-O kız sana yaramaz. Bizimki gidip görmüş. Elin yabanına ben varmam, demiş. Bizim köylerin kızları tuhaftır. Yabancıdan ürkerler. Eh, ne olacak. Doğmuşlar, büyümüşler, köyden dışarı hiçbir şey görmemişler. Hepsi cahil, hepsi cahil...
Sayfa 105 - Bekir Çavuş·Kitabı okuyor
Eh devlet adamlığı da zaten sır saklamayı gerektirirdi.
Reklam
İnsandan ne olsa isteyebilirsiniz. Ona servet sahibi olmasını, sevmesini, gaddarlaşmasını, cinayet işlemesini kendini feda etmesini söyleyebilirsiniz. Ama özsaygıya sahip olmasını istemeyin ondan. Hemen sizden nefret etmeye başlar. Eh, en iyisini onlar bilir. Herhalde kendilerine göre nedenleri vardır. Tabii sizden nefret ettiklerini söylemezler. Sizin onlardan nefret ettiğinizi söylerler.
Sayfa 446·Kitabı okuyor
Alıntı
“Eh,korsanlar kalmadı ama sanırım korsanlık dürtüsü hiç dinmedi.” “Nasıl yani?” “Vermeden almak.Çaba harcamadan zengin olmak.”
Alıntı
"Daisy iç geçirdi. "Biliyorum başıma bela gerçekten. Sıcak nevalliyim ben." Kaşlarını kaldırdı. "Sıcak nevale mi?" Daisy başını onaylarcasına salladı. "Evet soğuk nevale lafını duymuşsundur. Duyduğunu varsayıyorum, sözlüklük tanımının yanına senin fotoğrafını koymalılar. Eh işte ben de sıcak nevalliyim. Ne yapayım elimde değil. Yüzüm böyle. İnsanlar bana sürekli yol soruyor. Nereye gittiğimden emin göründüğümden falan değil, cana yakın durduğum için.""
Sayfa 28 - Olimpos·Kitabı okudu
Ayaşlı'ya göre bir memur da pazarda bir dükkancı gibidir.Rüşvet alıyorsa, eh o da geçinecek... Bir memur rüşvet alır da işi yapmazsa, bu, bir bakkalın parayı alıp malı vermemesi gibidir.Gözünü açmalı, malı kaptırmamalı... Bir iş için başka biri çıkar da daha fazla verirse, eh hakkıdır. Sen daha çok vereydin.
Reklam
Reklam