karaca

6/10
·446 syf.··
2021 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 17:56
Bitirdiğim için çok mutluyum koca bir' gözüm aydın' diyorum kendime :) yarışma olmasa bu kitap hiç ilgimi çekmez okumazdım. ama yarışma vesile olunca okudum, üstümden yükünü de attım. Tarihle aram iyidir ilgiliyimdir tarihi ayrıca. Bu yüzden güzel bir şekilde okuyacağımı düşünmüştüm. Genel anlamda kitap hızlıca aktı ama bazı yerleri vardı ki gerçekten canımı çok sıktı. Başlık Ertuğrul Gazi, tema Ertuğrul Gazi ama sanki Ertuğrul Gazi kahraman değil de 3. şahışmış veya yan karakter gibi konumlandırılmış  kitapta. Bu hiç hoşuma gitmedi. Kitap Kayı Boyunun yurt edinmesi ve devlet kurma amacıyla göçü ve göç etrafında gelişen olayları anlatıyor. O zaman isim bunlara ithafen bir şey olabilirdi; Kutlu Göç mesela. Ama öyle değil ki kitap Ertuğrul Gazi diyor ama içeriğinde Ertuğrul çok az. Sadece orta kısmında Ertuğrul Gazinin romanın kahramanı olarak anlatıldığı bölüm vardı ki bence en soluksuz en heyecanlı yeri de orasıydı. Yazar obadaki kişileri ve onlardaki yiğitlik ve iman derecesini anlatmak isterken her birini kahraman yapmış da Ertuğrul geride yan karakter olarak kalmış. Roman başta da dediğim gibi akıcı ilerliyor yalnız yazarın bu çabası illallah ettirecek kadar sıkıyor da. Son 50 sayfada kitabı bitirmek için akla karayı seçtim. Bir türlü ilerlemedi arada uyumuşum bile :( Delibozuk Hıdır ve Adem üzerinden o kadar olay ilerledi ki bu roman nasıl Ertuğrul'a bağlanacak diye düşünmeden edemedim. Nitekim bağlanamadı da. Sadece Yahşi Hocanın Kaya Şeyhi ile konuşması üzerinden 'Ertuğrul'dan sonra kendinize bey olarak Osmanı yapın' demesi şeklinde Ertuğrul zikredildi, o kadar. Ertuğrul odaklı bir roman okuyamadım kısaca. Belki de bu yüzden Gazi Ana'nın, Delibozuk Hıdır'ın, gözcü Akça' nın kısımlarında fazlaca sıkıldım. Bir şey daha vardı ki gözümden kaçmadı ve beni çok rahatsız
Tarih
Merhaba SöğütYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20212,991 okunma
Reklam
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 01:31
Bu yıl okuduğum kitaplar arasında en sarsıcı olanı buydu sanırsam. kısacık olsa da yoğunluğu insanı ürperiyor. sakin ve sessiz bir şekilde ilerliyor aslında her şey. hiçbir şey birden olmuyor. sırayla, sakince ve hüzünle yıkıma doğru yol alıyor. madam sakince deliriyor ve öylece kaybediyor kendini. peki tüm bunlar olurken ne mi yaptım, gerilim filmi izler gibi okudum satırları, tüylerim diken diken okudum. belki de her sayfada madam'a yeniden şaşırdım. ama onu anlamaya da çalıştım. böyle bir karakterde olmadığım için çok etkilendim, bu yüzden çok şaşırdım. yepyeni bir gezegene ayağını ilk adım atan astronotların gezegeni keşfetme heyecanı ve çabası nasıl olursa benim madamı keşfetme, anlama serüvenim de aynı böyleydi. ilk defa tanıştığım bir kişilikti bu kadar etkilenmem normaldi. madam hiç değer vermeyeceği insanların ilgisini çekebilmek için o kadar çaba sarf edip kendi değerini onların nezdinde ölçmeye çalırken çöküşün kaçınılmaz olduğunu zaten hissettirdi. ama tüm bu yıkıma peyderpey yaklaşırken çok yoruldum. kısacık kitabı bırakıp bi dinlenmek, nefes almak istedim. geçen sene beyaz gemi'de de bu hisleri yaşamıştım. onun kadar yıpratıcı olmasa da benim için zor bir kitaptı.
