Düşünce
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 20:14
Öncelikle Kazazede evreni benim evim ve bu seri benim en sevdiğim seri ve her zaman da öyle kalacak. SPOİLER YOKTUR, her kitabı her sayfası incelikle yazılmış bir seri olay akışı mükemmel bir şekilde düşünülmüş her detayı çok güzel karakter gelişimleri çok güzel şekilde ilerliyor seri boyunca sadece ana karakterlerimiz Sezin ile Turan Alp’i okumuyoruz bir sürü yan karakterimiz var onlarında aralarında ki dinamik bize kendini okutturuyor ama en iyisi Sezin ve Turan Alp onlar çok ince düşünülerek yazılmış bir çift her sahneleri olaydı onların ilk tanıştığı anda ki birbirlerine nefretiyle ilerleyen kitaplarda birbirlerine olan aşkları kendini o kadar güzel gösterdi ki zaman geçtikçe birbirlerine daha çok bağlandılar birlikte oldukları her zaman herşeyin mükemmel olacağına inandılar bu yüzden onları çok seviyorum ve her zaman da seveceğim Sezin’i, Turan Alp’i, Kazazede’yi onlar benim evim ve öyle de kalacak
Düşünce
Kazazede 4Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025341 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Bu Beden Benim Evim, Rupi Kaur’un her yıl Şubat ayında yeniden okuduğum üç kitabından üçüncüsü. Süt ve Bal bende yaranın adını koyan, Güneş ve Onun Çiçekleri yeniden büyümeyi hatırlatan bir yerde duruyorsa; Bu Beden Benim Evim daha çok insanın kendi içine dönmesi, kendi bedeniyle, zihniyle ve geçmişiyle aynı evde yaşamayı öğrenmesi gibi geliyor bana. Bu kitabı okurken en çok şunu hissediyorum: İnsan bazen kendine bile yabancılaşabiliyor. Kendi bedeninden, kendi düşüncelerinden, kendi sesinden uzaklaşabiliyor. Rupi Kaur bu kitapta bana tam olarak bunu düşündürüyor. Kendine dönmek, kendini yeniden duymak ve içinde yaşadığın bedeni sadece taşıdığın bir şey gibi değil, gerçekten ait olduğun bir yer gibi görmek… Bu yüzden Bu Beden Benim Evim’in bendeki yeri farklı. Diğer iki kitap kadar kırılma ve yeniden çiçeklenme hissi var ama burada daha içe dönük, daha sessiz, daha kendinle baş başa kalan bir taraf var. Bazı sayfalar sanki insanın kendi kendine söylemesi gereken ama bir türlü söyleyemediği cümleler gibi. Her yıl bu kitabı yeniden okuduğumda sayfalarına farklı notlar almam da bundan. Çünkü bedenimle, kendimle, geçmişimle ve içimde taşıdıklarımla kurduğum ilişki her yıl değişiyor. Daha önce altını çizdiğim bir satır bu sene bana uzak gelebiliyor; geçen yıl geçip gittiğim bir sayfa ise bu kez uzun süre aklımda kalabiliyor. Kitap aynı kalıyor ama ben değişiyorum. Bu yüzden bu üç kitabı her Şubat yeniden okumak bana kendimi yoklamak gibi geliyor. Rupi Kaur’un dili yine çok sade. Belki de bazı okurlar için fazla sade. Ama benim için bu sadelik, özellikle bu kitapta çok yerinde. Çünkü insanın kendine dönmesi bazen büyük cümlelerle olmuyor. Bazen sadece küçük, net, içten bir satır yetiyor. Bir cümle geliyor ve insanın içinde uzun zamandır dağınık duran bir şeyi yerine
Bu Beden Benim EvimRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20221,487 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 00:00
Süt ve Bal benim için sadece bir şiir kitabı değil, başucu kitabım diyebileceğim kitaplardan biri. Rupi Kaur’un Süt ve Bal, Güneş ve Onun Çiçekleri ve Bu Beden Benim Evim kitaplarını her yıl sabit olarak Şubat ayında okurum. Bu artık benim için klasik bir okuma düzeninden çok, kendime dönme ritüeli gibi oldu. Aynı kitaplara her yıl yeniden dönüyorum ama hiçbir yıl aynı insan olarak dönmüyorum. Belki de bu yüzden sayfalarına her sene farklı notlar alıyorum. Süt ve Bal’ın bendeki yeri ayrı. Çünkü bazı kitaplar vardır, size uzun uzun bir şey anlatmaz ama tam sustuğunuz yerden konuşur. Rupi Kaur’un şiirlerinde de bunu