8,3/10  (6 Oy) · 
34 okunma  · 
6 beğeni  · 
290 gösterim
Eser, Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in 1931-1983 yılları arasında (27 yaşından başlayarak) çeşitli zaman ve mekanlardaki sohbet, ropörtaj ve anket sorularına sözlü olarak verdiği cevapların "b.d. Yayınları" tarafından kronolojik bir sıra içinde bir araya getirilmesi suretiyle derlenmiştir.
İsmi lâzım değil 
04 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bizim tarihimizde dört devremiz var... Mekteplerimizde doğru tarih okutulmadığı için bilmiyorsunuz. Birinci devir Kanunî’ye kadar olan devir... Bu vecd devresidir. Türk ne yapmışsa bu devirde yapmıştır. Kanunî bir büyük miras devralmıştır. Onda “devlet-i ebed müddet”in bütün kıymetleri topludur. Dinde Ebussuud Efendi, “Müfti üs Sakaleyn”dir. Şiirde Bakî, politikada Sokullu... Düşünün; bugünün başvekili mevkiinde... Mimaride ise Mimar Sinan... Kanunî’de iki inhiraf oldu. İki sapma... Kemâl ve
zevâl... Allah’ın kemâl ve zevâl kanunu mutlaktır! Kemâl bir yerde mutlaka duracak, zevâle dönecektir! Servetin gururu...

Birincisi: O zamana kadar Şeyhülislâmlar nasb ile gelmezdi. İstişare divanları yoliyle seçilirdi. Ve, padişaha, “hemen hal’ine fetva veririm!” diyebilirdi. Yavuz’a dediği gibi... Kanunî’de nasb ile gelmeye başladı.

İkincisi: Yahudilere serbesti kanunu bu zamanda çıktı.
Yahudiler saraya kadar girdi.Sahte para “ziyuf akçe” vesaire... Ama saydığım kıymetler de ortada...
Bir de içeride kaba softalar devri... Ve kısa bir zaman
sonra bunların tam sultası... Halbuki, Kanunî dünya çapında bir sultan... Birinci Fransuva İspanyollara esir düşüyor, annesi Kanuni’ye mektup yazıyor ve “Roi du Monde!” (Dünyanın hükümdarı) diye hitap ediyor. “ Ey dünyalar kralı oğlumu kurtar!” diye yalvarıyor. Nasıl kurtarır?.. İspanya sahillerine bir kadırga yollanır, 24 saat içinde Fransuva serbest bırakılmazsa, Donanmayı Humayûn sahillerinizde olacaktır!” diye haber yollanır. Üç saat içinde Fransuva serbest bırakılır... İşte İmparatorluk budur!... Fakat güneş öğle zamanını atlamış, zevâl başlamıştır! Akşama doğru gidilmektedir. Yoksa, Sarı Selim İmparatorluğu bu kadar çabuk sendeletemezdi.

Sarı Selim zamanında kaba softalık iyice azmıştır! Evet; kaba softa... Abdülhamîd Han devrinde bir şeyhülislâm Nizam-ı Cedid’e kaput giydirilmesinin küfür olacağına dair fetva veriyor. Cevdet Paşa, Padişah için “Niçin bu Şeyhülislâm’ı saraya çağırtıp boğdurmadı?” diyor. Bu kaba softalar, her türlü yeniliğe karşıdırlar... Matbaaya “Frenk icâdı”, bisiklete “şeytan arabası” derler... Halbuki, öbür tarafta ve her tarafta Kâinatın Efendisi: “İlmi, Çinde bile olsa gidin bulun!” der.... “Hikmet müminin kaybolmuş malıdır, nerede bulsa alır!” der. Ve, en güzel hadîslerden biri halinde: “Ya Rab; bana eşyanın hakikatini olduğu gibi göster!” Buyurur.

En büyük düşmanımız kabalıktır!. Dünün kaba softası
bugün yok ama başka isnadlar var. Reformist isnadları... Bunların birbirinden farkları yoktur!..."

KONUŞMALAR

Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 7/10 puan

Türk edebiyatından dünya edebiyatına dair Necip Fazıl Kısakürek'in düşüncelerini anlattığı güzel bir eser. Okuyucu için istifade edilecek birçok fikirler barındıran bu eser ünlü şairi yakından tanımak adına okunması elzem ufuk açıcı bir kitap.

Kitaptan 14 Alıntı

Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Derede öleceğimize ummanda boğuluruz.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Goethe diyor ki: Bir millete, o milletin diliyle oynamaktan büyük suikast olamaz.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
İsmi lâzım değil 
15 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

" Mehmet Akif’te tebliğ hali vardır. Ama böyle yarım yamalak söyleyişle İslâm’ın telkini gerçekleşmez. Ben size onun bir İslâmî endişe taşıdığını söyleyebilirim. Ama aranan edip o değil; bunu ayrıca ilâve ediyorum. Eğer bu şair kimdir? diye sorarsanız; Lebid’dir, Hassan’dır, Zübeyr’dir cevabını verebilirim. Hazret-i Ömer tenha bir yolda Hassan’a rastlar da; “Hassan artık bir şey söylemiyor- sun” der. O da “Kur’an indi ineli dilimi yuttum” diye cevap verir. Oldu mu?
Lebid ise o kadar büyük şâir ki, bir mısraı Hadîs’te geçmiştir: “Söz odur ki Lebid söylemiştir: Allah’tan başka her şey
bâtıl."

Konuşmalar, Necip Fazıl KısakürekKonuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek
Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Neden hece vezni sorusuna:
"Ben şiirde nizamın taraftarıyım. Asla serbest nazma taraftar değilim. O bir mide gurultusudur. İnsanlar helada düşündüklerini alt alta yazıyorlar adına da şiir diyorlar.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bu Arap ve Fars kaynaklarını dehleme davası İttihat ve Terakki zamanında ortaya atıldı. Ziya Gökalp fikriyatına göre tutmadı. Cumhuriyette tekrar başladı ve gene Cumhuriyette beli kırıldı. Ondan sonra da işte bugünkü cereyanlar... Bu da favori salgını gibi moda oldu. Ah şu moda! Şahsiyetsizliğin en güzel sembolü modadır.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Evet, benim Fransız edebiyatında takdir ettiğim bir romancı var: Marcel Proust. O, hiç alakadar değildir okuyucuyla. Okuyucu okumuş okumamış, münekkit sevmiş sevmemiş... Yalnız içini aksettirir.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
Erdinç BİGE 
 20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Mevlana beşeri planda çok büyüktür. Bu bakımdan Avrupalılar tarafından anlaşılması da kolaydır. Fakat eseri bakımından şöhreti ve kolay anlayışı davet eder. Bu yolun büyüklerinden öyleleri vardır ki şöhretten kaçmışlardır. Mevlana'nın bu kolaylığı onu bugünkü rejim tarafından malesef bir turist terliği gibi kullanmasına bile müncer olmuştur. Tabii bu kıyaslamalar tasavvufi gerçeklere ve büyüklere nispetledir. Yoksa o, beşeri planın ve kelimelerin götürebileceği en son noktaya kadar varmış bir büyüktür. Ama tasavvufi marifet bütün bu kelime haşmetinin ötesindedir. Bu bakımdan Mevlana'yı anlayan Avrupa, İmam-ı Rabbani(ks) ve Şah-ı Nakşibendi'nin (ks) keyfiyetini anlamaktan uzaktır.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
Erdinç BİGE 
20 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Shakespeare'i beğenirim. Cidden çok severim onu. "Cins Kafa" tabiri Shakespeare için caiz.

Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)Konuşmalar, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları)
2 /