8/10
·225 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 23:23
“Hamlet” sadece bir intikam hikâyesi değil; insanın kendi zihniyle verdiği en derin savaşın hikâyesidir. Düşünmekle eylemek arasında sıkışan bir ruh… “Olmak ya da olmamak” sorusu, aslında hepimizin içinde yankılanan bir çığlık. Shakespeare, Hamlet karakteriyle bize şunu hatırlatır: Bazen en büyük trajedi, harekete geçememek değil; fazlasıyla düşünmekten kaybolmaktır. Kendi iç sesinle yüzleşmeye hazır mısın?
HamletWilliam Shakespeare · Koridor Yayıncılık · 202458,6bin okunma
Kelimeler üzerine
Puan vermedi
Merhaba, Bir doktor, bir sanatçı ve bir yazar olan Ercan Kesal'ın kitabı "Velhasıl"ı okurken sanki pek sevdiğim bir büyüğümle muhabbet ediyor gibi hissettim. O kadar içten, o kadar bendendi ki... Kitap içeriğine yönelik yazılacak belki çok şey vardır ama ben kelimeler hakkında yazmak istedim. Aralara altını çizdiğim yerleri serpiştirmeyi de unutmadan... Kelime, 'kelam'dan gelir. Söz demektir aslında. İncil'i merak edip okudunuz mu hiç? Gerçi inandığımız kitapları okuma konusunda sınıfta kalmış bir toplumuz, inanmadığımızı mı okuyacağız? Yine de okuyanlar bilir; Yuhanna İncil'i şu sözle başlar: Başlangıçta 'söz' vardı, 'söz' Tanrı ile birlikteydi ve 'söz' Tanrı idi. İşte kelimenin önemi tam da bu noktada çok net bir şekilde ortaya konulmuş aslında. Kelimeler, yeri gelir yaranın kendisidir, yeri gelir merhemi... Yeri gelir Kabe yıkar, yeri gelir insanlığı kurtarır... Yeri gelir zehirdir, yeri gelir şifa... Kesal kitabında şöyle der; kelimeler mazlumların yaralarını serinleten merhemlere benzer. İnsanın sesi mi çok çıkmalı, sözü mü? İnsan sözünü yükseltmeli lakin bunun için önce insan kendini bilmeli. Kendini anlamalı. Başından geçenlerin, yaptıklarının, yapamadıklarının, yapabileceği halde yapmadıklarının analizini yapmalı. İnsan sözünü yükseltebilmek için dönüp kendine ve böylece Tanrı'nın yansımasına bakmalı. Acıyı da tatlıyı da hakkını vererek yaşamalı insan, sözünü yükseltebilmek için. Pişmek ve nihayetinde yanmak için acıyı bal eyleyecek sözler yaratmalı. İşte bu noktada edebiyat ile bağ kurmalı. Öykü, roman, şiir... İnsanlığın ortak değerlerini ve sözlerini içinde barındıran bu hazinelerden mahrum etmemeli kendini. Acıyı bal eylemek, ruhunu iyileştirmek için başka acıları 'bilmeli', başka ruhları 'tanımalı'... Kesal, yazmak isteyenler için Kieslowski'nin
VelhasılErcan Kesal · İletişim Yayınları · 2019524 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
"İnsan başlangıç ile son arasında bu- ara -da seyrettiği, kendisiyle başlayıp yine kendisiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendisiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıtabilir?" Vb. Sorularla yola çıkan ve bu sorular üzerindeki makalelerini bir araya toplayan İhsan Fazlıoğlu, İnsan olmak üzerine felsefi, bilim, sanatsal bir bakış açısıyla İnsan'ı Arıyor. Kitap içerdiği üslup çok mu çok başarılı, muhtevası gereği zengin bir dil kullanılmış, bu açıdan yazarı tebrik etmek gerekir. Dile hakimiyetini ilk okuyacağınız makalede hemen anlaşılır bir biçimde kendini sarih bir şekilde ortaya çıkarıyor. Kitap genel anlamda felsefe ve bilim üzerinde değerler dünyamıza İnsan olmak üzerine önermeleri içerdiği için beğendim. Okunabilir, dili gerçekten çok beğendim ...
1000Kitap
Kendini Aramakİhsan Fazlıoğlu · Papersense Yayınları · 20142,091 okunma
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 19:11
Hamlet, Shakespeare’in insan ruhunu en derin yerinden yakaladığı eserlerden biridir. Danimarka Prensi Hamlet’in, babasının ölümünün ardındaki gerçeği öğrenmesiyle başlayan oyun; intikam, ahlak, iktidar, delilik ve varoluş üzerine yoğunlaşır. Ancak bu metni güçlü kılan şey olaylar değil, Hamlet’in düşünme biçimidir. Hamlet, klasik bir kahraman değildir. Hızlı karar vermez, gözü kara değildir, eylemden çok düşünür. Babasının hayaleti ona katili açıkça söylemesine rağmen, Hamlet sürekli sorgular: Gerçek mi bu? Yanılıyor olabilir miyim? İntikam almak doğru mu? İşte tragedya tam burada başlar. Çünkü Hamlet’in en büyük çatışması dış dünyada değil, kendi zihnindedir. Shakespeare bu oyunda “düşünen insan”ı merkeze alır. Hamlet’in ünlü “Olmak ya da olmamak” sözü, yalnızca yaşam ve ölüm üzerine değil; eylemek mi, geri durmak mı sorusunun da ifadesidir. Hamlet için düşünmek bir erdemdir ama aynı zamanda bir lanettir. Ne kadar çok düşünürse, harekete geçmesi o kadar zorlaşır. Yan karakterler de bu iç çatışmayı derinleştirir. Claudius, suçlu olmasına rağmen iktidarı temsil eder. Gertrude, suskunluğuyla ahlaki bir belirsizlik yaratır. Ophelia, Hamlet’in kararsızlığının ve toplum baskısının altında ezilen masumiyettir; onun deliliği, Hamlet’inkinden daha sessiz ama daha yıkıcıdır. Oyun ilerledikçe Hamlet’in gecikmeleri yalnızca kendisini değil, çevresindeki herkesi felakete sürükler. Shakespeare burada acımasızdır: Düşünmek gerekli ama sonsuz düşünmek yıkıcıdır. Eylem geciktiğinde, masumiyet de, doğruluk da korunamaz. Hamlet, diliyle ve anlatımıyla okuru içine çeken, şiirsel havası sayesinde keyifli bir okuma sunan güçlü bir tragedya. Mutlaka herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar, kitaplarla kalın.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,6bin okunma
*spoiler içerir
Puan vermedi·622 syf.··
2025 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 16:45
Oblomov...Sonunda bugün bitirdim.İvan Gonçarov'un bu eseri 19.yy Rus Edebiyatı'nın en önemli psikolojik ve toplumsal eleştirilerinden birisidir.Eser yalnızca bireysel bir karakterin yaşamını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda aydın sınıfın işlevsizliğini ve modernleşme karşısındaki ruhsal bunalımı da derinlemesine sorgular. Romanın baş kahramanı İlya İlyiç Oblomov, iyi eğitim almış, soylu bir aileden gelen; ancak hayat karşısında son derece pasif, kararsız ve eylemsiz bir bireydir. Günlerinin çoğunu yatağında geçirir, sorumluluk almaktan kaçınır ve hayatındaki çoğu şeyi erteler. Oblomov'un bu durumu bir tembellik değil aslında derin bir ruhsal yorgunluk ve varoluşsal bıkkınlık olarak anlatılır. Yazar, karakterin eylemsizliğinin ardındaki psikoljik nedenleri betimlemelerle okuyucuya göstermeye çalışır. Oblomov'un en yakın dostu olan Ştolts karakteri ise Oblomov'un tam zıddıdır.Alman kökenli, disiplinli, çalışkan ve rasyonel bir bireydir.Ştolts'un Oblomov'u hayata döndürme çabaları, bireyin iradesi ile alışkanlıkları arasındaki mücadeleyi gözler önüne serer.Ancak Ştolts'un enerjisi bile Oblomov'un içsel durgunluğunu aşmaya yetmez. Olga karakteri ise Oblomov için başlarda bir umut gibi gözükür kısa süreliğine bile olsa onu hayata yaklaştırır. Ancak Oblomov'un korkuları onu Olga'dan uzaklaştırır ve tekrar eski haline döner. Çünkü sevgi tek başına yetmemişti irade ve eylem de gerekliydi. Romanın son bölümlerinde ise Oblomov, Agafya Matveyevna ile ilişki kurar Agafya onu hiçbir şeye zorlamıyor olduğu gibi kabullenmiş ve onun hayatına ayak uydurmuştu.Oblomov bu yaşayışta huzur bulmuş gibi görünse de aslında bu huzur bir tükeniş geri çekiliştir. Sonuç olarak Oblomov, tembellik kavramını aşan, insanın modern yaşam karşısındaki uyumsuzluğunu, irade zayıflığını ve varoluşsal
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 74. kitabı
Hayat gittikçe öngörülemez hale geliyor ve krizler artıyor. Böyle bir dünyada bakış açımız nasıl olmalı? Kitap 10 farklı konuyla görüşlerini deneme tarzında psikoloji ve felsefeyle harmanlayarak dile getirmiş. Kitabın dili çok akıcıydı ve sadeydi. Örnekler ise daha çok covid 19 döneminde yaşananlardan yapılmış çünkü covid de bir krizdi. Şimdi içindeki konulara ve ne anlattığına kısaca değinecek olursam şunlardı: 1. Kendini güvende hissetmek: Yazar burda Maslow'un piramidinden yola çıkarak konuyu anlatmış. Piramide yönelik eleştirileri de ele almış.( Farklı bakış açılarını her zaman sevmişimdir) kendini güvende hissetmenin birçok ihtiyaçtan önde geldiğini söylüyor mesela sevgi, ait olma ihtiyacından da. 2. Zorluklarla baş etmek: Hayattaki zorluklar, krizler bizler için bir fırsattır, seçimdir. Bir zorlukla baş etmek için iki koşul vardır. Birincisi yapılandırıcı bir sevgi deneyimi yaşamış olmak diğeride baş etmeyi istemek. Ayrıca zorluklarla baş etme gücümüz ne kadar esnek olduğumuza bağlıdır. 3. Uyum sağlamak: Bazen hayatta krizler olur bunlar şok edici olabilir. Ve bu yeni duruma hemen uyum göstermeye başlarız. Konfor alanımızdan çıktığımız için adapte olmak zordur. Uyum sağlamanın en güzel yolu da mizahtır. 4. Hazzı ve olumlu duyguları beslemek: Kriz zamanlarında bizi iyi hissettiren şeyler yapmalıyız. 5. Yavaşlamak ve anın tadını çıkarmak: Hayattan daha çok zevk almak için yavaşlamalıyız. Dikkatimizi o ana vermeliyiz. Tek bir şeye odağımızı verince o işten daha çok zevk alırız. 6.Bağları güçlendirmek: Kriz zamanlarında güçlüklerle baş etmek için bağ kurmak önemlidir. 7. Anlam vermek: Hayatta kalmak için bir sebebimiz olmalı. Sebebimiz olursa nasıl yaşayacağımızı da buluruz. 8. Özgür olmak: Hayatta özgür bir şekilde doğmadık ama sonradan özgür hale geldik.
Psikoloji
Öngörülemeyen Bir Dünyada YaşamakFrederic Lenoir · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023529 okunma