Tekâsür Suresinde Ne Kadar Türkçe Var?
Sınıf ortamında Tefsir dersinde Kur'an'daki kelimelerin lisanımıza ne kadar nüfuz ettiği sadedinde bir bahis açılması üzerine Tekâsür suresinin tamamını yazı tahtasına yazıp, kelimelerin altlarına Türkçede kullanılan aynı kökenden akraba tabirleri yazmış, ekserisinin yaşı kendime yakın olan, çoğunluğu medresede okumuş erkek ve kadın, açık öğretim lisesi talebeleri bu durum karşısında, nüfuzun bu derecede olmasından dolayı hayret içinde kalmışlar idi. Benim de acayibime giden, iyi derecede Arapça bilen bu mollaların buna şaşırmış olmalarıydı. Orada yaptığım ameliyeyi buraya da almayı münasib gördük:
"elha-küm" الها- كم : "Lehiv", "ilha oyun, oyalanma, oyalama manasındadır; Türkçe sözlüklerde rastlanılmıştır.
"et-tekasür" التكاثر : "Kesret ekseri", "ekseriya", "ekseriyet"... çokluk, çoğunluk, manalarına geldiğini bilmeyen yoktur.
"Hatta حتى : Aynen kullanırız; her iki dilde de "-e kadar", "-ıncaya kadar" manasındadır, sınırlama tabiridir.
"zür-tüm" زر-تم : "Ziyaret", "mezar" "ziyaretgah" kelimeleri ile aynı köktendir. Aynı anlamda başka bir kelime hatırlamıyorum.
"el-mekabir المقابر : "Kabir"; "makber", "makbe-re" kelimelerinin çoğuludur. Aynısının Türkçede istimali mevcuttur.
kella" كلا : "Haşa ve kella" diye kullanılmasına Türkiye'nin her yerinde rastlayabiliriz.
sevfe" سوف : Sabretmek, koku almak, yaklaşmak, helak olmak manalarına gelmektedir. Yaklaşmak ve koku olmak manalarından dolayı "mesâfe" kelimesi ism-i zaman ve ism-i mekan olarak buradan gelmiştir. Aynı zamanda gelecek zaman edatıdır.
"talemun" تعلمون : "Bilirsin manasındadır; ilim, âlim, alem, âlem, ma'lûm, ma'lûmat, i'lâm, ta'lim, ta'limât kelimeleri ile akrabalıkları vardır.
"lev" لو : Şart edatıdır, "eğer" manasındadır, Türkçede "velev ki" şeklinde