Çok uzun yaşadığım ve pek çok kişi yitirdiğim için artık biliyorum ki ölüler yokluklarıyla değil de-onlarla bizim aramızda-söylenemeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl.
Bedenin işlevini yerine getirdiği sürece onun ne kadar büyük bir düşman olabileceğini fark edemiyorsun,ama ona bir an için karşı koymaya kalkınca, yenildiğimi görüyorum.
Üstelik sakardım.Elimle gözüm beraber çalışmaktan uzaktı.Her ikisi birbirinden ayrı yaşıyorlardı.Yaradılıştan amatördüm.İş olarak üstüme aldığım her şeyden çarçabuk sıkılıyordum.İçimde birdenbire bir yol açılıyor ve ben elimdeki işten sessizce ona kayıyordum.
...Yaradılışın mütevazı insan yaradılışı...Hayata ve etrafa karşı yeter derecede dayanıklı değilsin.Seni ancak iş kurtarabilir.Yazık ki bu iş için lazım olan dikkat sende yok.Fakat saatleri seviyorsun, onlara acıyorsun! Bu mühim bir şeydir.Sonra ayrıca dinlemek gibi bir hasletin var.Burası muhakkak.Dinlemesini biliyorsun,ki bu mühim bir meziyettir.Hiçbir şeye yaramasa bile insanın boşluğunu örter, karşısındakiyle aynı seviyeye çıkarır!"diye iltifat ederdi.