Kardeş Katli
Sancak şehzadelerinin aralarındaki taht kavgası malum; bu tip eğilimleri en sert şekilde önleyen Yavuz Sultan Selim ve Kanûnî Sultan Süleyman oldu. "Nizâm-ı devlet" ve "selâmet-i millet" için evlat ve torun katli dahi mübahtı. III. Murad'ın beş ve III. Mehmed'in 19 kardeşini katlinden sokaktaki insan dahi yaka silkti ve dedikodular peşi peşine gitti.
Sayfa 310·Kitabı okuyor
Alıntı
Çağında İbrahim olmanın bedeli nedir?
Kurban geleneğimiz buradan gelir. Kurban yaklaşmaktır. İsmail, Allah'ın verdiği nimetler içinde; en çok sevilenin O'nun yolunda adanmasının semboldür. Bir insan dünyada her şeyden ayrılır ama evlat için der ki, ölümünü görmektense öleyim..... Evlat bu kadar değerlidir. İbrâhimden en değerliyi vermesi istenmiştir. O da hiç itiraz etmeden, verme niyetini ortaya koymuştur. Tam kurban edecekken Cenab-ı Hak, "tamam sadâkatini ispat ettin” diyerek İsmâile bedel bir koç gönderir. Sonra İbrâhim'in (as) kısır olan eşi Sâreden İshak adında oğlu olur. O oğlundan Yakūb, Yakūbtan da on iki oğul olur. İşte yukarıda verdiğimiz mesajın referansı budur. Allaha bir İsmail verdi. Allah İsmail'i geri verdi, üstüne koç verdi. Yetmedi İshak'ı verdi. Yetmedi İshak'tan Ya'kūb, Ya’kūbtan on iki torun verdi. Bütün bunlar şu mesajı verdi: Allah yolunda vermek demek verdiğinden daha fazla almaktır. Ateşe girmek can vermenin, İsmail'i kurban etmek canan vermenin sembolü idi. Peki, canı ve cananı verenin yolunda verince bunun dünyadaki ödülü ne idi? Kâbe'yi inşa etmek. Bu inşaattan daha zoru gönülleri Kâbe yapma inşaatıdır. Bütün bunların günümüze mesajı nedir? Yeryüzünü Kâbe yapma liyakatine sahip olmak, canı ve cananı verenin yolunda vermekten geçiyor. Onları vermeyene bu liyakat verilmiyor. Evet, kısaca: "Kur'anda Hz. İbrahim'in isminin geçtiği her yerde verilen mesajın özü budur. Bana Ne Diyor? Kur'an İbrâhim'i (as) sana hikâye olsun diye anlatmıyor, senin için *gaye* olsun, hedefe giden yolda rehber olsun diye anlatıyor
Sayfa 537 - Bilge Oğuz·Kitabı okuyor
Alıntı
Sen Alemin Işığısın yâ Muhammed Mustafa (sav)…
63 yıllık ömrüyle ışık tutarken, hayırlı bir ebeveyn, eş, dede, evlat, torun, kardeş, yeğen, kuzen olabilmenin yolunu da gösterdi inananlara.  Konuşması da Allah'tan bir rahmetti, susması da. Oturması kalkması, neşesi veya celâli, savaşması yahut barışması ayrı ayrı rahmetti insanlara. Özetle; cümle işleri ve hâlleriyle "Rahmet Nebisi" idi O..
Sayfa 173 - Kapı Yayınları 2. Basım·Kitabı okudu
Şimdi biz, derince ve inceden ince düşünmeliyiz ... Evet, biz bu imanın neresindeyiz? Bu ölçülere göre, ne kadar Müslümanız? Dedemiz, savaşta bile kıyamazdı düşmanına ... Bugün biz, en yakınlarımızla ne durumdayız? Anne-baba, evlat, torun. hısım, akraba, konu komşu ne haldeyiz? Düşünmeli değil miyiz? Bize ne oldu? Yüzyıl sonra bugün, Çanakkale ruhu, ruhumuz mu? Hakikaten, bize ne oldu? Nasıl acımasızlaştık? Sevgimiz, şefkatimiz, merhametimiz neden soldu? Bu İlahi güzellikler, Mehmetçiğin ruh dünyasını oluşturur­du. Bu sebeple başkalarından farklıydı. O kadar farklıydı ki; ölçülerini, kırmızı çizgilerini can pazarında da, son nefesinde de unutmazdı ... Bu sebeptendi, düşmanına dahi acıması ve onu kendine hayran bırakması ... Şimdi, haksızlıklarla bunalan dünyaya yeniden bir insanlık getirmenin ve gönülleri güzelleştirmenin vakti ...
Tilmiz, Allah Resûlü'nün torunlarina karşı olan asirı şefkat ve ilqisinin önemli bir nedeni ve hikmeti olmalı diye düşünüyordu. O nedenle bir sohbet esnasında. "Seyda." demişti, "Şüphesiz her dede yaratılıştan torunlarını sever. Hatta kimi dedeler çocuklarından çok torunlarını severler. Halk arasında söyle de bir söz var: Evlat sermaye, torun kârdır. Insan kârını daha çok sever."
Sayfa 56·Kitabı okudu
Rızık
Sonra rızık sadece para ve kazanç değildir. Sıhhat, zekâ, tahsil, güç-kuvvet, aile saâdeti, evlât-torun, gönül huzuru... Her biri bambaşka rızıklar. Allah birini kısmışsa, diğerini bol bol vermiştir. Birinden şikâyet etmek, hepsine karşı nankörlük olur. Hele bir müslümanın, ümmet-i Muhammed olma şerefine ermiş bir mü'minin; «Rızkım az.» diye şikâyet etmesi hiç doğru olmaz. Çünkü îman en büyük ikramdır.
Sayfa 36 - Yüzakı Yayıncılık, İstanbul-2017·Kitabı okudu