hissediyorum. Çok kısa, çok sade görünen birkaç satır bazen insanın içinde adını koyamadığı bir yere denk geliyor. Acı, sevgi, kırılma, kadın olmak, bedenle barışmak, iyileşmek, yeniden ayağa kalkmak… Hepsi fazla süslenmeden, doğrudan ve içten bir yerden anlatılıyor. Bu kitabı ilk okuduğum zamanki notlarımla sonraki yıllarda aldığım notlar arasında bile fark var. Daha önce altını çizdiğim bir satır bu yıl bana aynı şekilde dokunmayabiliyor. Tam tersine, önceden geçtiğim bir sayfa bu kez beni olduğum yere çivileyebiliyor. Bence bu kitabı benim için özel yapan şey de bu. Kitap aynı kalıyor ama ben değişiyorum. O yüzden Süt ve Bal benim gözümde sadece okunmuş bir kitap değil; yıllar içinde kendi değişimimi de gördüğüm bir defter gibi. Rupi Kaur’un dilini herkes sevmeyebilir. Bazılarına fazla sade, fazla kısa ya da fazla direkt gelebilir. Ama ben tam da bu yalınlığı seviyorum. Çünkü bazen insanın karmaşık cümlelere değil, içinden geçen şeyi dosdoğru söyleyen birkaç satıra ihtiyacı oluyor. Süt ve Bal bunu yapıyor. İnsanı uzun uzun ikna etmeye çalışmıyor; sadece bir cümleyle gelip kalbinizin kapısına oturuyor. Kitabın özellikle iyileşme tarafı benim için çok
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 21:02
Sinan Akyüz'ün okuduğum ilk romanıydı. Anlatımı beni çok tatmin etmedi fakat hikaye derindi. Ülkem,evim dediğiniz yerde, kapı komşunuz etnik kimliğinizden dolayı beslediği gizli düşmanlığını ortaya serse nasıl bir kabus yaşardınız hayal edin. Amir, kim olduğunun peşine düşerken aslında hayatına da tutunmuş oluyor. Bir insanın kendini bulma çabası ve farkında olmadığı yaşama umudu. Konu güzeldi. Belki siz yazarın anlatımını da seversiniz.
Edebiyat
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,820 okunma
Sözün bittiği yerdeyim!
Puan vermedi·159 syf.··
2026 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:27
Bu nasıl bir cesaret, bu nasıl bir dik duruş Allahım tüylerim diken diken. Romanın başkahramanı ve şehit kızı Aliye tam bir Türk kadını asilliği ile memleketine büyük bir fedakarlık yapmış kudretli bir kızdır. Onun kasabanın adaletsiz yaşamında çocukları korumak ve eşitlemek için koyduğu duruş ve ettiği “Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi! “ yeminiyle mücadeleci , kararlı ve öğretmen ruhuyla görevini layıkıyla yaptığını apaçık yansıtıyor. Herkese bir umut bir sevinç olan Aliye dini kullanıp, saptıranların şerrine, ihanetine , iftarasına uğruyor. Tek gayesi sevdiği insanların selameti ve bu milletin kurtuluşa ermesi olan aliye kendinden vazgeçecek kadar büyük bir iyilik yapıyor ve bu iyiliğin karşılığında sözde Müslümanlar onu canlı canlı kurban ediyor .
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Dünyadan Soyut Ama Hala Onun İçinde Kendine Ait Bir Dünya
8/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 12:10
•"Kitaplar evim benim" cümlesinin vücut bulmuş halidir bu eser. Kâğıt Ev de bir Sahaf Mendel havası var adeta eğer Stefan Zweig 'ın eserini sevdiyseniz bu esere bayılırsınız. Okurken sizi zorlamayan günlük bir dille anlatılan; kitap okumaya dair harika betimlemeler var. Şahsen kitap elindeyken arada gözlerim kütüphaneme kaydı ve beni gülümsetti çünkü değinilen yazarların, kitapların orada benim kütüphanemde de varlıklarını görmek çok hoşuma gitti açıkçası ve eseri daha da içselleştirmeme sebep oldu bu nüans. •Kitap okuma bağımlılığı, kitap alma bağımlılığı ve dünyadan soyutlamayla gelen kendine ait bir dünya kurma eğilimini çok güzel ve gerçekçi bir dille anlatan güzel bir eser. Kitapları içselleştiren her okuyucunun mutlaka okuması gerek bence :) •Okuyan, yorumlayan; Melek Zehra Balcı
Edebiyat
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma