Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2021 83. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 00:55
"Allah'ın razı olmadığı şeyi zikretmek bile kötülüktür insanoğlu için." dedi kalbi güzel bir dostum. Açıkçası kitabı beğenmedim. Keşke okumasaydım. Bir daha Sabahattin Ali okumayacağım. Lise yıllarımda okuduğum yabancı hikâyecilerden bir farkı yoktu yahû, bunları bir müslüman yazmış demeye bin şahit ister. Tamam yazar dili güzel kullanıyor, üslubu akıcı da usulü doğru mu ona bakmak lazım. Tavsiye üzerine okudum. Bu uygulamada çok konuşulan bir yazar olduğu için yahû bu adam bu kadar konuşuluyorsa vardır bir bildikleri dedim de, yanılmışım. Sukutu hayale uğradım ya, ne bekliyordum, neler çıktı. Hemen bir karara varmayayım diye kitabın hepsini okuyayım dedim belki yanılmışımdır, belki güzel bir şeyler bulurum diye... Tamam kabul ediyorum birkaç hikâyesi çok güzeldi. Ama dedim ya uzaktı yine de bir çok şeyden. Eksikti. Sübhan olan Allah'ın anılmadığı her şey eksiktir. Nokta. "İnsanın iç alemine kara kara lekeler sürüyor böylesi kitaplar" dedi gönlü güzel dostum. Haklıydı. Kadını cinsel bir obje olarak metalaştıran, aşkı cinselliğe indirgeyen kitapları reddediyorum ve etmeye devam edeceğim. Bu inceleme yalnızca ben müslümanım diyenlere hitap etmektedir. Ötekiler üstüne alınmasın.
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 23:51
"Şiir ve hikâyelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum." Yazarın önsözunde geçen bu ilk cümle benim nezdimde Sabahattin Ali'nin hem bir itiraf cümlesi, hem de tevazusunun göstergesidir. İtiraf dememin sebebi; Sabahattin Ali seven biri olarak bana, önceden okumuş olduğum Sabahattin Ali hikâyelerinden farklı hissettirmiş olması ve bu farklılığı sevmemiş olmam. Tevazusunu gösteren kısım ise elbetteki hikayelerin hepsinin ayrı bir ahenkte ve özellikle Değirmen'in Sabahattin'ce olması.. Eser 3 kısım 16 hikâyeden oluşmaktadır. Ve kanaatimce ilk kısım, diğer iki kısımdan daha etkileyici hikâyeler barındırmaktadır. Bilhassa, Değirmen, Viyolonsel ve Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi eserdeki tüm güzellikleri üzerine toplamıştır. Neticede her ne olursa olsun hikâye seven sizlerin beğeneceğini düşünüyorum. Bilirsiniz kötü KİTAP yoktur yanlış zamanda rahatsız ettiğimiz kitaplar vardır, ki bu kusur da kitaplara değil bize aittir. •her daim kitaplarla...•
1000Kitap
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 04:21
Sabahattin Ali için ne diyebilirim ki?.. İlk okuduğumda günlerce hakkında konuşmuştum.Yine konuşulur.. Kısa ama derin anlamlar içeren,insana dair tüm duyguları harekete geçiren hikayeler.Okumayan yoktur da olsun ben buraya bir iki satır yazayım düşüncelerimi.Sabahattin Ali için öykülerinde sadece insan ve hayat vardır.Samimiyet vardır.Tüm duygularınızla okursunuz. ‘Değirmen’ 3 kısımdan ve 16 hikayeden oluşan bir hikaye kitabı.Yazarın ilk yazdığı hikayelerden ‘Değirmen’ kitabın ilk hikayesi.’Kırlangıçlar’,’Kazlar’ ve ‘Bir Cinayetin Sebebi’ öyküleri favorilerim.1927 yılında yazmış yazar bu öyküleri.Zaman değişse de insan hep aynı insan diyorum. Kırlangıçlar hikayesinde kırlangıçların arasında geçen şu diyalog mesela pek manidar; “Kılığımız,kıyafetimiz düzgündür.Aklımız şu sabahtan akşama kadar avaz avaz bağıran bülbülden herhalde üstündür.Kanadımızı bir vursak en hızlı güvercinden daha çok yol alırız.Halbuki bütün kuşların en zavallısı bizmiş gibi hiç durmadan didiniyoruz.Şu budala serçe bile üç günlük ömrünü keyifle geçiriyor da,arasından uçtuğumuz ağaçları bile fark etmiyoruz.Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa,’Dünyada neler gördünüz?’ dese herhalde verecek cevap bulamayız.Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..” Kazlar hikayesinde Dudu kadının çaresizliği canımı yaktı,Bir Cinayetin Hikayesi’nde de Hüsamettin’e çok kızdım sevdiğinin dikkatini çekmek için cinayet işliyor diye.Kitabın ilk hikayesi Değirmen’de Atmaca’nın akıllardan hiç çıkmayacak olan aşk hikayesinin sonunu bilsem de sevmek nedir? derken buldum kendimi yine.. Keyfli okumalar..
