Zweig'ı çok seven biri olarak bu kitaba da büyük bir heyecanla başladım, konusu birbirine aşık iki insanın belli sebeplerden ötürü iki yıl birbirinden ayrı kalmak zorunda kalması ve üstüne savaşın başlayarak bu süreyi daha da uzatması. Hasret dolu geçen günler bu iki insanın birbirini tekrardan görünce, içlerindeki ateşi yeniden tutuşturarak yakacak mıdır yoksa karşı karşıya gelen o tutkulu aşıklar artık birer yabancıya mı dönüşmüştür? Kitabı bitirince diğer bazı kitaplarda yaşadığım o buruk hissi yine yaşadım: böyle bitmemeliydi, yarım kaldı.. Yine de tavsiye edebileceğim bir eser herkese iyi okumalar
Çünkü yeryüzünde hiçbir şey, karanlıktan
gelen bir çocuğun fark edilmeyen sevgisine benzeyemez, çünkü o, öylesine umutsuz, öylesine
teslim olmuş, öylesine adanmış, öylesine pusuda
bekleyen ve tutkuludur ki, yetişkin bir kadının
arzulu ama bilinçaltında hep beklentide olan aşkı ile karşılaştırılamaz. Sadece yalnızlık çeken çocuklar tutkularına bağlı kalabilirler; başkaları ise, duygularını herkesin ortasında çene çalarak heba ederler, güvendikleriyle köreltirler, onlar aşk hakkında çok şey duymuş ve okumuşlardır ve aşkın paylaşılan bir kader olduğunu bilirler. Aşkla bir oyuncakmış gibi oynarlar, ilk sigaralarını içen delikanlılar gibi, onunla havalarını atarlar. Ya ben, benim güvenebileceğim kimsem yoktu, kimse bana bir şey öğretmemiş ve beni uyarmamıştı, deneyimsiz ve bilgisizdim: bir uçuruma atlarcasına kaderime teslim olmuştum. İçimde yeşeren ve açılmaya başlayan ne varsa, güveneceği liman olarak sadece seni biliyordu, seni hayal ediyordu.
Sabret sevgilim, sana her şeyi, hepsini en baştan anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım.
Epeydir okumak istediğim bir kitaptı ve sonunda okuma fırsatı bulabildim. Karakterleri tanıyana kadar anlamakta biraz zorluk çekebilirsiniz. Sayfalar ilerledikçe giderek sürüklüyor bazen o kadar şaşırdım ki tesadüflere hiç beklemediğim yerden geldi çünkü. Doktor Manette ve Charles Darnay'ın geçmişten bu yana gelen bağıntıları, Madam Defarge'nin geçmişi ile her şeyi çok daha iyi anladım. Vee Carton'un fedakarlığına kalbimi bıraktım. Ne Charles ne Lucie ne de biz seni unutmayacağız Carton.
"Bu şimdiye kadar yaptığım en iyi, en doğru şey ve bu yolun sonu, şimdiye dek hiç bilmediğim kadar güzel, çok güzel bir uyku."
Bu satırları yazarken bile duygulandım tek söyleyeceğim okumayan çok şey kaybeder. Keyifli okumalar dilerim hepinize.