10/10
·176 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:35
​Şermin Yaşar’ın kalemi, Türk edebiyatında adeta "karşı komşunun açık kalmış kapısından içeri süzülen tanıdık bir çay kokusu" gibidir. Onun hikayelerinde büyük laflar, ağdalı cümleler ya da duyguları güzellemek için yapılmış edebi makyajlar bulamazsınız. O, hayatı ve insanı tam olarak olduğu gibi, en ham ve çıplak haliyle anlatır.​Onun kahramanları uzaklarda arayacağımız kurgusal tipler değildir; bakkaldır, apartman görevlisidir, içten içe kırgın bir teyze ya da çocukluğumuzun o tozlu sokaklarındaki mahallelidir. Bir olay karşısında karakterine tam olarak "Bu duruma anca böyle cevap verilir" dedirten o eşsiz doğallık refleksini yerleştirir. Ne bir kelime eksik, ne bir kelime fazla...​ Özetle; Şermin Yaşar yazmaz, adeta balkonda halı silgilerken ya da mutfakta ayaküstü konuşurken anlatır. Okuyucu ile yazar arasındaki mesafeyi tamamen sıfırlayan, insanı yormadan kalbinden yakalayan ve her kitabıyla bizi "evimize" geri döndüren muazzam bir mahalle sesidir. Tüm kitapları tavsiyedir...
Tarihi Hoşça Kal LokantasıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20248,1bin okunma
Ding-Dong
8/10
·200 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:55
bayıldığım bir kitap daha... eşsiz bir hikayesi var, etkisi hala devam ediyor. kitap dört hikayeden oluşuyor, pek uzun değil tam kararında. dört hikayede de mekan aynı, kafe. yüz yıllık, serin ve kendine has dizaynı olan bir kafe. duvarındaki saat, kahveleri ve bir sandalye ise hikayeleri oluşturuyor. Bu sandalyeye oturup kahveni içince zamanda yolculuk yapıyorsun. Yer yer duygulandırdı. Geçmişi sorgulattığı ve pişmanlıkları göz önüne serdiği için gerçekten etkileyiciydi. Bana göre etkileyici yanı bu yani. Bu yılın favori kitaplarından olduğunu söyleyebilirim, çok sevdim. DING-DONG Peki siz geçmişe gitseniz kiminle buluşmak isterdiniz??
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·247 syf.··
2026 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:45
Evet, bir kitabın daha kapağı kapandı. Ama açılmamak üzere değil. :) Orhan Veli gibi bir üstadın eseri hakkında eleştiriye tabi tutabileceğim herhangi bir şey olamaz, olmamalı diye düşünüyorum. Biz ancak onun bıraktığı o eşsiz mirasın tadını çıkarabiliriz sadece. Hayatın en küçük detayını bile öyle naif işlemiş ki, hayran kalmamak elde değil. Türk edebiyatından iyi ki bir Orhan Veli geçmiş. Benim için bir kere okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil bu. Sanırım ara ara dönüp tekrardan okuyacağım, her fırsatta aralarda açıp bakacağım bir kitap olmaya devam edecek.
1000Kitap
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma
Herkesin bir derdi var durur içerisinde...
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:32
Bir aile ne kadar sır barındırabilir bünyesinde ya da insanoğlu ne kadar sırrı sırtlanabilir. Sonsuza kadar saklanabilir mi sır dediğimiz? Şermin Yaşar yalın sade ve içine okuyucuyu alan diliyle döktürmüş yine. Seviyorum ben bu kadının tarzını. Anne, baba, çocuklar... Hepsinin ayrı bir hikayesi ayrı bir derdi var kendince. "insan böyle bir șey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, Sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor." derken Volkan Konak'ın eşsiz yorumuyla "herkesin bir derdi var durur içerisinde" şarkısı geçiyor zihnimden sonra istemsizce dudaklarıma dökülüyor. Bir müddet Ethem'i, Mürüvvet'i, Kazım'ı,Sevgi'yi, Emin'i Nurten'i, Ekrem'i, Hülyayı düşünüyorum ayrı ayrı. Herkesin derdi olur da bu kadar dert bir araya gelir mi hiç diyorum gelirse böyle olur işte. Kendileri anlatıyorlar kendi ağızlarından yaşadıkları ruhsal gelgitleri aile bireyleri. Aile olmak demek sadece aynı çatı altında bulunmak değil aileyi tamamlayan çatı sevgi bence bir arada tutan koruyan kollayan. Eksik oldu mu ne yaparsan yap çökmeye mahkum. Sevgi iskeletini de anne baba oluşturur el ele tutuşarak birinden biri bıraktığı anda elini yıkım başlıyor. Zamanla da enkaz oluveriyor yapı. Ne zaman enkaza döndü aile bilinmez belki Mürüvvet Anne nin Ethem i sadece kabullenip sevmediğinde "Al buna bak ve sus" dediklerinde sadece susmayı tercih ettiğinde belki de. Kazım Baba nın karısına yüklediği sorumlulukla belki de ve belki de Karşısına alıp Mürüvvet i konuşmadıkça kabullendikçe bu sessizliği... Fazlasıyla içimizden bizden birileri karakterler. Belki yaşanmış ya da yaşanması oldukça olası. Hiç küsmedik mi biz de hayata kabullendiğimiz için içinde bulunduğumuz durumu çekip gidemediğimiz için tıpkı Mürüvvet gibi. Kazım gibi
