Günümüzde insanların mutluluğu eğlenmeye dayanıyor, eğlenmenin altındaysa "almanın", tüketmenin doygunluğu yatıyor. Tüm dünya, ağzımıza layık büyük bir nesnedir; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İnsan, ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan bir emici olup çıkmıştır. Karakterimiz değiştokuş etmek, almak, tüketmek, değiştirmek üzerine kuruludur. İster ruhsal olsun ister nesnel, ne varsa her şey tüketimin ve değiştokuşun nesneleridir.
bugün sıradan bir güne hazırlanırken ipin ucunu kaçırıyorum ve ne seçeceğimi umursamasam bile dolabın önünde kararsızlık çekiyorum. keyfini çıkarmadan ayakta kahvaltı ediyorum, elma dilimliyorum ama dilimleri tabağa koymadan yiyorum, canım ikinci bir kahve çekiyor mu bilmiyorum, kendimi huzursuz hissediyorum, neyin ucundan tutacağımı bilemiyorum. böylece on beş dakika geçiyor, sonra bu yarım saat oluyor.