Dimitrina, Mustafa Kemal’i hiç unutmadı, çünkü o da genç kızın ailesiyle teması kesmemişti. Dört yıl sonra, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, Dimitrina babasıyla İstanbul’a gitmeye kalktı. Orada Mustafa Kemal’i görmeyi umuyordu. Ancak Bulgar cephesinin çökmesi, bu yolculuğu engelledi... Yakınlarının anlattığına göre, son günlerde bile Mustafa Kemal’den söz etmekteymiş.
O portre bana bir oyunda duyduğum tuhaf dizeleri anımsatırdı. Hamlet’teydi sanırım. Dur bakayım, nasıldı?
"Bir hüznün resmi gibi,
Kalbi olmayan bir yüz."
Evet, portre tıpkı böyleydi işte.