Daha Katlanılır Bir Yolculuk
6/10
·504 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:12
Zodyak Akademi: Acımasız Varisler, ilk kitap olan Uyanış’a kıyasla benim için daha iyi bir okuma deneyimi sundu. Evren hâlâ zaman zaman bana fazlasıyla bir fantezi dünyasının tüm istekleri bir araya getirilmiş hâli gibi gelse de bunu kabullenerek okumaya devam ettiğim için hikâyeye uyum sağlamak daha kolay oldu. Yazarın dili zaten oldukça akıcı; sayfalar su gibi akıp gidiyor. Ancak bu seriden kusursuz bir kurgu beklememek gerektiğini düşünüyorum. Daha çok kafa dağıtmalık, kolay okunan ve yormayan bir seri. Buna rağmen ikinci kitapta belirgin bir gelişim olduğunu hissettim. Semavi Varisler’in zorbalık dozunun azalması hikâyeyi daha okunabilir hâle getirmiş. Vega İkizleri’nin kitap boyunca intikamlarının temelini hazırlayıp sonunda planlarını başarılı bir şekilde uygulamaları da oldukça tatmin ediciydi. Kitapta zorbalıktan sonra en çok rahatsız olduğum nokta ise başkarakterlerin sürekli farklı erkeklerle romantik veya fiziksel yakınlık yaşaması oldu. Muhtemelen hikâye bizi Tory–Darius ve Darcy–Orion çiftlerine götürüyor. Ancak iki kitaptır Tory ile Caleb arasında bir çekim yaratılmaya çalışılması bana gereksiz geldi. Üstelik Darius ve Caleb’in yakın arkadaş olması da ileride oluşacak ilişkilerin dinamiğini benim için zayıflatıyor. Darcy tarafında ise Seth’in tüm ısrarlarına rağmen başından beri Orion’un ön planda olduğu çok belliydi ve ikinci kitapta da bu durum değişmedi. Ben çiftler arasındaki kimyanın baştan sağlam kurulmasını seviyorum; aksi hâlde sonradan oluşan ilişkiler bana çok yapay geliyor. Umarım ilerleyen kitaplarda bu karmaşık romantik yapı daha dengeli bir hâl alır. Hikâyeyi okurken aklıma sürekli gelen bir diğer soru da şuydu: Eğer bu kızların tahta göz dikmesini istemiyorsanız, neden onları sürekli zorbalıkla ve düşmanlıkla kışkırtıyorsunuz? Böyle
1000Kitap
Acımasız VârislerSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026206 okunma
Kendine Dönmenin Hikâyesi
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:51
Geçecek mi?, psikolog ve televizyon programcısı Gökhan Çınar'ın insanın iç dünyasına, geçmişten taşıdığı yaralara ve iyileşme sürecine odaklanan etkileyici bir eseridir. Kitap, yalnızca psikolojik kavramları anlatmakla kalmayıp okuyucuyu kendi yaşam öyküsünü sorgulamaya ve duygularıyla yüzleşmeye davet eder. Yazar, sade ve samimi dili sayesinde karmaşık psikolojik konuları anlaşılır hale getirirken, okurun kendinden parçalar bulabileceği örnekler sunar. Özellikle çocukluk deneyimlerinin yetişkinlik üzerindeki etkileri, duygusal yükler ve kendini kabul etme temaları kitabın merkezinde yer alır. Kitabın en güçlü yanı, okuyucuya hazır çözümler sunmak yerine farkındalık kazandırmasıdır. “Geçecek mi?” sorusuna kesin bir cevap vermek yerine, iyileşmenin zaman, emek ve kendine şefkat gerektiren bir süreç olduğunu hatırlatır. Sonuç olarak Geçecek mi?, kendini daha iyi tanımak, geçmişiyle barışmak ve duygusal yolculuğunu anlamlandırmak isteyen herkes için değerli bir okuma deneyimi sunmaktadır. Geçecek mi? Gökhan Çınar
Geçecek mi?Gökhan Çınar · Destek Yayınları · 2024726 okunma
Reklam
Kendimden Özür Dilerim
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:44
"Fazla iyi niyet, insanı kendinden vazgeçmeye sürükler mi?" Bu soru, kitabın kapağında bizi karşıladığı an aslında hikayenin neye evrileceğinin de bir sinyali oluyor. Miraç Çağrı Aktaş'ın Kendimden Özür Dilerim kitabı, kendi hayat koşturmamızda, başkalarını memnun etme çabamızın arasında aslında en çok kimi ihmal ettiğimizi yüzümüze vuran bir ayna niteliğinde. Hayat koşturmacası, çevremizdeki insanların beklentileri ve "fazla iyi niyet" dediğimiz o ince çizgi, çoğu zaman kendimizi arka plana itmemize neden olur. Miraç Çağrı Aktaş, bu kitabında tam da bu noktaya parmak basıyor; başkalarını memnun etmek için kendinden vazgeçen, kendi değerini başkalarının terazisinde tartmaya çalışan herkes için bir hatırlatma sunuyor. Neden Okumalısınız? Kitap, başkalarının beklentileri arasında kaybolduğumuz anlarda, kendi benliğimize geri dönmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Kitabın ismi bile başlı başına bir itiraf. Kaç kez "hayır" dememiz gereken yerde sustuk? Kaç kez hak etmediğimiz davranışlara sırf kırmamak adına müsaade ettik? Bu kitap, bu soruları sorarak okuru kendi iç dünyasına bir yolculuğa çıkarıyor. Kapaktaki yara bandı görselinin de simgelediği gibi, eser, ruhumuzda açtığımız o görünmez yaraları sarmak için naif bir başlangıç noktası sunuyor. Kitabın sayfalarında ilerlerken "Bunu sadece ben yaşamıyorum" dedirtecek pek çok cümleyle karşılaşacaksınız. Yazarın samimi ve doğrudan üslubu, okuru bir yazar-okur ilişkisinden ziyade, dertleşen iki dost moduna sokuyor. Yazarın doğrudan üslubu, okurken sanki bir dostunuzla dertleşiyormuşsunuz hissi yaratıyor ve "Bunu sadece ben yaşamıyorum" dedirtecek pek çok içsel noktaya temas ediyor. Eğer son zamanlarda kendinize haksızlık ettiğinizi düşünüyorsanız veya kendi sesinizi duymakta zorlanıyorsanız, bu kitap size ihtiyaç
