Kafka bir hikayesinde kendisini böcek olmuş hayal eder. Ben de kendimi birden kene olmuş buldum. Hortumlarımı bu toprağa yapıştırmışım, kanını emiyorum. Toprağın üstünde ne var ne yoksa silip süpürmüş, ormanlarını kül edip yele vermiş, derisinin yeşilini, ayrıklarına kadar sömürmüş, suyunu tüketmişiz! Şimdi sıra en ince damarlarındaki son kan damlalarına gelmiş. Buraları böyle bir yapan bizdik. Son kan damlası da tükenince toprağı yiyecek, gücümüz yetmediği için yalnız yalçın kayaları bırakacaktık. Evet, tarihte hiçbir insan, hiçbir toprak parçasına böyle düşmanlık edememiştir.
Kurtuluş Savaşı aslında Yunan'ı değil, milletin ters bahtını yenmişti. Biz bilgisizliği, geriliği mi yenemeyecektik? İmkansızlık diye bir şey tanımıyorduk... Okullarda sıra yokmuş, ders aracı diye bir sey yokmuş, kimin umurunda?