Edebiyat
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
6/10
·125 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 00:16
keyifli bir okuma oldu, yine. artık senaryonun nasıl sonlanacağını biliyor oluyorsunuz düzenli okuma yapıyorsanız. hırçın kızda da bu geçerliydi.hırçın huysuz kızımız uysallaşacak; gencecik, güzel, mütevazı bir kızın birden fazla talipleri olacak ve kendi aralarında yarışacaklar; birileri kılık değiştirerek sevdiğini elde edecek; sonlara doğru kılık değiştirenler ortama yeni katılanlar ile heyecanlı bir tartışmaya girecekler; her şey kolaylıkla çözülecek ve sevgiyle bitecek. arada yine aykırı bir tip de oluyor, burada da bu gremio idi. olaylar ne kadar tanıdık ve tahmin edilebilir olsa da yüzyıllardır okunan ve hala eskimeyen, capcanlı bir heyecanla kendinden ve eserlerinden bahsettiren çok sevdiğim oyun yazarı:shakespeare en son sayfadaki erkeklerin eşleri üzerine bahse girmesi ve petruchio'nun eşinin uysallığını kanıtlaması için onunla oyuncak gibi oynaması - her ne kadar bu dostanevi bir ortamda ve dostça gelişen bir olay gibi gözükse de - beni rahatsız eden bir kısımdı. ama yine de eğlenceli, keyifli bir okuma oldu. shakespeare okumadan duramıyorum :p seviyorum napayiim :)))
Tiyatro
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
5/10
·72 syf.··
2021 3. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 00:51
ne umdum ne buldum dediğim bir başka zweig kitabı. kitapla ilgili pek bir şey diyemiyeceğim tüm kitapları arasında en çok bunu merak ediyorken beklentiyi yükseltmişim sanırsam. her şey rayına oturmuşken Berger kendini bulmuşken hayata yeniden başlamaya hazırken ölümle bu kadar tez karşılaşması biraz rahatsız etti beni. ama bu tamamen benim sorunum çünkü biliyorum ki her yerde mutlu sonu arayan biriyim. alıntılara çokça yer verdim ama beni can evimden vuran bir yer vardı ki yeniden yazıp kendime umudun varlığını sürekli hatırlatmayı amaçlamaktayım : tuhaftır, çocuklar bu hastalıklara karşı yetişkinlerden daha dayanıklı oluyorlar ; henüz yaşanmamış hayatların gücü, ölümle mücadele edip onu yeniyor sanki. neredeyse bütün çocuk hastalıklarında bu böyle :çocuklar bu hastalıkları yeniyor, yetişkinler ise onlara yeniliyor.
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
2/10
·198 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 21:36
Uzun Hikaye'den sonra okuyacağım kitabın güzel olması için kararsızlık içerisindeyken annem, al bunu oku, dedi ben de ne de olsa karar verememişken hiç değilse okuyum ince bir kitap diye başladım ama keşke güzel seçim yapmak için hiç zahmete girmeseymişim bu kadar hayal kırıklığı içerisinde bu cümleleri yazıyor olmazdım. 200 sayfa boyunca 16 yaşındaki bir oğlanın okuldan atılmasıyla birlikte bir-bir buçuk günü anlatılıyor. 16 yaşındaki bu oğlanımız bir ergen ve her duygusunu zirvede yaşıyor. Şikayetleri, sitemleri, nefreti o kadar çok ki bitmek bilmiyor! Kendisi bu kadar negatif enerji ile doluyken okuyucu olarak beni de çok bunalttı ve bir yerden sonra çocuğa karşı eskisi gibi hoşgörülü ve anlayışlı olamadığımın farkına vardım. Roman boyunca oğlanın güzel duygulara yeri yoktu. Kardeşinin bitmek bilmeyen ısrarları üzerine sevebileceği bir şey ararken en sonunda, çavdar tarlasında çocukları yakalayabilir tutabilirim, dedi. Sevebileceği tek şeyin bu olması da sanırsam kitap için başlık olarak seçildi. Ah! İlk başlarda eğlenceli gibi gözüken çocuğun üslubu, sayfa atladıkça oğlanı daha iyi tanımaya başladıkça sıkıcı ve katlanılmaz bir hal alıyor. Her sayfada kendisine uymayan ve kötü biçimde eleştirebilecek bir çok şeyler bulmayı başarıyor. Benim için oldukça sıkıcı ve de anlamsız bir okuma oldu açıkçası. Bu kadar fazla okunması ve de bu denli göz önünde olan bir kitap olmasını 'abartılmış' diye açıklamaktan başka bir şey yapamıyorum . Uzun zamandır belki de ilk defa bu kadar negatif enerjisi olan ve bu enerjisini her cümleye kusan başka bir karakter okumamıştım. umarım bu son olur.
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
Reklam