-O kız sana yaramaz. Bizimki gidip görmüş. Elin yabanına ben varmam, demiş. Bizim köylerin kızları tuhaftır. Yabancıdan ürkerler. Eh, ne olacak. Doğmuşlar, büyümüşler, köyden dışarı hiçbir şey görmemişler. Hepsi cahil, hepsi cahil...
İnsandan ne olsa isteyebilirsiniz. Ona servet sahibi olmasını, sevmesini, gaddarlaşmasını, cinayet işlemesini kendini feda etmesini söyleyebilirsiniz. Ama özsaygıya sahip olmasını istemeyin ondan. Hemen sizden nefret etmeye başlar. Eh, en iyisini onlar bilir. Herhalde kendilerine göre nedenleri vardır. Tabii sizden nefret ettiklerini söylemezler. Sizin onlardan nefret ettiğinizi söylerler.
"Daisy iç geçirdi. "Biliyorum başıma bela gerçekten. Sıcak nevalliyim ben."
Kaşlarını kaldırdı. "Sıcak nevale mi?"
Daisy başını onaylarcasına salladı. "Evet soğuk nevale lafını duymuşsundur. Duyduğunu varsayıyorum, sözlüklük tanımının yanına senin fotoğrafını koymalılar. Eh işte ben de sıcak nevalliyim. Ne yapayım elimde değil. Yüzüm böyle. İnsanlar bana sürekli yol soruyor. Nereye gittiğimden emin göründüğümden falan değil, cana yakın durduğum için.""
Ayaşlı'ya göre bir memur da pazarda bir dükkancı gibidir.Rüşvet alıyorsa, eh o da geçinecek... Bir memur rüşvet alır da işi yapmazsa, bu, bir bakkalın parayı alıp malı vermemesi gibidir.Gözünü açmalı, malı kaptırmamalı... Bir iş için başka biri çıkar da daha fazla verirse, eh hakkıdır. Sen daha çok vereydin.