Neden hayaller uğruna kendimizi feda etmeye devam ediyoruz ki?
Neden gençken yaşadığımız işkenceleri bize hatırlatan ilişkilerin tutsağı oluyoruz ki?
Çünkü bir gün bunun değişeceğini umuyoruz, sihirli sözcüğü bulabilir, doğru tavrı takınır ve doğru anlarsak değişecek sanıyoruz.
Duygularımızla yaşamayı ve onlarla savaşmamayı bir kez öğrendikten sonra, bedenlerimizde bir tehlikenin tezahürlerini değil, kişisel tarihimizin faydalı izlerini görürüz.
Kötü muamele gören ve bu yüzden hiç büyümemiş çocuklar, hayatları boyunca kendilerine acı çektiren kişilerin "iyi taraflarını" görme çabası içinde olacak ve bütün umutları, beklentileri bu çaba doğrultusunda olacaktır.
Kül Kedisi'ne sormuşlar, neden Prens'e aşık oldun diye. Masal bana başka kader vermedi, demiş. Mahallemizdeki hayat da bize başka kader vermiyordu.Her aile aynı hayali taşıyor, ama aynı çıkmaza saplanıp kalıyordu.