Ütüyü fişten çekince şık şık iki göbek atıyorum fişin önünde. Sonra evden çıkınca, ütüyü fişten çektim mi çekmedim mi düşünürken o halim aklıma geliyor, hatırlayıp rahat ediyorum.
"Sahi bre Ali, yaşamamız, ölmekten bu kadar korktuğumuz, yaşamak ne işe yarıyor? Uğruna bu kadar alçaldığımız, zulmettiğimiz, haram yediğimiz, insan öldürdüğümüz yaşamak ne işe yarıyor? Sonunda işte böyle ya bir kasabayı, ya da küçücük bir mezarlığı kokuyla dolduruyoruz. Vay babam, insan ölüsü de ne kadar kokarmış böyle, it leşinden de beter. Ben de böyle kokacak mıyım?"