Biricik, Modern ve Rasyonel Değilsin Sen Öyle Sanıyorsun
9/10
·400 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 18:25
Kitap Emrah Safa Gürkan'ın YouTube yayınlarındaki gibi konuşma üslubu ile yazılmış akademik altyapıya sahip popüler kültür tarih kitaplarındandır. Emrah Hoca bu kitabında günlük hayatta hiç düşünmeden yaptığımız davranışların kökenlerini antropoloji, sosyoloji, evrimsel psikoloji ve ekonomi bilimlerinin süzgecinden geçirerek inceliyor. Dedikodu, tahammülsüzlük, toplumsal roller, batıl inançlar gibi konuları kendine has üslubuyla aktaran hocamız kitabın çeşitli bölümlerini her zamanki gibi resimlerle desteklemiş. Ayrıca kitaba yerleştirdiği QR kodlar aracılığıyla çeşitli müzikleri, resimleri vb. Bircok dijital içeriği de kitabı destekleyen ve renk katan bir araç olarak kullanmış olması klasik yazarlara inovatif bir göz kırpmış. Ezbere Yaşayanlar, "Ben çok modern, rasyonel ve tamamen özgür iradesiyle hareket eden bir bireyim" diyen günümüz insanına, aslında binlerce yıllık genetik ve kültürel kodların nasıl birer kuklası olduğunu esprili, akıcı ve sarsıcı bir dille hatırlatan popüler bir bilim/kültür tarihi kitabıdır. Emrah Safa Gürkan
Ezbere Yaşayanlar - Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın KökenleriEmrah Safa Gürkan · Kronik Kitap · 20222,520 okunma
Iskaladık hayatı
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:00
Onur Özkoparan Onur Özkoparan’ ın, “Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum,” isimli romanı Macit karakteri, ailesi ve mahalle arkadaşları üzerinden tutunamayan bir karakterin yaşamını mercek altına alıyor. Romanı okurken sık sık Hamlet’in o meşhur cümlesini işittim: “Ekonomi, Horatio, Ekonomi!” (Macit’in babası da ölü Danimarka kralı kadar tekinsiz.) Eser, Karnavalesk yapısı ve güvenilmez anlatıcısıyla renkli bir okuma deneyimi sunuyor. Macit’in çelişkili doğası ve kirli dili, sokaklarımızın zenginliğini ve yazarın gözlem gücünü ortaya koyuyor. Bu kadar kalabalık bir hikâyede isimleri akılda tutarken zorlansam da karakterlerin sıkışmışlıkları ve benzer dertleri buna takılmamı engelledi. Okurun yaşadığı kafa karışıklığının yazarın bilinçli seçimi olduğunu düşünüyorum. “Hayatım boyunca gerçekle rüyayı ayırt etmekte zorlandım” diyen Macit mi yoksa yazar mı diye düşündüm. Başıma sık gelen bir şey bu, rüyadan uyandığımda fiziksel bedenime alışmam uzun sürüyor. Rüyanın gerçekliği o kadar yoğun ki dünyanın varlığından ciddi anlamda şüpheye düşüyorum. Macit’in babası ve Hakkı Amca karakterleri aynı kişi mi olabilir mi karışıklığına düştüm mesela. Rüyada her şey mümkün çünkü. Sonra bu yaşlı adamların aslında toplumun ebeveyn temsilleri olduğuna karar verdim. Ve onları sembolik anlamda öldürmeden büyümek mümkün değil… Anne figürü üzerinden gösterilen evliliğe bağlı çaresizlik, her kadını toplumun beklentilerini sorgulamaya davet ediyor. Macit’in kadına bakışı hüzünlü. Sanata yaklaştığı, dikey hayata geçebildiği yer aslında ona şaşırarak baktığım yer. Konuşurken kirli bir dil kullanıyor ama öyle şiirler yazıyor ki “Ne çok küfretti” dediğim karaktere başka gözle bakmaya başlıyorum. Güvenilmez bir karaktere güvenme arzusu doluyor içime. “Leş gibi yalnızlık kokuyordum” kitabın en sevdiğim
