"Nereye gideceğim? Keşke polis kuşkulanıp karakola götürseydi beni. Değişik bir gece olurdu. Belki onu da bulup getirirlerdi. Birlikte çıkardık. Sonra, sıkıntı. O bitti. Haset'te kitap arayacağım. Niye koşuyorsun? Davete geç mi kaldınız? Her zaman geç kalanlar bulunur. Hindi dolması daha bitmemiştir. Bu gece insanların hindi yemesi gerekir.
Bulamayanlar üzülür.Yılbaşı hindisi... Ooooo!Eğlenmek de zorunludur.Sinemalar,barlar doludur. Evlerde toplantılar vardır.
Mesela, bir enerji durumundan
başka bir enerji durumuna geçerken, elektronlar sanki olası tüm yörüngeleri denerler ve aynı nerede oturacağına karar
vermeden önce aynı uzaklıkta olan bütün evlerde oturabilmek isteyen
emlakçılar gibi davranırlar.
Bir filmi izler gibi izliyorsunuz hayatı. Dışarıdan ve telaşsız. Olup biten hiçbir şey sizi etkilemeyecekmiş gibi. Bir film izler gibi olaylara bakıp, sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip gideceksiniz dostlarınızın yanına. Akşamüstlerinde toplandığınız evlerde, konuşacak konularınız olacak böylece mezelerin arasında. İkiyüzlü sohbetlerin arasında tüketilecek başkalarının ölümü.
"Bir çocuk dünyaya geldiği evde öğrenir bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu. Aslında hepimizin kaderi o evlerde yazılır. O ev, o çocuğun ilk ve en derin dünyasıdır. Sonra ne kadar uğraşırsanız uğraşın o evin rengini, kokusunu, sesini, sevgisini, zehrini ruhunuzdan söküp atamazsınız. Çakılır kalır içinize."
ŞEHİR
"Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim," dedin,
"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
- bir ceset gibi - gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün, boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir. Sen gene aynı sokaklarda
dolaşacaksın. Aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka
bir şey umma -
Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.