Yarının kısa bir tarihi... Evet gerçekten çok kısa. Hele teknoloji, medya, dijitalleșme bu hızda giderken. Sürtünmesiz yüzeyde yuvarlağınız kartopu gibi, sonu belli olmayan bir çığ. Yuval Noah'a göre de bu kartopu hiç sevimli ve beyaz değil. Belki gerçekten de yazdıkları bir senaryonun ötesindedir. Sapiens'te isyanım az tutulan 'gelecek' e idi. Ama bu kitapla tatmin oldum diyebilirim. Bilim Kurguda kültleșmiș Black Mirror'u sindire sindire izlediyseniz muhtemelen tatmin oldum 'diyebilirsiniz'.en çokta hoşuma giden şu kapaktaki 4'lü oldu. İnsanların savaşı oktan mermiye, mermiden teknolojiye evrildi. Belki artık ileride insan nesli de tükenecek. Tıpkı sapiensin şu anda doğayı yok edip, hayvan neslini yok ettiği gibi. Bilgisayar öğrenmesi, nesnelerin İnterneti, büyük veri, semantik web... Acaba bizim neslimizi yok edecek kadar büyüyecek mi? Sapiens 2.0'a doğru giden bu yolun tasvirini, bir de Harari'den dinleyin. Geleceğin siyasete, ekonomiye, üretime (ki zaten şu anda 4. Sanayi Devrimi'nde bulunuyoruz.), insana hükmedeceğini düşünüyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Bilgisayarlara karşı ölüm kalım mücadelesi vermeye hazır mısınız?
Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens insan türünün kısa bir tarihi... Ilk bakışta kitabın tamamının insanın evrimsel tarihini anlattığını düşünebilirsiniz. Kısmen doğru. 4 kısımdan oluşan kitabın iki kısmı bu süreci kapsıyor. Geri kalan iki kısımda ise arada sırada evrimsel sürece atıfta bulunuyor. Okurken ara ara kendinizi "FarCry Primal" içinde bulabilirsiniz. Bana göre gayet güzel bir his. İlerledikçe yazarın konuları yorumlayıș biçimine "Bunlar bunlar bunlar böyle miymiș?" dediğim noktalar oldu. Bazı noktalarda da "Hadi oradan." demeden de duramadım. (Türklerin sıklıkla Araplaștırıldığı, Osmanlı İmparatorluğunun bilimi takip etmemesinin/edemesinin sebeplerinin saçma nedenlere bağlandığı noktalar vb.) Kitabın çok kısa bir kısmında da yakın gelecek tasvir edilmeye çalıșılmıș. 2013 yılında kaleme alınan bir kitapta, daha fütürist fırça darbeleri görmek isterdim açıkçası. Ya da bilim-kurgu filmlerini/dizilerini tercih etmem, kitapta da aynı tabloyu görme isteğimin önüne çoktan kalın perdeler cekmiș olabilir. Kitapla ilgili bir cok olumsuz yorum, alıntı vs. ile karşılaşmış olabilirsiniz. Bütün bu ön yargılardan uzaklaşıp okumanızı tavsiye ederim. Ne de olsa okudukça cehalete bir adım daha yaklaşıyoruz ve eleştiri sistemimize bir sekme daha eklemiş oluyoruz. Araştırmalarla dizayn edilmiş, çeşitli görsellere desteklenmiş, süslü benzetmelerden uzak ve gayet akıcı biçimde yazılmış küçük bir sapiens otobiyografisi, okumaya değer.
Felsefe tarihi üzerine yazılmış bir kitabın, bu şekilde kurgulanacağını tahmin edemezdim. Kitabın ansiklopedik bilgileri romanlaștırıp okuyucuya aktarması çok şahane. Geçmiş yüzyıllarda yaşayan felsefenin önemli isimleri, (ve günümüzde varlığını sürdüren yenilenmiş fikirleri) , düşünceleri, insan-ruh-dünya-tin yorumları çok başarılı bir şekilde işlenmiş romanda. Yer yer ağır geldiğini hissettiğim, okurken algılamakta zorlandığım kavramlar olsa da bitmesini hiç istemedim. Bilmediğinizi bildiğinizi biliyorsanız, bu kitabı okumanıza hiç gerek yok :) Sofie'nin Dünyası