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2021 10:29
Yazarımız Sabahattin Ali ile İçimizdeki Şeytan isimli eseri ile tanışmak nasip oldu. Genel olarak üslubunu akıcı bulduğum ve beğendiğim bir yazar. Bu eserinde 3 bölüme yer vermiş ve bölümlerde birden fazla hikayeye yer alıyor. Toplumsal konu ve statülerin, sevginin vb. konuların yer aldığı hikayelerden en çok değirmeni beğendim. Genel olarak dilini yalın bulsam da bu düşüncemin farklılaştığı noktalar oldu diyebilirim. Hikayeseverler için okunabilecek bir eser olduğunu belirterek keyifli okumalar diliyorum.
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 1. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 09:24
İçinde birçok hikaye bulunduran, hayatın içinden konuları ele alan bir kitaptı. Yalnız içindeki birkaç hikayeyi yazarın başka bir kitabında okumuştum, tekrar aynı hikayeleri okumak bir yerden sonra sıkıcı oldu. Genel itibariyle iyiydi.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2021 14:06
#değirmen Bu nasıl bir hüzündür, bu nasıl bir keder, nasık bir çaresizlik.. Zamanın koşullarına uygun olarak yazılmış o kesin.. Okurken ben acı çektim. Yaşanmış veya yaşanmamış fark etmiyor bu her dönemin getirdiği şartlarla hep var olacak olaylar bütünü .. 3 bölüm ve 13 hikayeden oluşuyor. Hikayeler yalın bir dille anlatılmış, akıcı bir şekilde sonunu getirebiliyorsunuz. Benim en sevdiğim hikaye degirmen oldu. Herkese iyi okumalar diliyorum.. ''Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir...'' "Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz? ' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..." Bilir misin, bizim en büyük maharetimiz nefsimizden beraat kararı almaktır. #kitapyorumu #kitapalıntıları #kitapseç #okudum #kitaplık #kitapönerisi #kitapokumak #yorum #alıntı #kitap #hayatadairkitaplarım #okumakiçin #huzurkitaplarda #hadiokuyalım #antonçehov #modernklasiklerdizisi #kitapblogu
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
7/10
·176 syf.··
2021 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 00:00
Sabahattin Ali'nin 5 öykü kitabının ilki olan Değirmen 1935 yılında yayımlandı. Kitabın içinde 16 adet öykü var. Öyküler o dönemin ahlak anlayışını, adalet sistemini, o dönemki insanları vb. anlatıyor. Beğendim. Tavsiye ederim.
