"Çukurovada her şey saydamdır. Kayalar, toprak, ağaçlar bile. Kuşlar, böcekler, yılanlar, insanlar bile... Gökyüzü ışıktan bir mavidir. Geceleri de ortalık silme yıldız döşelidir ve suları dibine Kuran düşse okunur."
" Hani bazen vapura binersin. Dalar gidersin. Vapurun kıyıya yanaştığını fark etmezsin. Ancak anons geldiğinde ayılıp kalkarsın yerinden, koşa koşa vapurdan inersin. Hayat da böyle bir şeydir sürüklenirken. Bazen yolculuklar biter ama sen idrak edip vapurdan inemezsin. O kıyıdan bu kıyıya gider durur vapur. İçinde sen de oradan oraya sürüklenirsin."
"Bir gün baktım, aynı evde iki çocukla, fakat artık birlikte değiliz. Bir zaman bir yerde birbirimizden vazgeçmiş, bunu da kabullenmişiz. Kamuran koltuğuna çekilmiş, ben mutfağa yerleşmişim. İçimizdeki öfkeler, kırgınlıklar, alışkanlıklar, sevinçler, birlikte geçmiş koca bir hayat biriktirmişiz. İki kör bıçak gibi birbirimize bilenmiş ama kesmeyi de becerememişiz."