Okumanın icabını bilmek lazımdır fakat: Bir kitabı okurken "Ne güzel kitap," deriz, "yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş." Yanlış! Şöyle dememiz gerekirdi: "Bunu daha önce hiç düşünmemiştim ama, galiba doğru." Yahut "Belki şimdi anlayamıyorum, birkaç gün sonra anlarım." Önce anlamak cehdi. Sonra hüküm. Yazarın gerçekten değeri varsa, düşüncesini, bir hamlede kavrayamazsınız.
Yazdığımı sandım fakat belki de hiç yazmadım, sevdiğimi sandım fakat belki de hiç sevmedim, belki de kapalı bir kapı önünde ömür boyu beklemekten başka bir şey yapmadım..
At şarkı söyleyemediği için talihsiz midir?
Hayır, ama koşamazsa talihsiz olur.
Köpek uçamadığı için talihsiz midir?
Hayır, fakat koku alamazsa talihsiz olur.
İnsan aslanları boğamadığı ve olağanüstü işler yapamadığı için bedbaht mıdır?
Hayır, o bunun için yaratılmış değildir.
Ama temizliği, iyiliği, vefayı, adaleti, kaybettiği vakit ruhuna ihanet eder ve tüm değerlerini kaybeder.
“Terakkiperver Fırka seçime katılmadı fakat muhalif olarak kitlelerin karşısına çıktı. 1925 yılı Haziran ayında kapatılan bir partidir. Terakkiperver Fırka bünyesinde Milli Mücadele de Atatürk'ün yakın arkadaşları olan komutanlar ile birlikte İttihatçılar da toplanmıştı. O zaman pek fazla solcu yoktu. Solcular daha sonra Serbest Fırka'ya dahil oldular.”