Veysel Çağlayan

Veysel Çağlayan
@elmasyagmuru_
Uyanın, Kahramanın Şimdiki Zamanı Bizim Geleceğimiz Olabilir!
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 129. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 15:47
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.’’ (s. 238) 1. Ütopya’dan Distopya’ya Geçiş Distopik bir eseri inceleyebilmek için öncelikle, hem distopyaların ortaya çıkmasında büyük payı olan ütopyayı hem de distopyayı tanımlamak gerekir. Ütopya kelimesi, Yunanca ‘’olmayan/yok/değil’’ anlamlarına gelen öneki ou (oú) ve ‘’yer/ülke’’ anlamındaki topos (τόπος) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Ütopya, kabaca herkesin mutlu mesut bir şekilde yaşadığı, kötü şeylerin gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığı, refah seviyesinin üst sınırlara dayandığı toplum düzenine denir. Tam kelime karşılığı ise ironik bir şekilde ‘’olmayan-yer’’ (outopos) anlamına gelir. Ütopya kelimesini 1516 yılında literatürde ilk kullanan kişi Thomas More olarak bilinmektedir (Bkz: Ütopya). Devlet, İdeal Devlet, Güneş Ülkesi, Yeni Atlantis bu türe verebileceğimiz örneklerin en başında geliyor. Distopya kelimesinin etimolojik kökeni ise Yunanca ‘’kötü/hastalıklı’’ anlamındaki dsy/dis (δυσ) öneki ile yine topos kelimesinin birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kelime ise ilk defa 1868 yılında John Stuart Mill tarafından ‘’kötü bir yer’’ anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. Distopya kelimesi, ütopyanın anti-tezi ve karşıtı olarak ele alınmasının yanında, karamsar duruşuyla toplumun gidişatına ve genellikle politik, ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve dini problemlerine dikkat çekerek ayna tutmaktadır. Distopik toplumlarda ekseriyetle, baskıcı ve totaliter bir devlet modeli vardır ve bu yönetim biçiminin altında ezilen insanların mutsuzluklarına, bireyselliklerinin yok oluşuna ve özgürlüklerinin kısıtlanışına şahit oluruz. Distopyaya örnek olarak ise türün dört öncüsünü, nam-ı diğer
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Veysel Çağlayan
HARİKULADE BİR İNCELEME, (BENİM İÇİN:) )
Reklam
Oğuz Atay'ın En Sevdiği Kitaplardan Biri!
9/10
·565 syf.··
2024 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 18:19
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/C12JEVFt6Q9 Oğuz Atay'ın en sevdiği kitaplardan birini okuyarak kendinize muhteşem bir kitap katmak ister miydiniz? O halde doğru incelemeyi okuyorsunuz demektir. Hepimiz hayatlarımızda belli tutamaklara sahibiz Yusuf Atılgan'ın da dediği gibi. Kimi zenginliğine tutunuyor, kimi de sanatına. Kimi her ay banka hesabına gelen para miktarına tutunuyor, kimi de evlatlarına... Bizim gibi kitap kurtlarının yegane tutamağı da böyle kitaplar olsa gerek. İşte Körleşme kitabı da tam olarak evinde yıllardır bir çocuk gibi büyüttüğü kitaplarına tutunan, Kien adındaki bir adamı anlatıyor. O da aynı bizim gibi kitaplarına karşı dış dünyadan gelebilecek herhangi bir tehdide karşı oldukça endişeli ve kitaplığına dünyadaki diğer her şeyden daha fazla önem veriyor. Anlattıklarım size de tanıdık geldi, değil mi? Üstelik bu kitabın çok ilginç bir çeviri hikâyesi de var... Bu kitap gerçekten de Oğuz Atay'ın en sevdiği kitaplardan biriymiş. Hatta öyle ki, Oğuz Atay, çevirmen Ahmet Cemal ile yaptığı bir buluşmada bu kitabın ne kadar muhteşem olduğundan bahsetmiş ve işte bu kitap tam da o buluşmadan sonra Türkçeye çevrilmiş. Şimdi kitaba geçelim... Toplum, kitap okuyan insanları deli olarak yargılar, bilirsiniz bunu. Bugüne kadar gerek iş hayatında gerekse de askerlikte çok şekilde kitap okumanın ne kadar boş bir uğraş olduğu konusunda oldukça boş insanlardan tavsiyeler almışımdır. Ama şu an hayatımın bütün fikirsel ve eylemsel altyapısını okuduklarıma borçluyum. Kien de biz okurlara benzer şeyler yaşıyor kitap boyunca. Gözünü para bürümüş bir kitleye karşı savaşıyor, kitaplarıyla birleşip onlara savaş açmanın yollarını arıyor, dış dünyanın gerçekliğinden kaçmak için adeta sert
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,498 okunma
Veysel Çağlayan isimli okura yanıt verildi
Veysel Çağlayan
Ben teşekkür ederim 😊 bakalım karşımıza neler çıkaracak 👍
Oğuz Atay'ın En Sevdiği Kitaplardan Biri!
