insanlar kainatin sahibi olmak uzere yaratildiklari icin, esya onlara uymak tabiatindadir. mesela, benim cocuklugumun gectigi ahdulhamit devrinde cemiyetimiz nesesizdi. padisahin asik yuzunden gelen ve halka halka etrafa yayilan bu nesesizlik esyaya da sirayet etmisti. o zaman vapur duduklerinin aciligini, huznunu, keskinligini benim yasimda olanlarin hepsi bilir. halbuki hadiselerin lutfuyla birdenbire o kadar gulecek sey bulan bugunku hayafimizda vapur duduklerinin, tramvay seslerinin nesesine bakin!
mektep, genclik icin daima ehemmiyetlidir. her seyden once o yaslarda omrun en azapli meselesi olan "Ne olacagim? " sualini geciktirir. birakin ki vaktinde yetisir,
sonuna kadar sabreder, aktarmalari tam zamaninda yaparsaniz icindekini oylesine bir yere goturen trenlere benzer. Ben bu trenden vaktinden cok evvel, adeta cölün ortasinda inmistim.
hayat benim icin 2 eli cebinde uydurulan bir masaldi.