Eminemin bayrağını dikmişler
Yüreğimize acı biber ekmişler
Ellerine zorla kına yakmışlar
Aşkımız mahşere kaldı Eminem oy oy
Kır atımı delik taşa bağladım
Çoşkun sular gibi coştum çağladım
Kavuşamadım yâre yandım ağladım
Aşkımız mahşere kaldı Eminem oy oy
Al yeşil duvağıda giydirdik başına
Atını da çektiler anam binek taşına
Hiç bakmadılar anam gözlerinin yaşına
Aşkımız mahşere kaldı Eminem oy oy
Köyümden yürüdüm çantamı taktım Döndüm köyün etrafına bir daha baktım
Ağlaya ağlaya üç kurşun attım belki ondan verem oldun Eminem.
Kaçkarı aşarken donanma ettik 3 gün yol yürüdük Erzurum'a gittik 3.080 asker bir yerde yattık belki ondan Verem oldun Eminem
Palan Döken dağları tükenmez kıştır
üstümüz kış, altımız yaştır
yattığım çimento yastığın taştır
belki ondan Verem olduğun Eminem
Bu karda kışta Canlar kurtulmaz Yollar kapanmış Peksimet gelmez Paşalar dur demiş geri dönülmez belki ondan verem oldun Eminem
Urustan daha düşmandı soğuk nefesle ısınmaz yattığım kovuk bugün var ise yarın da biz yoğuk belki ondan verem oldu Emine
Mavzerler ince ince bağırır
Sanırım validem beni çağırır
Çaresizim her tarafım ağrır
belki ondan Verem oldun Eminem
Hemşinli asker Mustafa'nın eşine yazdığı bu şiir donduğunda çantasında bulunmuştur ve daha sonra eşyalar ile birlikte köyüne gönderilmiş.
— Edebiyatı edebiyatçılardan öğrenen şanslı kuşaktansınız.
— Hepsi çok kıymetli insanlardı, hep böyle esprilerle... Fransızlar da böyle espriler içindeydiler. Mesela bir Charezieu vardı, biyoloji hocamız. "Süpürgesi yoncadan Eminem" diye şarkıyla girer, oynar adam, hoop bir ağaç çizer oraya, dallar çizer filan, başlar anlatmaya tabiatı. Birdenbire şarkı söylerken derse başlardı. O kadar güzel ki bunlar! Aktörler tiyatroda halkın dikkatini çekmek için çeşitli müzikler yapar ve sonra bir bakarsın ki oyun başlamış. Bunlar da öyle. Fransızlar'da çok vardı bu, derse böyle girerlerdi. Halbuki bizim hocalar girer, "Çıkarın kalemleri defterleri" diye hemen başlar. Yahu bir güldür, bir neşelendir, çocukları bir ısıt, ondan sonra başla. Bunlar o kadar önemliydi ki. Ben çok güzel şeyler gördüm, çok şeyler öğrendim Fransız hocalarımdan. Felsefe hocam Laroume'dan da çok şeyler öğrendim. Çok tuhaf sorular sorardık Laroume'a, mesela, "Allah var mıdır" derdik, "Allah bilir" derdi. "Fantom" diyordu bana. "Nerede bu Fantom" diye sorar, "Turnede efendim" deyince çocuklar, çok hoşuna giderdi.