9/10
·565 syf.··
2024 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 18:19
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/C12JEVFt6Q9 Oğuz Atay'ın en sevdiği kitaplardan birini okuyarak kendinize muhteşem bir kitap katmak ister miydiniz? O halde doğru incelemeyi okuyorsunuz demektir. Hepimiz hayatlarımızda belli tutamaklara sahibiz Yusuf Atılgan'ın da dediği gibi. Kimi zenginliğine tutunuyor, kimi de sanatına. Kimi her ay banka hesabına gelen para miktarına tutunuyor, kimi de evlatlarına... Bizim gibi kitap kurtlarının yegane tutamağı da böyle kitaplar olsa gerek. İşte Körleşme kitabı da tam olarak evinde yıllardır bir çocuk gibi büyüttüğü kitaplarına tutunan, Kien adındaki bir adamı anlatıyor. O da aynı bizim gibi kitaplarına karşı dış dünyadan gelebilecek herhangi bir tehdide karşı oldukça endişeli ve kitaplığına dünyadaki diğer her şeyden daha fazla önem veriyor. Anlattıklarım size de tanıdık geldi, değil mi? Üstelik bu kitabın çok ilginç bir çeviri hikâyesi de var... Bu kitap gerçekten de Oğuz Atay'ın en sevdiği kitaplardan biriymiş. Hatta öyle ki, Oğuz Atay, çevirmen Ahmet Cemal ile yaptığı bir buluşmada bu kitabın ne kadar muhteşem olduğundan bahsetmiş ve işte bu kitap tam da o buluşmadan sonra Türkçeye çevrilmiş. Şimdi kitaba geçelim... Toplum, kitap okuyan insanları deli olarak yargılar, bilirsiniz bunu. Bugüne kadar gerek iş hayatında gerekse de askerlikte çok şekilde kitap okumanın ne kadar boş bir uğraş olduğu konusunda oldukça boş insanlardan tavsiyeler almışımdır. Ama şu an hayatımın bütün fikirsel ve eylemsel altyapısını okuduklarıma borçluyum. Kien de biz okurlara benzer şeyler yaşıyor kitap boyunca. Gözünü para bürümüş bir kitleye karşı savaşıyor, kitaplarıyla birleşip onlara savaş açmanın yollarını arıyor, dış dünyanın gerçekliğinden kaçmak için adeta sert
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,498 okunma
Veysel Çağlayan
O kadar güzel yazmışsın ki incelemeyi, okuyacaklarımın arasına girmeyi hakketti 😊 Aslında toplumumuzda normlar yüzünden ve kitaba olan bakış açısı çok farklı. Belki de kitaba fazla kolay ulaşabiliyoruz diye mi okumuyoruz burası tartışılacak bir konu.. Aklıma fahrenheit 451 geldi işin açıkçası 😃
Nedir Bu Kadınların Erkeklerden Çektiği?!
