Erkan POLAT

Erkan POLAT
@ep10
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Gaziantep
13 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Her sabah evlerde yaşlı kadınlar uyanıyor Yüzlerini yine dönüyor kıbleye, yine kalkıyor Sabahın alacakaranlığında gökyüzüne elleri Dilleri yine Tanrı’ya bir şeyler yakarıyor Ama titriyor, yalancı bir çocuğun dili gibi. Tedirginlik ve acı. Böyle yaşar halkım. Evlerde, sokaklarda, yarınlardadırlar Ağa vurmuş bir balık kadar yorgun…
Reklam
Kan
Önce öksürüverdim Öksürüverdim hafiften, Derken ağzımdan kan geldi Bir ikindi üstü durup dururken Meseleyi o saat anladım Anladım ama, iş işten geçmiş ola Şöyle bir etrafıma baktım, Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ Mesela gökyüzü, Maviydi alabildiğince İnsanlar dalıp gitmişti Kendi alemine
Güneş, yüzüne yeşil yelpaze tutan mahçup bir kadın gibi iri yapraklı ağaçların arkasına saklanırken, muhtelif milletlere mensup bir seyyah kafilesi -sarı otlardan yapılmış evleri arı kovanına benzeyen- bir zenci köyüne girdiler.
Sayfa 37
Sanki güzel bir ölü gövdeyle öç almak istediğim insanlar var. Karşı çıkmak istediğim evler, koltuklar, halılar, müzikler, öğretmenler var. Karşı çıkmak istediğim kurallar var. Bir haykırış! Küçük dünyanız sizin olsun.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. Yılların telâşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. Gizli bahçenizde Açan çiçekler vardı, Gecelerde ve yalnız. Vermeye az buldunuz Yahut vaktiniz olmadı.
Reklam