emre timur

emre timur
@emretimur
kutsal yalnızlığın giyotini ve dans
korkma talip. korkman, hala yaşadığına ve o kokuşmuş sürüden enfeksiyon kapmadığına delalettir. korkun, senin pusulandır; onu takip et. o titrek nefesini tut ve dinle. sana, senin o "biz" dediğin, o sıcak, o vıcık vıcık konforlu bataklığın, yani sürünün ninnilerini söylemeyeceğim. sana, uyuman için ılık sütler değil, uyanman için zehirli bir şerbet, bir "farkındalık boğuntusu" sunacağım. sen, talip; agoranın o gürültülü, o ter ve soğan kokulu kalabalığında, "herkes" olmanın o uyuşturucu hazzıyla sarhoştun. ama bir gece, o meşum gece, aynada kendi gözbebeklerinin içine baktın ve orada bir yabancı gördün. işte o an, "yabancılaşma" senin derine, bir kıymık gibi battı. canın yandı, biliyorum. o kıymığı çıkarma! o acı, senin doğum sancındır. görüyorum, bir elinde "us"un, diğer elinde "ödev"in, arafta titriyorsun. aklın, o analitik ve soğuk neşteriyle hayatı parçalara ayırırken, ruhun bir anlam, bir estetik arıyor. sana öğretilen o basmakalıp ahlakı, o "iyi insan" olma masallarını, o "elalem ne der" putlarını bir kenara bırak. onlar, vasatların, o "ayaktakımı"nın, kendi korkaklıklarını erdem diye pazarladıkları zincirlerdir. nietzsche’nin o mağrur sesiyle fısıldadığı gibi, "kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: kül olmadan nasıl yenilenebilirsin?" sen yanmaktan korkuyorsun talip! sen, o inşa edilmiş, o sana giydirilmiş, o "başkalarının cehennemi" olan kimliğin yanıp kül olmasından ölesiye korkuyorsun. oysa senin ödevin, o küllerden kendini yeniden, ve bu kez sadece "kendi ellerinle" inşa etmektir. bu inşa, bir mimarın soğukkanlılığıyla, bir heykeltıraşın estetik kaygısıyla yapılmalıdır. hayatın, senin en büyük sanat eserin olmalı. onu, o sıradanlığın, o çirkinliğin, o estetikten yoksun bayağılığın eline bırakamazsın. bak etrafına! o "mış" gibi yaşayanlara, o
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
orhan kemal ve nazım hikmet
nâzım hikmet’e / orhan kemal sen “promete’nin çığlıklarını kaba kıyım tütün gibi piposuna dolduran adam”, sen benim mavi gözlü arkadaşım; kabil değil unutmam seni. 26 eylül 1943 seni yapayalnız bırakıp hapishanede, bir üçüncü mevki kompartımanda pupa yelken koşacağım memlekete. ve tren bir güvercin gibi çırpınarak istasyona girecek, gözü yaşlı bir genç kadına beş senenin ardından kocasını getirecek. o dem ki boş verip istasyon halkına, yanaklarından öperken sevgilimi, sen neşeli mavi gözlerinle bakacaksın içimden bana. o dem ki yürekten her şey atılacak, ekmek, kin, hasret, fakat nâzım hikmet, sen şu kadar kilometre uzakta kalmana rağmen aydınlık yüreğimin duvarına dayayıp sarı saçlı başını, batan bir yaz güneşi hüznüyle ağlatacaksın arkadaşını.
Edebiyat
Devrim ve evrim
hayatı aniden değiştirmeyi önemsedim hep. devrimsel gelişimler, sıçramanın verdiği motivasyon tazelenişi sağlıyor olsa da aslolan aufhebung, aslolan tekamül ancak küçük güncellemelerin birikimi ve hata düzeltme tabanlı küçük evrimlerdir. dev devrimler risk, kırılganlık ve kararsızlık yarattı, yaratıyor.
Felsefe
huzurunuzu kaçırmak
ali şeriati’nin dediği gibi; huzurunuzu kaçırmaya geldim!
Felsefe