Esra Zeren

Esra Zeren
@esrazeren
“Dilerim; yollarımız denize bakmak gibi, göğü seyretmek gibi, bir dağın yamacında soluklanmak gibi hissettiren insanlara çıkar…”🪽
Kalbini Yanına Alıp Susmak İsteyenlere...
9/10
·208 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 20:36
Bazı kitaplar vardır; sadece okunmaz, adeta bir sükûnet hapsi gibi ruhu kuşatır. Funda Uçuk Er, Huşu Ağacı ile bize bir hikâyeden fazlasını, kelimelerden örülmüş bir sığınak sunuyor. Yaklaşık bir aydır bu ağacın gölgesinde soluklanıyorum ve söyleyebilirim ki; son sayfayı kapattığımda içimde yankılanan tek şey, derin bir zarafetin bıraktığı o eşsiz huzur oldu. Kitap, aceleci dünyanın gürültüsünü kapının dışında bırakıp, insanı kendi içsel sessizliğiyle tanıştırıyor. Yazarın dili o kadar duru, o kadar şiirsel ki; cümleler arasından süzülen hüzün bile can yakmıyor, aksine bir şifa gibi ruha dokunuyor. İnce bir sızıyla başlayan, fakat sonunda okurunu kendi “huşu”suna davet eden bu anlatı, karakterlerin iç dünyasındaki o kırılgan ama vakur duruşu muazzam bir estetikle harmanlıyor. Kitapta geçen şu satırlar, aslında eserin kalbindeki o büyük uyanışı ne kadar da güzel özetliyor: "Esasen hayat zannettiğimiz kadar zor ve çetrefilli değilmiş. Bazen kendi hayatımızı kendi ellerimizle yokuşa süren bizzat kendimiz olabiliyormuşuz. Başımıza gelen talihsizlikler konusunda etrafta suçlu aradığımız parmağımızı kendimize çevirmek yapılması gereken ilk işmiş mesela..." Okurken her satırın altını çizmek, her duyguyu kalbin en korunaklı köşesine saklamak istiyorsunuz. Bu kitap; hızın ve tüketimin övüldüğü bu çağda yavaşlığın, inceliğin ve derin hissetmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir başucu eseri. İnanıyorum ki; “Bazı yaralar çiçek açar, yeter ki doğru bahçıvanı bulsun.” İşte bu kitap, o yaralara doğru bahçıvanlık yapacak kadar şefkatli bir dokunuşa sahip. Eğer ruhunuzun bir köşesinde hâlâ bozulmamış bir çocukluk ve bir parça masumiyet varsa, bu ağacın dalları sizi de saracaktır. Huşu Ağacı, kendinden bir şeyler bulmak değil, kendine geri dönmek isteyen herkes için zarif
Edebiyat
Huşu AğacıFunda Uçuk Er · Cezve Kitap Yayınları · 20202,254 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·272 syf.··
2025 16. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 21:11
Selam ve muhabbetle değerli okurlar, Bazı kitaplar insanın ruhuna işler, bazıları zihni aydınlatır, bazıları da kalbin en derin yerlerine dokunarak okuyanın içine bir nur serpiverir. Hamza Yusuf’un Kalbin Simyası tam da böyle bir eser… Her kelimesi gönül iklimimize rahmet gibi iniyor, farkında olmadan kaybettiğimiz incelikleri yeniden hatırlatıyor. Kalbin neyle beslendiği, onun neye meylettiği insanın bütün hayatını şekillendiriyor. Kitap boyunca sık sık kendime şu soruyu sordum: “Kalbimi neyle dolduruyorum?” Yazarın şu sözü içimde yankılandı: “Kalp, içine ne konulursa onun rengine bürünür.” Biz neyle hemhâl oluyor, hangi sözleri taşıyor, hangi gözlerle dünyaya bakıyoruz? Kitap, bu soruları sormaya ve cevapları kalbin derinliklerinde aramaya yönlendiriyor. Hamza Yusuf, kadim bilgeliği ve tasavvufi öğretileri, modern