Edebiyat & Roman
Her Şeyi Bırakıp Gitmeyi DüşünüyorumOnur Özkoparan · Mahal Edebiyat · 202514 okunma
Reklam
Puan vermedi·198 syf.··
2026 28. kitabı
Merhaba, kitap Amerika ve Çin'i merkez alarak benzer davranıştaki doğu ve batı ülkeleri arasındaki düşünce farklılıklarını sosyal psikoloji disiplini merkezinde multidisipliner bir yöntemle inceliyor. Bu düşünce farklılıklarının köken ve sebepleri ile başlayarak, yaşayış, toplum, kurumlar, ekonomi, siyasi ve bireyin kendi dünyasında yarattığı değişikliklere değiniyor. Bu ayrışmalardan birisini bir diğerinden üstün tutmuyor, olumlu ve olumsuz taraflarına sosyal psikoloji ışığında değiniyor. Kitap enfesti, ufuk açıcı bilgiler ve sosyal deneyler içeriyordu, büyük bir merakla ve keyifle okudum. Ben kitaba Robert Sapolsky isimli yazarın davranış kitabındaki referansıyla geldim, çevirisi ve dili de gayet akıcı ve okunabilirdi, yalnızca birkaç sayfa beni zorladı ki okuma seviyemle ilişkili olabilir bu durum. Yazar da son derece entelektüel ve bilgili bir yazar olduğunu okuma esnasında size gösteriyor, tavsiye ediyorum.
Düşüncenin CoğrafyasıRichard E. Nisbett · Varlık Yayınları · 2005279 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:34
Şu an bu kitabın konusunu birine mektupla yazmam gerekseydi eğer, kağıt gözyaşlarımdan parçalanmış olurdu. Kitabı bitirdim ve artık aynı kişimiyim hiç bilmiyorum. Bazı kitaplar bittiğinde hikâye de biter. Serçe ise bittikten sonra zihninizde yaşamaya devam ediyor. Derin ince bir sızı gibi hem de. Kitabın ilk sayfalarında baş karakter Emilio Sandoz’un başına gelenleri tam olarak anlayamıyoruz. Bir şeylerin çok yanlış gittiğini hissediyoruz ama yazar gerçeği hemen göstermiyor. Parçaları yavaş yavaş bir araya getiriyoruz. Daha kırkıncı sayfalarda içimi acıtan bir şeyler vardı ama ne olduğunu tam çözememiştim. Geriye dönüp baktığımda bunun ne kadar bilinçli ve başarılı bir tercih olduğunu görüyorum. Yazarın kalemine hayran kaldığım ilk nokta anlatım biçimi oldu. Karakterler arasındaki bakış açısı geçişleri inanılmaz yumuşak. Bir karakterin zihninden diğerine geçtiğinizi bazen birkaç satır sonra fark ediyorsunuz. Anlatım asla karışmıyor. Bu geçişlerin doğallığı beni gerçekten etkiledi. Betimlemeler de aynı ölçüde güçlü. Okuduğum her sahne gözümde canlandı. Mekânlar, karakterler, yüz ifadeleri ve duygular son derece canlıydı. Kendimi bir roman okumaktan çok yaşananları izliyormuş gibi hissettim. Fakat Serçe‘yi benim için özel yapan şey yalnızca dili değildi. Rakhat’a gidildiğinde kitap bambaşka bir katman daha kazanıyor. Bir gezegen yaratmak başka şeydir, yaşayan bir toplum yaratmak başka şey. Mary Doria Russell yalnızca farklı bir yaşam formu tasarlamamış; ekonomi, politika, sınıfsal yapı, aile ilişkileri ve güç dengeleri olan bir toplum kurmuş. Bu yüzden zaman zaman kitabın içinde ikinci bir kitap okuyormuşum gibi hissettim. Bir tarafta karakterlerin hikâyesi ilerlerken diğer tarafta Rakhat’ın nasıl işlediğini okuyoruz. Kitabın sonlarına doğru yaşadığım gerginliği
SerçeMary Doria Russell · Metis Yayıncılık · 2003372 okunma
Aşkı Memnu?
