Heidegger, meslektaşı Karl Jaspers’e yazdığı bir mektupta “Üniversitedeki profesörlerle vakit geçirmek gibi bir arzum asla yok...” der ve ekler: “Köylüler çok daha uyumlu, hatta daha ilgi çekici insanlar. "Bu serzenişin temel sebebi, Heidegger’in akademik/teknik felsefe yapmaya karşı tefekkür etmeyi ve derinlikli düşünmeyi tercih etmesidir. Akademik felsefe, dar bir jargonun içine hapsolmuş, ego savaşlarının ve kıskançlıkların muharebe alanı hâline gelmiş kurak, çorak bir yerdir. Buradan iyi akademik tezler çıkabilir ama düşünce çıkmaz. Varlık arayışımıza ve düşünce yolculuğumuza rehberlik etmesi gereken temel sorular burada sorulmaz. Sorulsa bile bunların manası kavranmaz. Amaç fikir işçiliği, derin tefekkür ve düşüncenin asaletine sadakat değil, akademik ünvan almaktır. Ünvan peşinde koşanlar tefekkürün ne olduğunu kavrayamazlar.
Sayfa 8 - "Ünvanlar insana eklenen arazlardır. Aslolan cevherdir."