Eylül Yağmur

Puan vermedi·278 syf.··
2021 11. kitabı
·
127 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 10:14
Erotik Sol Parti'nin nihai bir kuruluş hedefi vardır: Yolsuzluklar, haksızlıklar ve usulsüzlüklerle başa çıkmak için bu abluka karşısında nefes almak, cam tavanı yıkmak isteyen kadınların ihtiyaçları çerçevesinde şekillenen bir düş; erkeksiz bir düzen yaratmak. Mizah, yaratıcılık ve hayalgücünden beslenen bir iktidar tahayyülünü hayata geçirmek ve hemcinslerinin yaşamını değiştirmek isteyen kadınların önündeki en büyük engel ise zaten tanıdık bir düşmandır... Portakal Ağacında Oturan Kadın'ın ödüllü yazarı Gioconda Belli'den yozlaşmış politikacılar, eril tutumlar ve maço dayatmalardan müteşekkil erkek dünyasını ironinin gücüyle alaşağı eden gerçekdışı bir ütopya... Yanardağ patlaması sonucu 2 yıl boyunca etrafa yayılan zehirli gaz, erkeklerin testosteron seviyelerini düşürüyor ve bu erkekleri uysal biri haline getiriyor. Ve bundan faydalanmak isteyen ESP seçime girer ve seçimi kazanır. Kitap ESP'nin başkanı Viviana'nın suikaste uğraması ile başlıyor. Ülkenin başkanı olmadan ESP ülkeyi nasıl yönetmeye çalışıyor bunu karakterlerin gözünden okuyoruz. Kitapta beğendiğim uygulamalar vardı keşke böyle bir ülkede yaşasam dediğim ama aynı zamanda sevmediğim birçok uygulamada oldu. Bence kitaptaki asıl sorun erkeklerin testosteron hormonlarının düşmesiyle uysal biri olmasından başlıyor. ESP bundan faydalanıyor ve seçimi kazanıyor evet ama bu olay bence aynı zamanda ESP'nin benim gözümdeki değerini düşürdü. Çünkü yanardağ patlamasaydı ESP seçimi kazanamazdı gibi anlıyorum kitabı yani bu başarı sanki o yanardağa bağlıymış gibi lanse ediliyor bence yanlış. En başta eleştirmek istediğim konu buydu. Bir diğeri de ülkeyi kadınların yönetmesi çok güzel çünkü kadınların yaşadıkları zorlukları anladılar, onlara çare bulmak istediler ama bana erkekleri de çok dışladılar gibi geliyor.
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiGioconda Belli · Sel Yayınları · 202087 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·224 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 19:42
Bu romanı salt çocuklar için değil, anababalarla öğretmenler için de yazdım. Bu romanda çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğü anlatılıyor. Bu romanda çocuklar, anababalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli bir takım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor. Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır. Zeynep ve Ahmet her mektubunuzda hem gülüp hem ağladım. Şimdiki çocuklar neden harika gerçekten Zeynep ve Ahmet sayesinde anladım. Çocuklarımızı nasıl yetiştirmemiz gerekiyor ya da nasıl yetiştirmemiz gerekiyor Zeynep ve Ahmet sayesinde anladım. Aziz Nesin'in dediği gibi basit bir çocuk romanı değil. Anne, baba ve öğretmenler için de yazılmış. Birçok düşündürüyor okurken bu yüzden birçok şey öğreniyoruz. Çocuk romanı diye okunmamazlık yapılmaması gereken bir kitap.
Edebiyat
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,7bin okunma
Dahi Diktatör Atatürk
Puan vermedi·150 syf.··
2021 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 22:40
Atatürk hâlâ önemli mi bizim için? Çok önemli. Peki, akıl bizim için önemli mi, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevaptan, Atatürk’ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamız, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Atatürk bize aklın neler yapabileceğini göstermiştir. Bunun mümkün olduğunu göstermiş; ama, “Ben böyle diyorum, böyle yapın,” dememiştir. Bilakis, “Ben hiçbir şey söylemiyorum, sadece aklınızı rehber edinin,” demiştir. Yaptığı bütün inkılâpların gayesi de aklın rehberliğinde Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağa uygun, bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline dönüştürmektir. Atatürk bir diktatör mü, değil mi? Son yıllarda yazılmış en iddialı Atatürk kitabı olmaya aday bu eserde bu ve daha birçok sorunun cevabını bulacaksınız. Kitabın ilk 50-60 sayfasını gerçekten zor okuduğumu itiraf etmeliyim. Ama sonradan gerçekten aktı ve ben güzel bir kitap okudum. Atatürk'ün bize bıraktığı ülkeyi ve şuan yaşadığım ülkeyi karşılaştırma fırsatı buldum. Açıkcası Atatürk'e neden diktatör dediğini anlayamamıştım. Ama kitabı okuduktan sonra anlıyorum ki bizim bildiğimiz diktatörlükle Atatürk'ün yaptığı diktatörlük farklı. Bu yüzden bana farklı bir bakış açısı kattı. Atatürk'ün zor şartlar altında neler yapabildiğini ve bunlar için nasıl çabaladığını artık anlıyorum. Ve şuan Atatürk'ün bize bıraktığı ülkeden farklı bir ülke olmaya doğru gittiğimiz için üzülüyorum. Bence Atatürk'ü anlamak isteyenler, inkılapları ne zorluklarla yaptıklarını bilmek isteyenler okumalı diye düşünüyorum.