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 17. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:37
Nerden başlayacağımı bilmemekle beraber yazmak istediğim çok şey var. Öncelikli olarak kitaptan ne beklediğimi ve ne bulduğuma değinmek istiyorum. (spoiler) Dünya klasiği, Tolstoy, dönemin şartları gibi durumlar birleştiğinde ben muazzam bir eser okuyacağımı düşünmüştüm. Buradan eseri kötülediğim anlaşılmasın ama ben gerçekten daha farklı bekliyordum. Aşk, aldatma, eli elinin cebinde muhabbetinin bu denli yoğun olacağını düşünmemiştim. Daha felsefik ve tarihi bakışları olan, aşk üzerinden dozunda ders veren her anlamda yeterli bir eser beklemiştim. Türk dizilerinden kaçan, Aşkı Memnu okumayan kendime dünya klasiği adı altında hepsini yaşattım gibi hissettim. ''Abartıyorsun, sen olayı anlamamışsın kitapta karakter analizi vardı'' diyecek olanlar sakin olsun. Biliyorum haklısınız, dönemin şartları gereği kadın çok güzel yansıtılmış. Ergenliğe girdiği an sosyete güzellemeleri ile kendine koca bulmaya çalışan, bulduğunda cicim ayları gereği dünyanın en mutlu insanı gibi hisseden kadının evlendikten sonra eşinin onu aldatmasını ve bu duruma müdahale edemeyip (ahlaksız ilan edilir) sineye çekmesini; sıra sıra çocuklar yapıp güzelliğini, mutluluğunu kaybedip hayattan bezmesini adım adım çok güzel yansıtmış kitap. Kitapda ki '' Neye yarayacak bunca didinme? Benim rahat bir dakika yüzü görmeden kah gebe kah çocuk emzirerek her an öfkeli her an huysuz, acı çekerek başkalarına da acı çektirerek kocasının tiksindiği kadın olarak ömrümü tüketmemden başka neye yarayacak? '' Alıntısından bu söylediklerime hak vereceksinizdir. ​ Kitabın ana karakteri olan Anna'nın durumu başlı başlına inceleme gerektirir. Keza Levin içinde aynı durum söz konusu. Ben kısaca ikisi hakkında da fikrimi söyleyeyim.Kocasını sevmeyen, hayatından memnun olmayan Anna'nın, kocasını açık seçik aldatmasını
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Ülke Ekonomisinin Düzelmesi İçin Rehber Bir Kitap
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:41
Mahfi Eğilmez'in kitaplarını üniversitede iktisat hocalarımızın tavsiyesi üzerine alıp okurduk. Bu kitaplar beni öylesine etkiledi ki, okulun bitmesinin üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen hâlâ yeni çıkan kitaplarını alır okurum. Bu kitap, ülkemiz ekonomisinin içinde bulunduğu durumu tahlil edip, çözüm için önerilerde bulunuyor. Yazar, her ne kadar bu tavsiyelerin uygulanmayacağını biliyor olsa da; dürüst ve ilkeli bir aydın olarak, kendi bilgisini ortaya koyarak, tüm yapısal sorunları tarihsel bir sıralama ile ortaya koyarak, tek tek çözümleri ve uygulamalarını anlatıyor. Umarım, ileride bu kitabı okuyanların bu kitaptan etkilenerek, ülkemize faydalı işlere imza atmalarına vesile olur. Kitabı okumak isteyen herkese öneririm Şimdiden keyifli okumalar
Yapısal Reformlar ve TürkiyeMahfi Eğilmez · Remzi Kitabevi · 2022222 okunma
Reklam
Reklam