KÜRT DOSYASI
BEŞ
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, 1931 sonbaharında bölgede Umum Müfettiş İbrahim Tali, Kazım Dirik, Osman Tufan ve Kenan Paşalarla incelemeler yaptıktan sonra 18.11.1931 günü Başbakanlığa raporunu sunmuştu.
Şükrü Kaya, raporunda, Dersimlilerin eşkıya baskınlarından ve soygunlardan yakındıklarını anlatıyordu:
"Dersimliler, süregelen tecavüzlerden gittikçe daha çok mutazarrır olmaktadırlar. Dersim'e yakın olan muhitlerin kazanç ve hayatları Dersimlilerin ayakları altında her gün çiğnenmektedir. Toplu büyük çetelerin köy basması, sürüleri götürmesi, mukavemet edenleri öldürmesi, yol kesmesi, son aylarda adi vakalar sırasına geçmiştir. Dersim'e yakın yerlerdeki halk malından ve canından emin olmadıkları gibi manevi cesaret ve mukavemetlerini de kaybetmiş bulunuyorlar. Bu yakın çemberin harici muhiti de, cezasız kalan bu vakaların tesiri altında ziraat ve ticaret noktasından maddeten mutazarrir ve manen muzdariptir.
"Dersim'in içinin arz ettiği manzara da bundan daha az acı ve acıklı değildir. Bir defa Dersim, Çemişkezek, Pertek, Mazgirt ve Hozat kazalarında umumiyetle Türkler ve aşiret hayatını terk ederek silahları alınan çiftçiler tamamıyla Dersimlilerin nüfuz ve tesiri altındadırlar.
"Devlete asker ve vergi veren bu halk, canını ve malını korumak için kuzey ve güney aşiretlerine de vergi vermek mecburiyetinde oldukları gibi, her gün de soyulmak ve öldürülmek tehlikesindedirler. Soygunlar pek çoktur. Öldürülenler de vardır. Köyden tarlasına gidemeyen veyahut şehre iltica eden köylüler pek çoktur.
"Dersim'in mütecaviz aşiretleri de birbirlerine karşı hasım ve küskün vaziyettedir. Aralarında çatışma, cinayet, hirsızlık daimidir.
İçerde hükümet ve teşkilatı, zabıtası, mahkemesi heyuladan ibarettir. Bu mekanizma(nın) hükmü, ancak silahsız ve itaat eden