Esma

Esma
@esmayla1
Dinlemek için open.spotify.com/show/0j7w44PdXE... •Bilgiye sahip biri olarak doğmayı çok isterdim fakat değilim öğreniyorum yani yoldayım
Sağlık Teknikeri
DÜ / SMYO
1998
84 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
“Hayır Andrey… Ben böyle yaşayamıyorum. İnsanların arasına karışınca içim daralıyor. Herkes koşuyor, herkes bir şey yetiştirmeye çalışıyor; ama kimse neden koştuğunu bilmiyor. Sabah kalkıyorlar, bir yerlere gidiyorlar, birilerine görünmeye çalışıyorlar, akşam olunca da yorgun düşüp aynı şeyleri ertesi gün yeniden yapıyorlar. Buna hayat diyorlar. Sen bana yaşa diyorsun… Ama onların yaşadığı şey gerçekten yaşamak mı? Sürekli bir telaş, bitmeyen bir acele, anlamsız konuşmalar, sahte gülüşler… İnsan bir an olsun kendi ruhunu dinleyemiyor. Herkes başka biri olmaya çalışıyor. Kimse olduğu gibi kalamıyor. Ben o salonlarda otururken yüzlerine baktım Andrey… Hepsi yorgun, hepsi huzursuz. Birbirlerini kıskanıyorlar, birbirlerine üstün görünmeye çalışıyorlar. Birinin söylediğini öteki önemsemiyor bile. Ama yine de konuşuyorlar, yine de gülüyorlar. Çünkü susarlarsa içlerinde büyüyen boşluğu duyacaklar. Oysa burada… Bu odada… Sessizlik var. İnsan burada kimseye kendini kanıtlamak zorunda değil. Kimse senden bir şey beklemiyor. Ben burada nefes alabiliyorum. Dışarıdaki hayat beni tüketiyor Andrey. İnsanlar yaşamıyor; sadece yoruluyorlar. Belki sen haklısın… Belki ben güçsüzüm. Ama ben kalbimi o koşuşturmanın içine bırakamıyorum. Çünkü sonunda insan kendini kaybediyor. Bir gün dönüp baktığında kendi ruhundan geriye hiçbir şey kalmamış oluyor.”
Dinleyorum / Sesli Kitap·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İNSANIN ANLAM ARAYIŞI / Spoiler vermeden anlatmaya çalıştım
7/10
·168 syf.··
2026 3. kitabı
Neredeyse hafta sonumu bu kitap üzerine geçirdim. Ve sonunda bitirdim. Okurken ruh hali kasvetim o kadar fazla oldugu ki Victor Franklin'in incelemelerinde bahsettiği gibi 'henüz vicdan ve merhametini kaybetmeyen herkesin okurken, izlerken, dinlerken yüreğinin burkulması gerekiyor' kitap özellikle birinci dünya savaşı sonrası toplanma kamplarında mahsur kalan insanların yaşadığı o sefalet ve ruhsal durumlarınıda göz önünde bulunduruyor. Tüm diğer kitaplardan ayıran özelliği ise uzman psikolog gözüyle en kötü anda en kötü sahnelerde insanın verebileceği tepkiler duygular ve ruhsal betimleri güzel yansıtıyor. Dili yalın akıcı olmasına karşın bazı satırlarında olaylar arasında kopuş yaşasam bile genel itibariyle toparladım. Sonunda ise herşeyini kaybetmiş biri neye dönüşür ya da artık dönüşemez bunu anlamış oldum. Tinsel duyguları o kadar güzel hissettirmesi ve okurken duygular arasındaki geçiş gözle görünür şekildeydi. Nietzsche' in bir çok sözü ve cümlesine de tam olayla bağlantılı yer vermesi üzerine kitap daha önem arz ediyor hâle geldi. Sahip olduğumuz ve belki de bizim için artık rutin hale gelen en basit eylemlerimizin kıymetini de anlamış olduğum. İnsan sisteminin varoluşunun açlığa, zorbalığa, şiddete, hor görmeye, çaresizliğin en son raddesine gelene dek uzanan bir çok duygu durumunu hissettim. Aklımda kalan bir kaç cümleyi de not etmek istiyorum • günlerdir beslenmeyen fırçalanmamış dişlerimizi kaybedeceğimizi düşünmemize karşın eskisinden daha parlak ve canlılardı • çalışırken kendi aralarında bir gün eve dönerlerse yiyeceği yemeklerden bahsederlerdi bense bunları düşünmezdim açlığa bu kadar alışmış bir organizmaya tekrar yiyeceği hatırlatmak ne denli doğru olabilirdi Bu ve benzeri bir çok duygusal farkındalık yaratan cümleleri gördüm beğendim
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma

Esma

, bir kitap okudu
7/10
·168 syf.··
2026 3. kitabı
Viktor E. Frankl
8.2/10 · 51,4bin okunma
Güvenliğim itibarıma ya da sahip olduğum şeylere bağlıysa, yaşantım sürekli bir tehdit ve tehlike altındadır; çünkü sahip olduğum şeyler kaybolabilir, çalınabilir ya da değer yitirebilir. Net varlığı, itibarı ya da konumu benden üstün birinin yanındayken, aşağılık duygusuna kapılırım. Net varlığı, itibarı ya da konumu benden aşağı olan birinin yanında ise üstünlük duygusuna kapılırım. Özdeğer duygumda sürekli bir dalgalanma olur. Devamlılık, bir yere bağlılık, dirençli kişilik kavramlarım yoktur. Durmadan malımı, mülkümü, paramı, konumumu ya da itibarımı korumaya çalışırım. Borsadaki kriz yüzünden servetini yitirdiği, ya da siyaset alanında gözden düştüğü için intihar eden insanlarla ilgili hikâyeleri hepimiz duymuşuzdur.
Eski müneccimler şöyle derdi: “Bazı ruhlar baharda açmaz; kış gördükten sonra kök salar.”