·Kitabı okuyor
Alıntı
Sizler, futbolun Finlandiya’daki ilerleyişinden dolayı heyecanlanıp ‘Kuvvetli Bacak’ futbol takımının İsveç, Norveç ve Danimarkalılarla maçlar yapmasından ve hatta Macaristan’a giderek orada da galip gelmesinden dolayı sevinç duyuyorsunuz. Fakat ben sizin sevincinize katılmıyorum. Sevgili ülkemiz Suomi’de Güçlü Fikir, Kaliteli İşler, Büyük Teşebbüsler, Süt Veren İnek, En İyi Yumurta, En İyi Tohumluk Ekin, Kar Gibi Beyaz Bez, Temiz Vicdan, Yeni Fikirler isimli topluluklar olsaydı çok daha mutlu olurdum. Ben Finlilerin yalnız Macarları değil, Fransızları ve İngilizleri de yenmesini ama bunu sadece futbolla değil bilim, güzel sanatlar, ticaret, sanayi, adalet, ülkenin kalkınmasıyla da yapmasını arzu ederim. Ülkemizin ilerlemesi yolunda verdiğimiz bu savaşta yalnızca futbolcuların kuvvetli kolları ve bacaklarıyla çok ileri gidemezsiniz. Topa kafa vurabilmek için sağlam bir alın gerekir ve en sağlam alın koçta bulunur. Koç kafasının Fin gençliği için övünç kaynağı olacağını sanmam. Sokrat’ın ve meşhur Herkül heykelinin resimlerini araştırıp bulup bunları birbiriyle karşılaştırırsanız Sokrat’ın büstünde bir bilge kafası olduğu gözünüze çarpacaktır. Geniş bir alın; burası beynin olduğu yerdir. Sokrat’ın beyni sanki kafatasının içine sığmıyormuş da dışarı fırlayacakmış gibi görünmektedir. Herkül heykeline baktığınızda eski Yunan efsane kahramanının güçlü ve kaslı bedeni karşısında şaşırırsınız. Bu güçlü bedeni taşıyan ve âdeta bir kütüğü andıran bacaklar, gemi halatına benzeyen kol kasları, geniş omuzlar, geniş bir göğüs kafesi ve manda boynuna benzeyen bir boyun ve küçük bir kafa, dar ve ensiz bir alın. Bütün bunlar güçlü bir bedenin dışavurumudur. Fakat bu kahraman çok akıllı değildir. Muhteşem bir bedeni olan kuvvetli ve kaslı bir adamdır fakat akıl, maneviyat ve
ZENOFANES: BİR PUTKIRAN ve GERÇEK BİR SAVAŞÇI...
(...) Müslümanların “Elyâviye”, Batılılarınsa “Elea” dedikleri felsefe mektebinin kurucusu Zenofanes ise, belki arkasında Pisagor kadar renkli bir hayat hikâyesi bırakmamakla birlikte, ondan daha dikkate değer bir kişiliktir. Parmenides’in hocasıdır Zenofanes… Yâni, getirdiği “vahdaniyet benzeri” düşünceyle Atina’ya sirayet eden ve Sokrat, Eflatun, Aristo gibi fikir devlerine tesir eden ana cereyanın mihrâk noktası… Ondan günümüze kalan “Tabiat ve Hicivler” isimli eserde, Zenofanes’in ateşle, suyla, havayla uğraşmadığını, doğrudan doğruya işi kökünden ele almaya davrandığını ve bir felsefe kurmaktan ziyade, bizzat felsefeye yol açan putperestliğe savaş açtığını görürüz: Hepsini tanrılara yüklediler Homeros ve Hesiodos Ne kadar ayıb ve kusur varsa insan nezdinde Çalma, zinâ etme ve birbirini aldatma. Şimdi faniler "doğduğunu" sanıyor tanrıların Ve kendileri gibi kıyafetleri, sesleri, şekilleri olduğunu Elleri olsaydı öküzlerin, atların ve arslanların Yahut insan gibi iş ve resim yapabilselerdi Atlar atlara, öküzler öküzlere, arslanlar arslanlara benzer Tanrılar tasvir ederler ve vücudlar çizerlerdi Her biri kendi şekline göre. Nasıl ki Habeşler kendi tanrılarını basık burunlu ve kara Trakyalılar gök gözlü ve kızıl saçlı sanmakta... Tek bir Tanrı vardır, bütün tanrılar ve insanlardan yüce Ne şeklen insanlara benzer, ne de fikren Mutlak fikir, mutlak görme, mutlak işitmedir O. Bu kadar berrak bir hakikat idrâkı, felsefenin harcı değildir, felsefî kargaşanın en koyu deminde felsefe (akıl) yoluyla elde edilemez; olsa olsa İlahî bir mevhibe, Rabbanî bir bağış olabilir… Dindar olmakla, Allah idrakına sahib olmak aynı şeyler değildir. Eski Mısırlılar da dindardı, Hindûlar dâ dindardır, Pisagor da öyle…
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998 Feyyaz Aksakal imzasıyla), ESKİ YUNANDA FELSEFE -II-.
Akademya Yazıları
Bir efsane, ancak kahramanının başardığı işleri kavrayabilecekler için bir anlam taşır.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam