Kadınlar için özgürlük talebi, kurumlar dahilinde erkeklerin yapabildiği (günümüzde kadınların da yaptığı) işleri kadınların da yapabilmesi değildir. Woolf’un talebi kadınların hem yeryüzünde hem de hayal kurarken, zihinlerinde hiçbir kısıtlama olmaksızın hareket edebilme özgürlüğüdür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Çünkü eğer kendinizi görebilmek istiyorsanız, hayatın ta kendisini bir an için de olsa durdurmanız gerekir. Fotoğraf makinesinin karşısına geçtiğinizdeki gibi. Orada poz veriyorsunuz siz. Ve poz vermek, bir an için de olsa bir heykele dönüşmek demektir. Hayat ise hiç durmadan hareket eder ve bu nedenle kendisini asla gerçekten de göremez.”
Gençken ölümün nasıl gövdenin doğal bir davranışı olduğuna inandığım aklıma geliyor; artık yalnızca bir zeka işi olduğunu biliyorum -yoksunluk acısını çeken kişilerin zekaları. Nihilistler bunun bir son olduğunu söylerler; İncil'e inananlar ise bir başlangıç; gerçekte tek başına bir kiracının ya da bir ailenin bir evden ya da bir kentten başka yere taşınmasından daha fazla bir şey değildir.
Günümüzde yerkürenin bütünü bir panoptikon durumuna doğru gelişme gösteriyor. Panoptikonun dışı diye bir şey mevcut değil. Bir topyekûnlük söz konusu. İçerisini dışarıdan ayıran bir duvar yok. Kendilerini özgürlük alanları olarak sunan Google ve sosyal ağlar panoptik biçimlere bürünüyorlar. Bugün gözetleme, genelde sanıldığı şekliyle özgürlüğe saldırı şeklinde gerçekleşmiyor. İnsanlar kendilerini daha ziyade gönüllü olarak teslim ediyor panoptik bakışa. Kendilerini soyarak ve teşhir ederek dijital panoptikonun oluşuna bilerek katkıda bulunuyorlar. Dijital panoptikondaki mahkûm aynı zamanda hem kurban hem faildir. Özgürlüğün diyalektiği işte budur. Özgürlüğün kontrol olduğu ortaya çıkıyor.