İnceleme
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
7/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 23:42
Nereden başlasam bilemiyorum. Sabahattin Ali hep sevdiğim bir yazar olmuştur ve bu hikâyelerinden oluşan kitap sayesinde bir kez daha neden sevildiğini anladım. Kitaba ismini veren değirmen - en doğru hikaye seçilmiş bu arada kitabın ismi için -, kurtarılamayan şaheser, viyolonsel, bir orman hikayesi en sevdiğim hikayeler oldu. Bazı hikayelerdeki detaylar beni rahatsız etti. Anlıyorum gerçekliği anlatıyor, eski zamanları anlatıyor ama yine... kadınların bu kadar ezilmesi, et parçası olarak görülmesi ve elinde güç olan ile güçsüz arasındaki bu farkı okumak, çok şeyin değişmediğini görmek.... insanı, özellikle de beni rahatsız ediyor. Her yaştan insanın okuması gereken bir yazar Sabahattin Ali çünkü bir kere alıştınız mı, artık bırakamıyorsunuz ve her hikayesi seni düşündürtüyor...
DeğirmenSabahattin Ali · Kızıl Panda · 202155,8bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Sabahattin Ali, birçok eserinde olduğu gibi Değirmen adlı kitabında da toplumun kanayan yaralarını, adeta deşilen bir ciğer misali, adaletsizlikleri, sevgi yoksulluğundan ağzı hasret kokan sevdalıları bir tokat gibi yüreğimize indirip duruyor. Üstelik bunları yaparken üslubundan hiç ödün vermiyor. Ne mahrum ediyor betimlemelerinden ne de kalemini ürkekleştiriyor; mürekkebi olduğu gibi döküyor kağıtlara ve bir ebru gibi milim milim şekillendiriyor kelimeleri. Satırlar, sayfalar bitip son kelimeye kavuştuğumuzda on altı öykünün olan çıplaklığıyla zihnimizde uzanıverdiğini görüyoruz.Hangi konuyu, hangi karakteri ve yeri, zamanı ele alırsa alsın ham maddesinin hep ‘sevgi’ olduğunu görürüz Sabahattin Ali’nin. Hep sevgiyle yoğurulur ve sevgiyle inceltir kalemini; kelimelerini sevgiyle başlara taç eder. Kimi zaman insanların sevdaya olan doyumsuzluğunu kırlangıçlar anlatır kimi zaman da yalnızlığa olan sevgisini kendini kitaplarına teslim ederek belli eder ve ekler. Üç bölümden oluşan bu eseri baştan sona karakterleri, olayları ve kendi içindeki üslubuyla tam anlamıyla irdelemeye çalışırken, aslında yazarın ön sözde iliştirdiği bu sözler anlattıklarının okur için olduğunu zaten kanıtlar nitelikte: ‘Arasında yazmış olmakta utanacağım kadar kötülerin olduğunu biliyorum… İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.’ Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
7/10
·164 syf.··
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 23:24
Sabahattin Ali’nin 16 tane öyküden oluşan bu kitabında adının da aldığı ilk öykü olan değirmen haricinde diğerleri bu öyküsünün gölgesinde kaldı. Ya da bende değirmen öyküsü bitince kitap bitti hissi oluştu. Diğer öykülerini okurken aynı duyguyu alamadım maalesef. Tema ile ilgili olarak öykülerinde hayatımızdan kesitler veren Sabahattin Ali kimi öykülerinde hayatımızda karşılaşabileceğimiz olaylara benzer konuları kaleme almıştır. Bu bir dilencinin duyduğu aşk da olabilir ya da politik siyasetin nasıl bir canavar olduğu da olabilir. Sabahattin Ali öykülerinde genel olarak hayatında yaşamış olduğu haksızlıkları, yaşadığı dramı, rahatsızlıkları konu alarak öykülerine yansıtmıştır ki bu olaylar bu dönemde de herkesin başına gelebilecek olaylardır. Bizi kitabı okurken kendisine çeken en güzel yönünden biri de budur. Kitabın en sevdiğim yanı ise içerisinde bilmediğimiz kelimelerle karşılaşma olasılığımız çok olsa da sayfa altlarında açıklamasını okuyarak yeni kelimeleri öğreniyor olmamız. Okumak isteyenlere tavsiyem ilk öyküde takılıp kalmayın diğerleri de okunmaya değer öyküler. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.