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
9/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Uzun süredir bu platformda alıntılarım dışında bir şey paylaşmıyorum. Hele inceleme yazmayı hiç haddim olarak görmüyorum. Alıntı paylaşırken de amacım çoğu zaman kütüphaneme ekleyemediğim kitapların altını çizdiğim satırlarını burada muhafaza etmek. Bugün bu incelemeyi yazma sebebim de Figen Hanımla karşılıklı ağlaştığımız duygu yoğunluklu bir okur yazar buluşması. Kitap kulübümüzle okumaya karar verdiğimiz bu esere başladığımda henüz ilk sayfada gördüğüm ağır dil ve sokak jargonu ben de önyargılar oluşturdu. Açık olmak istiyorum "Annem babam yaşındaki kadın bizim kuşağı anladığını zannediyor. Çok muhtemel bu 'güya yüksek' empatisinden kaynaklı da bizi uyarmak ve öğütler vermek istemiş. Bunu da araya bizim jenerasyondan iki üç kelime katarak konuşturduğu Z kuşağı üç ana karakterle yapmış ve ortaya bu ders çıkarabileceğimiz ibretlik kitap çıkmış herhalde." dedim. Evet biraz çabuk verilmiş keskin bir yargı ama her gün okulda, evde, sosyal medyada her yerde Z kuşağı aşağı Z kuşağı yukarı denilip karşılaştığımız senaryo bu değil mi? Elleri sopasız ancak yargılarını sopa yapmış, iyi niyetli, çok bilmiş yetişkinler. Kitap kısa dedim, beraber okuyacağım insanları yarı yolda bırakmayayım dedim, yazarla tanışma fırsatım da olacak dedim ve devam ettim okumaya. Günlerdir ilk bölümden sonra elimin gitmediği kitap 2 saat içinde bitti. Figen Şakacı, Tomris Uyar'ın arkadaşı ve kendisinden 2 sene eğitim almış bir yazar. Ayrıca Türkiye'nin ilk kadın stand-up sanatçısı. Güleriz sanmıştım göz pınarlarım kurudu ağlamaktan. Roman 2016 da geçiyor. Hem Geziyi hem 15 Temmuzu görmüş kindar neslin hikayesi. 'Allah'ın fakirlere yaptığı fenalıklardan' bunalmış, onlar büyüdükçe umutları küçülen öfkeli ama çaresiz üç genç: Arif, Serde ve Demar. Yer İstanbul, Yeni Mahalle. Figen Hanım bu
HınçAhınçFigen Şakacı · İletişim Yayınları · 202473 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Haziran ayı programımızın ikinci haftasında inceleyeceğimiz modern bir kült: Dövüş Kulübü. Tüketim çılgınlığına, modern sistemin insanı tek tipleştiren çarklarına ve kimlik arayışına distopik, yeraltı bir pencereden bakan bu sarsıcı eserin künyesi ve sinematik detayları şu şekildedir: ​ Kitap Künyesi ​Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) ​Yazar: Chuck Palahniuk ​Orijinal Basım Yılı: 1996 ​Türkiye'deki Yayıncı: Ayrıntı Yayınları ​Sayfa Sayısı: ~224 (Baskıya göre küçük değişiklikler gösterebilir) ​Çevirmen: Elif Özsayar ​Tür: Roman / Yeraltı Edebiyatı / Psikolojik Kurgu ​ Film Künyesi ​Film Adı: Fight Club (Dövüş Kulübü) ​Yönetmen: David Fincher ​Vizyon Yılı: 1999 ​Başroller: Brad Pitt (Tyler Durden), Edward Norton (Anlatıcı), Helena Bonham Carter (Marla Singer) ​Süre: 139 Dakika ​IMDb Puanı: 8.8 / 10 ​ Kitap ile film arasındaki anlatım dili, son kısımlardaki kurgusal farklılıklar ve David Fincher'ın beyaz perdeye aktardığı o eşsiz kaotik atmosfer, yazılı analizlerimiz için harika bir malzeme sunuyor. Bireysel okuma ve izleme sürecinizde Tyler Durden karakterinin sosyolojik alt metnine dikkat etmeyi unutmayın! ​Keyifli okumalar ve iyi seyirler dileriz. SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | AYIN KİTABI KİTAP KİMLİĞİ Kitap Adı: Dövüş Kulübü (Fight Club) Yazar: Chuck Palahniuk Tür: Kurgu Sayfa Sayısı: 224 Odak Noktası: Tüketim Çılgınlığı, Kimlik Karmaşası, Nihilizm ve Modern Yabancılaşma ​ Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? Cevap: Palahniuk, mobilya kataloglarında kaybolan modern insanın uyuşmuşluğunu yıkmak için şiddeti, acıyı ve dibe vurmayı bir uyanış yöntemi olarak sunar. Ancak Tyler Durden'ın vaat ettiği bu "özgürlük", sistemi yıkmaya çalışırken kendi faşizan
1000Kitap
Dövüş KulübüChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 202011,4bin okunma