çağın kaybolmuş ruhlarına bir ilaç gibi sunuyor. Günümüz insanının en büyük hastalığının, kalbin ihmali olduğunu hatırlatıyor. Gözlerimizi dünyaya açarken, kalbimizi de hakikate açabiliyor muyuz? Zira bir hadis-i şerifte buyurulduğu gibi: “Dikkat edin! Vücutta bir et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün vücut iyi olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. İşte o, kalptir.” Kitabın sayfaları arasında ilerledikçe, sanki içimizdeki paslı aynalar temizleniyor, kalbimize ferahlık veren bir esinti doluyor. Yazar, modern dünyanın getirdiği iç sıkıntılarına, kalbin kararmasına karşı en güzel ilacı sunuyor: “İnsan, kendi kalbinin doktoru olmalı ve onu her an muhasebe etmeli.” O yüzden bu kitap yalnızca okunacak bir eser değil, gönül rafına yerleştirilip ara ara dönüp bakılacak, kendimize ayna edeceğimiz bir dost gibi. Ve şunu diyerek bitirmek istiyorum: Rabbim hepimizin kalbini arındırsın, katılaşmış gönüllerimizi yumuşatsın, nefsimizin oyunlarından
Edebiyat
Kalbin SimyasıHamza Yusuf · Timaş Yayınları · 20191,754 okunma
İçimizdeki Yalnızlık, Dışımızdaki İhanet
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 22:52
Fareler ve İnsanlar, adını duyduğumda bile içimi bir hüzün kaplayan, beni derinden etkileyen bir kitap oldu. John Steinbeck’in kalemi, her satırında insanın en derin yaralarına dokunuyor, yaşanmışlıkların, hayâl kırıklıklarının ve dostlukların getirdiği acının içine çekiyor. Kitabın her kelimesi, insanın içindeki o ince kırılganlığı bulup çıkartıyor. Okurken o kadar derin bir boşluk hissi sardı ki içimi, sanki yüreğimde bir yara açılmış gibiydi. Hikâyenin başında George ve Lennie’nin birbirlerine olan bağlılıklarını, bu iki karakterin hayata tutunma çabalarını okurken bir yanda umut beslerken, bir yanda da en derin acıların kölesi oluyorsunuz. Lennie… Ah, Lennie… Ne kadar saf, naif ve iyi niyetli bir karakter. O kadar masum ve o kadar sevimli bir insandı ki, onun ölümüne inanmak çok zor oldu. O, yaşamını sadece bir hayâli gerçekleştirmek için uğraşan, bir dünyada var olmanın anlamını bir türlü bulamayan biriydi. Hayata büyük bir çocuksu sevgiyle bakan, minicik bir tavşanı bile kucağına aldığında heyecandan titreyen, küçük bir çiftlik hayâliyle yaşayan ve bu hayâle çocukça bir inançla tutunan bir ruhtu. Ölümüne inanmak zor, ona reva görülen sonu kabul etmek ise imkansızdı. George… Kitabın başında dost gibi görünen, ama sona geldiğimizde içimi öfkeyle dolduran George. Hayat bazen en güvendiğimiz insanlardan en büyük darbeyi almamıza neden oluyor. “Lennie benim yüküm,” diyen George’un, Lennie için asla gerçek bir dost olmadığını gördüm. Ona sevgi mi besliyordu, yoksa bir sorumluluk olarak mı taşıyordu? Bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki; gerçek dostlar, en savunmasız anlarımızda bizi sırtımızdan vurmaz. Oysa George, Lennie’yi “acı çekmesin” diyerek kendi elleriyle öldürdü. Peki gerçekten onun için mi yaptı bunu, yoksa Lennie’den kurtulmak mı istiyordu? Bir dost, sırf başkalarının
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,8bin okunma
Bazı Aşkların Kanatları Kırık Doğar.
