Bir toplumun, insanların kendi kültürünün kurallarını bilmesi, çocuğun dilin kurallarını bilmesi gibidir. Bildiğini hisseder, ama nasıl bildiğini söylemez. Peki, nedir Korku Kültürü'nün kuralları? Karşındaki senden güçlü ise ondan çekin, sen karşındakinden güçlü isen o senden çekinsin.
Bir Şaman'a sormuşlar; "Zehir nedir?" diye.
"İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir!" demiş. Bu güç de olabilir, tembellik de. Yiyecek, ego, hırs, ihtiras, kendini beğenmişlik, kıskançlık, korku, öfke, nefret, hatta iyi niyet bile...
Bir Şaman'a sormuşlar;
"Zehir nedir?" diye.
"İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir!" demiş.
Bu güç de olabilir, tembellik de. Yiyecek, ego, hırs, ihtiras, kendini beğenmişlik, kıskançlık, korku, öfke, nefret, hatta iyi niyet bile...
Felsefe, bilimin matematize olmamış hâlidir, yani düşünce sistemidir. Onun ötesi hayaldir. Hayal nedir? Hayalde altı parametre vardır, bunlar beyinde üçe üç çalışır: bir tarafta akıl, vicdan ve ruh; diğer tarafta zekâ, ego ve şeytan (nefis) vardır. Bunlar kendi aralarında daima çatışır ama birisi kazanır. Kazandıktan sonra fikir, hareket artık o şekilde tecelli eder ve diğeri karara itiraz etmez. Aksine destek olur.
Bilim henüz insanların ruhsal kapasitelerinin ve etik davranışlarının kaynağına ulaşmış değildir. İnsan neden ahlaki bir yaratıktır? Mutluluğun kaynağı nedir? Neden sevgi nefretten daha çok iletişim gücüne sahiptir? Neden güzelliği çirkinliğe veya düzeni karmaşıklığa tercih ederiz? Ego bir yanılgı mıdır? Bunlara yanıt veren bilim, dinin hareket alanını daraltacaktır.