3/10
·140 syf.··
2021 52. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 22:28
YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/bsTzvrg-Pi4 Tolstoy'un bir başka gereksiz abartılan kitabından hepinize merhabalar... Tolstoy için çok yakın bir zamanda okuma rehberi hazırlamış olacağım ama ondan önce bu kitap hakkındaki düşüncelerimi açıklamasam olmazdı. Evet arkadaşlar, söylesenize, nedir bu kadınların erkeklerden çektiği? Bugüne kadar hiç denemediğim bir şekilde bir inceleme yazmak istiyorum ve Tolstoy'un bu kitabını bir müzisyenin, bir Hristiyan'ın, bir feministin, bir nikah memurunun, bir pedagogun, bir diyetisyenin ve bir edebiyat eleştirmeninin nasıl yorumlayacağı üzerine ayrı ayrı incelemeler yapmayı hedefliyorum. Neden böyle yaptığımı da birazdan anlayacaksınız. Bir müzisyen Kreutzer Sonat'ı okusaydı: “Derler ki, müzik güzelse, verdiği tat bütün duygulara ayak uydurur. Mutlu insan, melodilerde mutluluğu, hüzünlü insan hüznü bulur.” diyor Dostoyevski. İyi de Tolstoy, toplumumuzdaki zinaların büyük bir bölümünün müzik yüzünden olduğunu söylemiş. (s. 78) O zaman konserlere giden insanların hepsi Tolstoy'a göre günahkar oluyor? Yani ben Büyük Ev Ablukada dinlediğim için cehenneme mi gideceğim? Eğer bu kitabı başka meslektaşlarım okursa bir daha hiçbir konsere falan çıkamayız, bu kitabı acilen yok etmem lazım! Bir Hristiyan Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Kitap kesinlikle muhteşem. Kitap kadınlara ne yapmaları gerektiğini tam olarak öğretiyor, bunu yaparken vücutlarından tutun da kadınların ne düşünmeleri, ne giyinmeleri gerektiğine kadar da epey ders veriyor. Eğer Hristiyanlık kurallarına uymak isterseniz ve kadınlara gereken ahlak dersini vermeyi düşünüyorsanız bu kitabı çok seveceksiniz. Bir feminist Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Hayatımda okuduğum en
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Veysel Çağlayan isimli okura yanıt verildi
Veysel Çağlayan
Kesinlikle öyle. İnsan her daim öğrenmeye açık bir varlık ve bu tatlı bela hastalığı diyelim ona :) çok güzel işler açıyor başımıza. İnsanın insan olması için ve inkişaf edebilmesi adına böyle yapması çok makul. Bu da bir nevi insanı her daim gelişmeye açık bir varlık olarak komumlandırıyor.
Nedir Bu Kadınların Erkeklerden Çektiği?!
3/10
·140 syf.··
2021 52. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 22:28
YouTube kitap kanalımdaki videodan Tolstoy'un hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/bsTzvrg-Pi4 Tolstoy'un bir başka gereksiz abartılan kitabından hepinize merhabalar... Tolstoy için çok yakın bir zamanda okuma rehberi hazırlamış olacağım ama ondan önce bu kitap hakkındaki düşüncelerimi açıklamasam olmazdı. Evet arkadaşlar, söylesenize, nedir bu kadınların erkeklerden çektiği? Bugüne kadar hiç denemediğim bir şekilde bir inceleme yazmak istiyorum ve Tolstoy'un bu kitabını bir müzisyenin, bir Hristiyan'ın, bir feministin, bir nikah memurunun, bir pedagogun, bir diyetisyenin ve bir edebiyat eleştirmeninin nasıl yorumlayacağı üzerine ayrı ayrı incelemeler yapmayı hedefliyorum. Neden böyle yaptığımı da birazdan anlayacaksınız. Bir müzisyen Kreutzer Sonat'ı okusaydı: “Derler ki, müzik güzelse, verdiği tat bütün duygulara ayak uydurur. Mutlu insan, melodilerde mutluluğu, hüzünlü insan hüznü bulur.” diyor Dostoyevski. İyi de Tolstoy, toplumumuzdaki zinaların büyük bir bölümünün müzik yüzünden olduğunu söylemiş. (s. 78) O zaman konserlere giden insanların hepsi Tolstoy'a göre günahkar oluyor? Yani ben Büyük Ev Ablukada dinlediğim için cehenneme mi gideceğim? Eğer bu kitabı başka meslektaşlarım okursa bir daha hiçbir konsere falan çıkamayız, bu kitabı acilen yok etmem lazım! Bir Hristiyan Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Kitap kesinlikle muhteşem. Kitap kadınlara ne yapmaları gerektiğini tam olarak öğretiyor, bunu yaparken vücutlarından tutun da kadınların ne düşünmeleri, ne giyinmeleri gerektiğine kadar da epey ders veriyor. Eğer Hristiyanlık kurallarına uymak isterseniz ve kadınlara gereken ahlak dersini vermeyi düşünüyorsanız bu kitabı çok seveceksiniz. Bir feminist Kreutzer Sonat'ı okusaydı: Hayatımda okuduğum en
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Veysel Çağlayan
Böyle eleştiri görmedim, çok sert olmuş :) Okumuştum ama bir daha okumak için kapıyı araladın.