Ancak, Jön Türk İhtilali'nden ve özellikle 1. Balkan Savaşı sırasında Osman lı'nın Avrupa'daki topraklarını kaybetmesinden sonra, bir kez daha uluslararası durumda köklü bir değişim yaşandı. Alman bankerler ve diplomatlar, Bağdat Demiryolu'nun Almanya'nın önderliğinde uluslararası bir teşebbüs olarak inşa edilmesi yönündeki ilk görüşlerinden vazgeçmeleri gerektiğini kabul etmek zo runda kaldılar. Ortak bir yönetim altında tek bir demiryolu inşa etmek yerine, Osmanlı demiryolu ağının "ulusal" bölümlere ayrılması daha uygun olacaktı.
1914 ilkbaharında yapılan zorlu görüşmelerin ardından, iki Bağdat anlaşması imzalandı. 15 Şubat 1914 itibariyle, Fransız-Alman işbirliği resmen sona er miş bulunuyordu. Deutsche Bank ve Bank-ı Osmani-i Şahane Osmanlı İmpa ratorluğu'nu kendi çıkar alanlarına göre ayırdılar: Ermeni vilayetleri, Kuzey Anadolu ve Suriye Fransızlara verilirken, İskenderun ve Beyrut arasındaki kıyı bölgesi de tarafsız bölge ilan ediliyordu. Buna ek olarak, Deutsche Bank, 1911 Gümrükler Borçlanması'nın ihraç edilmemiş tahvillerini Fransızlara devretti ve karşılığında da Bağdat Demiryolu tahvillerini aldı. Fransız-Alman anlaşması resmen feshedilmiş olmakla birlikte, her iki tarafın gayri resmi olarak uzun va deli bir "modus vivendi"ye (geçici uzlaşma) varmaya çalıştığı konusunda bazı emareler mevcuttur. Ancak her ne kadar söz konusu uzlaşma -Osmanlı'yla an laşma imzalanmadığı için- hiçbir zaman resmiyet kazanmasa da, Osmanlı İm paratorluğu Almanya'nın yanında 1. Dünya Savaşı'na katılıncaya dek Fransız Grubu Bağdat Demiryolu projesinde yer almayı düşünüyorum
Sayfa 222 - Türkiye İş Bankası kültür yayınları 2025