"İsmi ne?"
"Onur."
Onur? Kafanda tuhaf biçimde tınlıyor bu sözcük, bu ismi kocasının koyduğunu düşünüyorsun, babanın istediği, oğul için biçtiği
şey, ney, bir yük, yüklerden biri? Neyse ki söylene söylene anlamı
silinip gidiyor isimlerin.
Hiçbir şeyi kendimize kader yapmağa hakkımız yoktur. Hayat o kadar geniş ve insan o kadar büyük meseleler içinde ki... Onu kavramak için düşüncelerimizde ve hayatımızda hür olmalıyız. Sonra daha ağır bir sesle: - Mesuliyetini taşıyacağın fikrin adamı ol! Onu kendi uzviyetinde bir ağaç gibi yetiştir: Onun etrafında bir bahçıvan gibi sabırlı ve dikkatli çalış!
Olağan şahıslar başarının, Meryem gibi bakire olduğuna inanırlar ve bir tabu olarak gördüklerinden, o'na ne dokunurlar ne de bir başkasının dokunmasına izin verirlerdi.