Gerçekten ne için? Doğruluklarından büsbütün emin olmadığı birtakım mücerret fikirler için mi? Yoksa, kaynağı kendisine bile kapalı birtakım çiğ ve ekşi gençlik duyguları yoluna mı? Yazık, bu yolda ölüm değer miydi? Böyle bir ölümün kendine delice kıymaktan ne farkı vardı? O ölümler güzel, o ölümler tatlıdır ki, bizim kanımızın döküldüğü yerden, yeni bir dünyanın kökleri filiz sürer.
Türkiye'nin bir Sodom ve Gomore'den, bir Babil'den, bir Ninova'dan farkı olması gerekti. Zira, Mukaddes Kitap't isyanları ve günahları dolayısıyla Allah'ın gazabına uğramış lanetli ülkelerin her bahsi geçtikçe ihtiyar kadın başını usulca sallar: Mutlaka şimdiki Türkiye'de böyle bir şey olacak, derdi..."