Tarih
Dahi DiktatörCelâl Şengör · Ka Kitap · 20174,420 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 21:47
Ozanlar benden, –erkek– kahramanın karşısında diz çöküp merhamet dilenen bir kadın olarak bahsetti hep; ilaç katarmışım tatlı şaraplarına, büyüleyip domuza çevirirmişim hızlı giden gemilerin tayfasını, babaevini unutturur, sılaya kavuşmalarına müsaade etmezmişim. Ne demeli, kadınlara haddini bildirmek ozanların en sevdiği vakit geçirme biçimidir; yerlerde sürünüp ağlamazsak gerçek bir hikâye olmazmış gibi. Ama yanılıyorlar, yanılıyorsunuz: Cadılık illa nefret, kıskançlık ya da başka türlü bir kötülükten doğmaz; ben ilk büyümü aşkımdan yapmıştım.   Ben, Helios’un kızı, Aiaie Cadısı Kirke. Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını bekledim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar. Ve bir gün, artık bu dünyaya dayanamayacağım, diye düşündüm. Bunun üzerine denizin derinliklerindeki kadim bir tanrı seslendi: Öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap. Ben, Kirke’de Madeline Miller; Odysseus, İkaros, Minotauros, Prometheus ve Zeus gibi mitolojik karakterlerin binlerce yıldır anlatılagelen hikâyesini farklı bir bakış açısından sunmakla kalmayıp Olymposlu tanrıların dünyasını Homeros’un destansılığında aktarmayı başarıyor. Canım Kirke iyi ki seni okuma fırsatı buldum. Seni çok sevdim. Yaşadıklarını anlamakta zorlanıyorum. Çok zor şeyler yaşadın. Ama her şeyin üstesinden geldiğin için seni seviyorum. Sen çok güçlü bir kadınsın. Kitabın sonu okuyanın hayal gücüne bırakıldığı için ben seni hep mutlu, hak ettiği hayatı yaşamış biri olarak hayal edicem. Umarım gerçekten öyle olmuştur.
Fantastik
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,4bin okunma
Edebiyat
Puan vermedi·520 syf.··
2021 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 00:10
-Spoi- 20. yüzyılın başlarında Oakland'da yaşayan Martin Eden, kendini geliştirme ve eğitmeye dönük tutkusuyla okumuş, elit kesim arasına girmeye ve işçi sınıfının yaşam şartlarından/kısıtlamalarından kurtulmaya çalışmaktadır. Bu arzusundaki temel motivasyonu ise bir burjuva ailesinden olan Ruth Morse'a olan aşkıdır. Eden işçi sınıfından kaba ve eğitimsiz bir denizci olduğundan, eğitimli bir burjuva aileden gelen Ruth ile birlikte olması, aile ile eşdeğer bir eğitim düzeyi ve zenginliğe erişmeden imkânsızdır. İki yıldan uzun bir süre boyunca Eden, sevdiği kız Ruth'a başarmasına az kaldığını söyler ve bu başarı gerçekleşmeden çok kısa bir süre önce de artık sabrı kalmayan Ruth tarafından reddedilir. Öncesinde kendisini dışlayan yayınevleri ve burjuvanın ilgisini çekmeye başlamış olsa da Eden artık onlara kin beslemeye başlamış ve tüm bu mücadelesi ve karşılıksız aşkı nedeniyle bitap düşmüştür. Başarısının keyfini çıkarmak yerine sessiz bir umursamazlığa bürünen Eden, insanların kendisine verdiği değerin kendisi ya da yaptığı işten değil, kazandığı şöhretten kaynaklandığını düşünmektedir.Roman, başkahraman Eden'in boğularak intihar etmesiyle son bulur. Yazarın daha önce Beyaz Diş kitabını da okuyup beğenmiştim. Martin Eden kitabını herkesin okuması gereken bir kitap olarak görüyorum ben. Bence kendimizden bir şeyler bulabildiğimiz için bu kadar seviyor olabiliriz kitabı. İnsanlar bir amaç uğruna yaşar. Onları gerçekleştirmek için yaşar. Ama gerçekleştirdiğimiz zaman gerçekten mutlu olucak mıyız bilmiyoruz. Bilmiyorum size çağrışım yaptı mı ama bana Soul filmini biraz çağrıştırdı. İkisindede bir amaç var ama ikisindede amacı gerçekleştirdiğimiz zaman mutlu olmadık. Bu yüzden hep kendi amaçladıklarımı, hayal ettiklerimi düşünüyorum. Gerçekten mutlu edicekler mi beni diye.
Dünya Klasikleri
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma