Ve gerçekten de, örneğin, beni arzularımın gerçekleş-
mesinden ayıran şey zamandır. Eğer bu gerçekleşmeyi beklemek mecburiyetin-
deysem, bunun nedeni onun başka olaylardan sonra konumlanmasıdır. “Sonra’ların ardışıklığı olmasaydı, olmak istediğim şeyi hemen bu anda olurdum, ben
ve ben arasında hiçbir mesafe kalmaz, eylem ile düş arasmda ayrılık olmazdı. Ro-
mancılar ve şairler esas itibariyle zamanın bu ayıncı özelliği üzerinden bir yan-
dan da zaten zamansal dinamikten kaynaklanan komşu bir fikir üzerinde dur-
muşlardır: şöyle ki, her “şimdi”nin yazgısı bir “eskiden” haline gelmektir. Zaman
kemirir ve oyar, ayırır, kaçar. Ve yine ayırıcı sıfatıyladır ki, -insanı acısından ya
da acısının nesnesinden ayırmak suretiyle- sağaltır.
Kral, don Rodrigo’ya, “Bırak zaman halletsin” der.
"Ona, kabahatin bende olmadığını
söyleyecek oldum ama bu sözü daha önce patrona da söylediğimi düşünerek vazgeçtim. Zaten hiçbir anlamı yoktu bunun. İnsan ne de olsa daima biraz kabahatlidir."