8/10
·88 syf.··
2025 8. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 14:21
Bazı aşkların kanatları kırık doğar. Ne kadar yükseğe uçmak istese de kader, göğü dikenli tellerle çevirir. Halil Cibran’ın Kırık Kanatlar’ı, böyle bir aşkın fısıltılarıyla dolu; naif ama kaçınılmaz bir hüzünle yoğrulmuş. Cibran, aşka ve özgürlüğe susamış ruhları, acının en narin hâliyle tanıştırıyor. Selma Karami ve anlatıcının arasındaki aşk, sadece iki insanın birbirine duyduğu özlem değil, aynı zamanda bir toplumun, kadınların, ruhların özgürlük çığlığı. Ama bazen, sevmek yetmez. Bazen, bir kuşun kanatları güçlü olsa bile, kafesin kapıları hiç açılmaz. “Aşk ve şüphe bir araya gelemez. Aşk, ya her şeydir ya da hiçbir şey.” Cibran, aşkı böyle tanımlıyor. Onun dünyasında aşk, bir ihtimal değil, bir zorunluluk. Öyle derin, öyle yakıcı ki insan ruhunu bir kelebek gibi yakalayıp ellerinin arasında un ufak ediyor. Roman boyunca Cibran, kelimeleriyle resimler çiziyor, duyguları dokunulabilir hâle getiriyor. Melankoli, satır aralarına sinmiş bir parfüm gibi, her sayfada kendini hissettiriyor. Onun aşkı, bugünün büyük gürültülü sevdalarına benzemez; daha sessiz, daha derinden, daha umutsuz bir şekilde akar. Bu yüzden belki de insanın içini hem ısıtır hem üşütür. “İnsanın kalbi, ya sonsuza kadar çırpınan bir kuş olur ya da suskun bir mezar taşı.” Ve sonunda, her şey olması gerektiği gibi olur. Çünkü bazen hayat, en güzel aşkları bile kollarında taşımaya cesaret edemez. Kırık Kanatlar sadece bir hikâye değil, bir vedanın, bir isyanın ve en çok da sessiz bir kabul edişin romanı. Ve belki de bazı hikâyeler, yalnızca akşam rüzgârının taşıyabileceği kadar hafif bir hüzünle hatırlanmalı. Kırık Kanatlar, yüreğinizde iz bırakacak bir esinti olsun. Kalbinizin en kırık yerinde bir gül açsın. Cibran’ın bu eserini kalp ve zihin yolculuğuna çıkmak isteyenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar
Edebiyat
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 101. kitabı
·
86 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 00:22
Merhaba sevgili 1K okurları… Uzun bir aradan sonra, hayatın monotonluğundan sıkılıp bir köşede mola vermek istediğinizde size eşlik edecek çok güzel bir eserle tekrardan karşınızdayım. Evet kitabı bitirmem birazcık zaman almış olabilir ama tabii ki bunu yoğunluğuma veriyorum eheh eheh eheh :’) Neyse incelememize geçelim ;) Kitap o kadar, o kadar güzel ki… ilaç gibi geldi bana. Ben bir kitap olsam kesinlikle bu kitap olurdum herhâlde :) Bir kitapçının, samimi karakterlerin, birkaç satır veya birkaç sayfanın, bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini öylesine güzel anlatıyor ki... Adeta bazı cümlelerinde kaybolup, bazılarında kendinizi bulmanıza vesile olacak bir güzellikte… O kadar tatlı bir kitaptı ki… Her sayfasının altını çizmek istedim, bazı alıntıları defalarca kez okudum… Sonunda yazar kitabından bahsederken “Daha iyisini yapmalısın diyerek kendimizi zorladığımız için günlük yaşamın neşesini yitiren bizleri sıcacık kucaklayan bir hikâye.” diyor. Daha iyi ifade edilemez sanırım. Kitaptaki her karakterin iç dünyasını, karmaşadan uzak yaşamlarını, mutluluğu çetrefilli yollarda aramayışlarını ve ufacık anlarda hayata dair büyük anlamlar çıkarışlarını çok beğendim. Sizlerin de hiç sıkılmadan bitirebileceğinizden eminim. Hatta şuraya kitaptaki en beğendiğim alıntıyı da bırakmak isterim; “Kitap okuyanlar, yani başkalarının acılarını paylaşabilenler çoğalmalı ki dünya daha hızlı güzelleşebilsin.” Gerçekten de bu kitabı okuduğunuzda, size kitapların iyileştirici gücünü hatırlatacak ve içinizi ısıtıp, yüreğinizde çok güzel izler bırakacaktır :’) Bu kitap bana sımsıkı sarıldı. Hayata dair umudumu diri tuttuğun için seni çok sevdim <3 Adına ve kapağına baktığımda hissetmeyi beklediğim her şeyi bana sundu gerçekten. Eğer siz de ruhunuza iyi gelecek, size iyi
Edebiyat
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma