Hatıralarımın açıklanamayan bir yanı var, beni dizginsizce çekiyor, öyle güçlü çekiyor ki birkaç saat çevremdeki her şeye karşı duygusuz kalıp her şeyi, gerçek her şeyi unutuyorum.
her şeyin acısı birden gelişir ve hız verir kanına
çiçeğin susuzluktan kuruması, kedinin açlığı ve eylül ortası
bir yanlışlık, bir kırgınlık, bir izin akşamının ilk karası
sıkılgan ölümün kuluçkadaki kuşunun çatlamayan ilk yumurtası
işte akreple yelkovanın, örümcekle sineğin saat onikideki arası
ancak coşkunluğa vakit vardır
Elini ilk tutuşumu hatırladım da ne çok yalansız şiirler geldi boğazımda düğümlenmeye.Eylül gibiydin biraz,eylül gibi esmer ve hüzünlü.On iki dilde şarkı söyleyen ayların en nazlı geliniydin,dimağında içten ayrılıklar barındıran..