Kendimden Özür DilerimMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 2026172 okunma
7/10
·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:25
Selamlar. Bu kitabı sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. Okurken keyif aldım, kitap akıcıydı ama diğer yandan bazı şeyler önceki kitaplara nazaran çok hızlı işlenmiş gibi geldi bana. Ben önceki kitapları dark romance’ten çok psikolojik gerilim olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu çünkü bu kitaptaki karakterlerin de olayların da romantize edilmemesi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitapta ise olaylar tamamen romantizme dönüyor. İki kitap arasındaki bu değişimin böyle birden olmasını ben pek sevemedim Elder ve Pim’in ilişkisinin gelen olarak ne kadar tartışmaya açık olduğu hepimizin malumu. Bir önceki kitabın sonunda yaşananlardan sonra Pim’in Elder’a bir mektup yazması ve otelden ayrılmasını okumuştuk. (Pim’in yanına hiçbir şey almadan oteli terk etmesi saçmalıktı ama bu kısmı geçeceğim.) Pim’in yaşadığı aydınlanma çok ani geldi bana. Bir önceki kitapta Pim “Yalnız başıma bu dünyada ayakta kalamam” gibi bir motivasyonla Elder’ın yanında kalmaya kararlıyken bu kitapta Elder’a inanılmaz aşık olduğunu fark ediyor ve ona bu işkenceyi çektiremeyeceğini düşünerek gitmeye karar veriyor. Hangi ara bu kadar aşık oldun ?! Hadi onu da geçtim neyine aşık oldun ? Sana sürekli ültimatom veren, benim gemimde kalacaksan benim dediğimi yapacaksın modunda takılan, düşüncelerini sanki hakkıymış gibi talep eden, sana tecavüz etmiş bir adamın neyine, hangi ara bu kadar aşık oldun ? Yani bütün bu yaşananlar düşünüldüğünde Pim’in bu aşık halleri ve ben onu iyileştirebilirim tripleri bana inanılmaz saçma geldi. Önceki kitaplarda Pim’in gücüne, kararlılığa, ayakta kalma ve adapte olabilme yeteneğine ne kadar hayran kaldıysam bu kitaptaki birbirinden manasız düşüncelerine o kadar sinir oldum. Pim zeki bir kadındı. Bu kitapta ise inanılmaz aptalca kararları var. Pim’le ilgili saçma bulduğum
ThousandsPepper Winters · Pukka Yayınları · 2025140 okunma
9/10
·37 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 10:54
En beğendiklerimden biri oldu,içsel hesaplaşma kendi kendine söylenme kendisini izole etme şekli,insanların çevresinin bile anlamaması... Stefan Zweig severler rahatlıkla okuyabilirler .
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 201920,5bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:10
Eskiler kemâle erme sürecini kısaca füsûn, cünûn ve sükûn olarak formüle ederlermiş. Yani önce etkilenir insan, sonra bu etkiyle sahip olduğu aklı terk eder/değiştirir...son olarak Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz deliliğin ardından gelen sessizlik. Kemal'in sonu suskunluk/sessizliktir. Çünkü kemal'de her şey yerli yerindedir... yerini bulmuştur, arayışın sesleri kesilmiştir... Baş karakterimiz Füsun sanırım böyle bir güzergâhın koşucusu olarak bu isimle hikayeye konu olmuş. Kitabın gelişme bölümünde ibn Arabi ve Mevlana'dan bunca dem vurulması sanırım bu düşüncemi destekliyor. Nereden nereye'si bu idi kitabın. İntihara giderken Meryem ile karşılaşır Efsun. Meryem bir oğul sahibi. Çocuğun adı Ali. (Neredeyse İsa olacakmış diye düşünmedim değil. Her iki isim de üç harfli ve a-i harflerini içeriyor) Yeni bir hayata tutunur Efsun bu karşılaşmanın ardından. Ali'ye kısmî annelik yapar. Çok sevdiği eski erkek arkadaşından ayrılır. Yeni yaralar edinir kendine ve ilk olarak 'terk etme'yi hedefler. İlk yerli eski sevgilisine dairdir. Sonra işi. Sonra evi... Katmanlarına ayırarak okunduğunda derinleştirilebilecek bir kitap olduğunu hissettim ben. Tasavvuf çerçevesinde okunursa daha bir lezzet alabileceğini düşünüyorum okuyucunun. Diger yandan dikkat çekici bir karakter kurgulamayi başarmış yazar. Çok konuşan, çok düşünen ve çok hisseden bir karakter. Biraz uç boyutlarda olmuş sanki. Ahmet Mithat efendi gibi kitapta didaktik yerleştirmeler çoktu ki yazar da aynen yazmış bunu kitaba. Bir özeleştiri olarak okudum bunu. Çok uzadı. Buralarda bu kadar uzun yazılar okunmuyor. Bu kitap okunsun bence. Ama doğru ana fikri vermedik. Feminizm nedir? Niçin karşı çıkmalı?
SağanakManolya Gürocak · İz Yayıncılık · 202025 okunma
Reklam
Reklam