Mum: alıngan. Kendi ateşiyle
kendini yok eden yumuşakça.
Erimek üzere varsın, kaderine inanırsın.
Ölürken fark edilmez, ışığın solduğu zamansın.
Hiçbir aşk titremez sonsuza değin
Bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum
ve insan acıdan ölür bir gün.
Sınırları cetvellerle çizilmiş alanlarda sürgit iki boyutlu kalamıyorsun. Kabarıp sönmek, taşıp dökülmek, derinleşip sığlaşmak, kalp gibi atmak, ciğer gibi soluk alıp vermek, öbür köşeye koşmak, orada erimek, tek bir nokta, noktacık olmak istiyorsun. Kısa bir an.
Bir kaysı dalı mavilik içinde
Çilli yaprakları ışık içinde
Pembe damarları çırıl çıplak
Hepsi de üç türlü yeşil içinde,
Memuş der ki:
İş var işin içinde
Ne güzel erimek aşk içinde
Neylersin
Zerresi kalmış benim içimde.