Kara Pilot Albay Aydın Ehlidir anıları
Ovacık'ta ilk zamanlar köy halkı tarlalarına zarar verdiğimiz gerekçesiyle memnun olmadılar. Fakat Harekat başlayınca erzaklarını bizlerle paylaşma yarışına girdiler. Örneğin Hacca Neneyi unutamam. Yanında 3 paket birinci sigarası getirmiş, bana bu cigaraları askerlere ver, benim de onlara yardımım olsun dedi. Ne gereği vardı Hatca Nine, niye masraf yaptın deme gafletinde bulundum. Bunun üzerine Hatca Nine büyük bir hiddetle bacak kadar boyunla, bana akıl vereceğine bunları askerlere ver, yarın geldiğimde vermezsen öteki dünyada iki elim yakanda olur dedi. Hatca Nine'yi görseniz, bakıma muhtaç bir hali vardı ama gönlü zengindi.
Sayfa 242·Kitabı okuyor
Eşqsiz keçən ömür bihudə yaşanıb. Görəsən, ilahi, məcazi eşq arxasınca getməliyəm, yoxsa dünyəvi, səmavi və ya da cismanimi deyə soruşma! Ayrımlar ayrımlar doğurur. EŞQinsə heç bir təyinə, ifadəyə ehtiyacı yoxdur. Azad dünyadı eşq. Ya düz ortasında, mərkəzində, ya eşiyində, həsrətində ♡
Reklam
–Dedikleriniz nasıl oluyor da aynen çıkıyor? Necip Fazıl: Dört esaslı ve büyük ehemmiyeti hâiz hâdise üzerinde, dediklerimin aynen çıkışını şöylece hulâsa edebilirim: 1) 1939 Eylülüne kadar tek başıma harp olacak diye iddia eden muharrir bendim. 1939 Şubatından başlayarak, dışarıdan gelen tamamen maküs cereyanlara rağmen, emsalsiz bir dünya kıyametine gidileceğini söylüyordum. 1939 Ağustos sonunda Rus-Alman paktı olunca bunu, bazı başmuharrirler tam bir sulh müeyyidesi diye gösterirlerken, ben, harbin “birkaç gün” meselesi olduğunu yazdım...Üç gün sonra da harp patladı. 2) Britanya adasının, Fransanın sükutundan sonra istilâ edilemeyeceği ve bu yüzden Almanların istilaya teşebbüs etmiyeceği yolundaki iddiam... Aynı başmuharrirler istilâyı bir arife günü halinde gösterdiler. Ben, iddiam çıkmazsa, kalemimi kırar ve bileklerimi keserim dedim. 3) Harbin mutlaka Balkanlara geleceği, Balkanlar caddesinden geçmeyince, harbin “çıkmaz sokakta” olacağını iddia edişim... 4) Sovyet-Alman harbi başlamadan üç dört gün evvel, Almanların şark istikâmetine teveccüh edeceği ve bunun ancak İngilizlerle gizli bir uyuşma neticesinde olacağı hususundaki teşhisim... Bunun da, şimdilik ilk kısmı, tahakkuk etmiştir. Öbür kısmını zaman gösterecektir. –Çıkmıyan iddianız olmadı mı? Necip Fazıl: Evet, o da oldu. Meselâ bir hususta tamamen mahcup olmuşumdur. Fransa’nın o kadar çabuk yıkılacağını tahmin etmemiş, o yolda iddia yürütmüştüm. Fakat bu iddiamın çıkmayışından memnunum. Çünkü her dediği çıkan adam olmak istemem. Çünkü aklın hakkı yanılmaktır. Fransa mevzuunda yanılmak da, akla yakışan bir hâldir. Bu yanılmak, bu bakımdan beni teselli etmiştir. –Pekâla Üstad, bu iş nasıl oluyor? Bildiğimize göre insanların gâipten haber vermelerine hakkı ve imkanı yoktur? Necip Fazıl: Evet; bence de öyle...
Ehl-i temkînem meni benzetme ey gül bülbüle Derde yoh sabrı anun her lâhza min feryâdı var
Divan
On yedinci söz
Hem bir mezraadır, ek ve mahsulünü al, muhafaza et; muzahrefatını at, ehemmiyet verme.
Envar Neşriyat·Kitabı okudu
İmâm-ı Beyhakî (Rahimehullah) Ehl-i Sünnet îtikādı (ve inançları) üzerine yazdığı <el-İ'tikad" isimli eserinde: Nebîler(in ruhları bedenlerinden) kabzolunduktan sonra ruhları onlara geri döndürülür ve artık onlar Rableri nezdinde şehitler (hakkında vârid olan âyet-i kerimelerde buyrulduğu) gibi gerçek mânâda diridirler." demiştir. (el-Beyhaki, İ'tikād, sh:305; es-Süyûti, el-Hầvi li'l-fetâvầ, 2/180)
Sayfa 25
Alıntı
Reklam
Reklam