Ufuk Özgür, bir alıntı ekledi.
36 dk. · Kitabı okuyor

İnsanlar, hoşlarına gitmeyen her şeyi anlamaya çalışmaktansa yok etme yoluna gitselerdi var olamazlardı.

Bir Çift Yürek, Marlo Morgan (Sayfa 94)Bir Çift Yürek, Marlo Morgan (Sayfa 94)
Hakan YILDIRIM, bir alıntı ekledi.
55 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Merak etme" dedi, kapıya doğru giderken:
Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz. Herkesin mezarı kendine."

Peri Gazozu, Ercan KesalPeri Gazozu, Ercan Kesal
Sezen B., bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

Nerede olursan ol, içerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne cellâdın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,

Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 22 - Metis Yayınları)Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 22 - Metis Yayınları)

AŞK
O eski günlerden
Söz etme bana.
Efkarım,gönlüme
Doldu bu gece.
Unut artık beni
Bir daha anma.
Efkarım,saçımı
Yoldu bu gece.
Dokunma yarama
Dokunma sakın,
Kahreden yazıymış
Seninle yazım,
Gözümdeki yaşı
Şarkıma yazdım,
Dinleyip,dinleyip
Sızdım bu gece!
O eski günlerden
Bir resmin kaldı.
Son defa resmine
Baktım bu gece.
Bendeki sevdanı
Maziye kattım.
Resmini,resmimle
Yaktım bu gece!
Dokunma yarama
Dokunma sakın
Derdimin dermanı
Artık çok yakın.
Sevda zincirini
Boynuna taktım
Bu aşka bir mezar,
Kazdım bu gece!
Kazdım bu gece..!

_bayanhiçkimse_, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor

"Ne banyoda dişlerini fırçalaması başka biri tarafından duyulsun istiyordu ne de iki kişinin baş başa kahvaltı etme düşüncesini çekici buluyordu."

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 22)Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Milan Kundera (Sayfa 22)
Elif, bir alıntı ekledi.
 4 saat önce

"ve bir kez kaybedilince, yaşama iradesi bir daha kolay kolay kazanılmıyordu."
Firma, her gün için her tutuklu başına belirlenen sabit bir ücreti kamp yetkililerine ödüyordu. Bu
kuponlar firmaya elli peniye mal oluyordu ve tanesi altı adet sigarayla değiştirilebiliyordu; ancak çoğu durumda karşılığı haftalar sonra alınabiliyordu ve bazen de geçerlilik süreleri doluyordu. On iki sigara karşılığı bir ödülün gururlu sahibi olmuştum. Ama daha da önemlisi, sigaraların, on iki çorbayla değiştirilebilmesiydi; on iki çorba ise çoğu durumda açlık karşısında gerçek bir güvenceye karşılık geliyordu.

Gerçekte sigara içme ayrıcalığı, haftalık bir kupon kotasına sahip Kapolar’a ya da antrepo veya atölyede usta olarak çalışan
ve yaptıkları tehlikeli işler karşılığında birkaç sigara alan tutuklulara aitti. Buna tek istisna, yaşama iradesini kaybeden ve son günlerinin “tadını çıkarmak” isteyen tutuklulardı. Dolayısıyla kamp sakinlerinden birisinin kendi sigarasını içtiğini gördüğümüz zaman, devam etme direncine olan inancını kaybettiğini anlardık ve bir kez kaybedilince, yaşama iradesi bir daha kolay kolay kazanılmıyordu.

İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 22 - Okuyan Us Yayınları - 42. Basım: Mart 2018, İstanbul - Çeviri: Selçuk Budak)İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl (Sayfa 22 - Okuyan Us Yayınları - 42. Basım: Mart 2018, İstanbul - Çeviri: Selçuk Budak)

Sevgi
Uyanınca aklınıza gelen ilk kişi ileride muhtemelen katiliniz olacaktır diyor dergide. Benim aklım hep Oğuz Atayda. Çünkü sevmek yarıda bırakılan bir kitaba devam etme kadar kolay bir iş değildi, emekti, düşünmekti.

Carnival of Rust, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

Beni dinle. Bir hata yaptığın belli. Ama hala telafi etme fırsatın var. Söz veriyorum. Hepimiz hata yaparız, değil mi? Hatanda ısrar edersen sorun büyümeye başlar ve işte o zaman iş ciddiye biner, anladın mı?

Tanrı'nın Formülü, Jose Rodrigues Dos SantosTanrı'nın Formülü, Jose Rodrigues Dos Santos
CEM AKDAG, Felsefenin Tesellisi'yi inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Felsefeye meraklıysanız ve benim gibi, ünlü filozofların kitaplarını okuyup beğendiğiniz cümlelerin altını çiziyorsanız bu kitap tam size göre. Günlük yaşamda kızdığınızda sıkıldığınızda üzüldüğünüz de kitaptaki bilgece düşünceler aklınıza getirip biraz olsun teselli bulabilirsiniz.

Temkinli olmaya çalıştığımız zaman aptallıkla suçlanıyoruz. Utangaçlığımız kendini beğenmişlik, başkalarını memnun etme isteğimiz dalkavukluk olarak algılanıyor. Bu yanlış anlamalara son vermek istiyoruz ama birden boğazımız kuruyor, ağzımızdan çıkan sözlerden hiçbiri asıl söylemek istediğimiz olmuyor.

Arzularımızın gerçekleşmediği takdirde nelerle karşılaşabileceğimizi şöyle mantıklı bir şekilde düşünürsek, yaşayabileceğimiz sorunların, yol açtıkları huzursuzluğa kıyasla çok daha küçük olduklarını görürüz.

Seçim sizin; mümkün olduğu kadar az keyifsizlik, kısacası acısız bir yaşam mı? Yoksa o ana kadar hiç tadılmamış zevkleri tatmanın, keyifleri yaşamanın bedelini ödemeyi göze alarak mümkün olduğu kadar çok keyifsizlik mi? Eğer ilk seçeneği yeğler ve acılarınızı azaltmayı, hatta yok etmeyi isterseniz zaman keyif alma kapasiteniz de azalacak, hatta yok olacak.