Yok.
Mandreke mi bu adamlar; nası yapıyalar­ mış bakalım bu işleri. Hem niye ben hiç duymadım, neden gasteler yazmadı, televizyonlar söölemedi, gerçeklerin er meydanında cirit atan bi alay objektif, yiğit, temiz elli, ga­zeteci yok mu bunların alemlerinde.
Sayfa 120 - İletişim Yayınları
Alıntı
Ancak, Jön Türk İhtilali'nden ve özellikle 1. Balkan Savaşı sırasında Osman­ lı'nın Avrupa'daki topraklarını kaybetmesinden sonra, bir kez daha uluslararası durumda köklü bir değişim yaşandı. Alman bankerler ve diplomatlar, Bağdat Demiryolu'nun Almanya'nın önderliğinde uluslararası bir teşebbüs olarak inşa edilmesi yönündeki ilk görüşlerinden vazgeçmeleri gerektiğini kabul etmek zo­ runda kaldılar. Ortak bir yönetim altında tek bir demiryolu inşa etmek yerine, Osmanlı demiryolu ağının "ulusal" bölümlere ayrılması daha uygun olacaktı. 1914 ilkbaharında yapılan zorlu görüşmelerin ardından, iki Bağdat anlaşması imzalandı. 15 Şubat 1914 itibariyle, Fransız-Alman işbirliği resmen sona er­ miş bulunuyordu. Deutsche Bank ve Bank-ı Osmani-i Şahane Osmanlı İmpa­ ratorluğu'nu kendi çıkar alanlarına göre ayırdılar: Ermeni vilayetleri, Kuzey Anadolu ve Suriye Fransızlara verilirken, İskenderun ve Beyrut arasındaki kıyı bölgesi de tarafsız bölge ilan ediliyordu. Buna ek olarak, Deutsche Bank, 1911 Gümrükler Borçlanması'nın ihraç edilmemiş tahvillerini Fransızlara devretti ve karşılığında da Bağdat Demiryolu tahvillerini aldı. Fransız-Alman anlaşması resmen feshedilmiş olmakla birlikte, her iki tarafın gayri resmi olarak uzun va­ deli bir "modus vivendi"ye (geçici uzlaşma) varmaya çalıştığı konusunda bazı emareler mevcuttur. Ancak her ne kadar söz konusu uzlaşma -Osmanlı'yla an­ laşma imzalanmadığı için- hiçbir zaman resmiyet kazanmasa da, Osmanlı İm­ paratorluğu Almanya'nın yanında 1. Dünya Savaşı'na katılıncaya dek Fransız Grubu Bağdat Demiryolu projesinde yer almayı düşünüyorum
Sayfa 222 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları 2025
Araştırma-İnceleme Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türkiye er ya da geç dünyayla bütünleşecek: Ama ya aklı ile başaracak bu işi ya da kafasını gözünü yara yara.
Sayfa 132 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Psikoloji
Fahreddin er-Râzi'nin sehre geldiğini duyan yaşlı hanıma onun "Allah'ın varlğına bir delil getiren âlim" olduğunu söylemişler. Yaşh hanım bas tonunu kapip "Bunca kuşkuyu nereden bulmuş ki delil ara- mış" diyerek Râzf'yi dövmeye gitmiş. Gerçek bir mümir çin delil, varlığı ispat için değil, bilgiyi pekiştirmek, daha çok bilinenin farklı yönlerini görmek üizere talep edilir
Sayfa 141·Kitabı okudu
Türkiye er ya da geç dünyayla bütünleşecek: Ama ya aklı ile başaracak bu işi ya da kafasını gözünü yara yara. (Sabah, 16.03.2001)
Sayfa 132·Kitabı okudu
Alıntı
Tenkit: Aristark kim, Zoil kim?
“ (Eleştiri) Kimine göre Aristark, kimine göre Zoil. Aristark da kim diyeceksiz… İskenderiyeli bir bilgin (I.Ö. 160-88). Homer'in neși-delerini düzene sokan o, sonradan eklenen mısraları ayıkla-mış, yanlışları düzeltmiş. 24'er bölüme ayırmış Odise ile Il-yada'yı. O kadar ün kazanmış ki çalışmalarıyla, adı bir cins isim olmuş: Şuurlu, titiz, dürüst tenkitçi. Zoil'e gelince.. Nerede yaşadığını, ne zaman yaşadığını bilen yok. Günâ-hı Homer'i yermek. Bu yüzden hırslı, kindar, kötü tenkitçilerin hepsine Zoil demiş Avrupalı. Hakikat şu ki: Kurbanlar için bütün Aristarklar Zoil, alkışlananlar için her Zoil, bir Aristark. “
Sayfa 241·Kitabı okudu
Alıntı