10/10
·34 syf.··
Beğendi
·
2006 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2006 00:00
Çocukluk kabuslarımızda kurt adamlar, vampirler, şeytanlar ve benzeri yaratıklar olabilir. Bu yaratıkların en ünlülerinden biri de kuşkusuz Frankenstein'ın canavarıdır. Bazılarımız belki de Frankenstein filmlerinin ilki olan ve şu anda dünya klasiği olan Boris Karloff'un canavarı canlandırdığı filmi görmüş olabiliriz (Ben filmin eski, silik bir kopyasını bir taşra sinemasında gördüğümü hatırlıyorum). Filminin bu kadar popüler olmasına karşın Mary Wollstonecraft Shelley'nin 1818'de yayınladığı orijinal Frankenstein kitabını okuyan azdır. Tabii ki "Frankenstein" terimi bir çok dilde korkunç bir yaratığı tarif etmekte kullanılsa da aslında canavarın adı değil, onu yaratan bilim adamının adıdır. Edebiyat alanında çok iyi incelenmemiş Mary Shelley'nin yaşamına ve dostlarına baktığımızda 18. ve 19. yüzyıllarda oldukça etkili olan bir çok yazara rastlıyoruz. Babası William Godwin, Caleb Williams gibi romanlarla adını duyuran bir radikal anarşist ve ateistti. Godwin'in evlendiği Mary Wollstonecraft zamanının tartışmalarına Vindication of the Rights of Women kitabıyla katkıda bulunmuş bir felsefeci ve kadın hakları savunucusuydu. Kızları Mary ise ünlü şair Percy Bysshe Shelley'le evlenmişti. Kitabın çıktığı dönem büyük olaylara gebe olmuştur. Kaptan Cook'un Güney denizlerindeki gezileri daha önce Avrupa'da bilinmeyen bir sürü bilgi türünün ortaya çıkmasını sağlamıştı. Erasmus Darwin (Charles Darwin'in büyükbabası) evrimci fikirleri şiirlerinde ve iki ciltlik Zoonomia'sında işlemeye başlar. Sanayi Devrimi tüm hızıyla sürmektedir, doğa bilimleri her gün ilerlemektedir. Buharlı bir gemi ilk kez Atlantik Okyanusu'nu geçmiştir. Lokomotifler, demiryolları, karayolları ve köprüler inşa edilmekte, elektriğin kullanımı araştırılmaktadır. Mary Shelley bir çok kişi tarafından
FrankensteinMary Shelley · Express Publishing · 200021,8bin okunma
Proletarya Kalbi
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 22:07
Spoiler vardır. Çok akıcı ve keyifli bir metindi, body horror'a gerilen biri olarak beni geren çok sahne oldu. Yalan yok köpek-adam'a üzülüp durdum ve duygusal bir bakış açısıyla da baktım. Köpek proletarya'dan nefret ediyordu, oysa kendisi de bunun bir parçasıydı. Tıpkı kendisi gibi doktoru Filip de proletarya'dan nefret ediyordu. Köpek, insan-köpek'e dönüştürüldüğünde proletarya'dan artık çıkmıştı ve gerçekleri görebilmeye başlayan farklı bir varlığa dönüşmüştü. Filip'in buna tepkisiyse (thx god Dr. Frankestein kadar çocuksu ve duygusal olmayan, bu işin altına giren birinin gerçekten vermesi daha da normal olan bir tepki olan) olabildiğince soğukkanlı şekilde gözlemlemek oldu. Tabi bir noktadan sonra dayanamayacak ve onu proletarya'nın kucağına tekrar kendi elleriyle atacaktı. Hikayenin sonunda anlıyoruz ki, köpeğin gözünde, yaşanan tüm bu şeylerin sonunda hissettiği şey basitçe bir anasteziden uyanmaktan farksız. Otomatik Portakal'daki sonsuz ızdıraplı kısıtlamayı ve koşullandırmayı bana anımsatan ve yine ondaki gibi geri dönülemesi imkansız bir yol aracılığıyla "köpek-adam" proletaryaya hapsediliyor ve köpek olup tasmasını giyiyor. Filip'in asla suç işlememek gibi bir inançla hayatını yaşıyor olması suçu kendi ahlaki doğrularına göre şekillendirip, sonrasında işlediği bir suçu "suçsuzluk" olarak nitelendirmesi; hepimizin öyle ya da böyle suç işleyebileceği gerçeğini tekrar yüzümüze vuruyor. Bir alıntı: Sonra nihayet tümüyle tek başına, yeşil ışıklarla boyanmış, kır saçlı bir Faust gibi otururken haykırdı: "Tanrı şahidimdir, sanırım yapacağım bunu!"
Edebiyat
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.·
2024 21. kitabı
Yazarın "Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor" kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. İlk kitap kadar beğendim. Bu kitapta bir çok konu hakkındaki düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Bir çok konu hakkında terimsel, zamansal, ilk kez duyduğum bilgiler de bulunuyor. Deprem, evrim, medeniyet, dil, din, bilim, felsefe, astroloji, kapitalizm, ahlak, cumhuriyet, demokrasi, osmanlıcılık, entelektüellik, köylü, zenginlik üniversite, zeka, sanat, cehalet, zırva konularını bölüm bölüm işlemiş. Okurken sıkılmıyorsunuz. Kitabın önsözünün bile her satırının altı çizilesiydi. İnançlı insanlara göre ters gelecek çok söylemi var. Sorgulamadan dogmatik bilgilere inanlar bunları kabullenmek istemeyeceklerdir. Benim mantığım okuduklarımı kabul ediyor. Ben de bu yönde düşüncelere sahibim. Hükümete ve destekçilerine göndermeler yapıyor bol bol. DEPREM Depremin ne olduğundan bahsetmiş. Teorik bilgiler olunca zamanla siliniyor akıldan. Bir çok bölge adı sayıyor. Volkanları falan. Asıl değindiği yer ise deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür, evleri sağlam yapmamak öldürür demek istemiş. İstanbul'a, ranta kiracılara deprem kontrolü yapılmamasına değinmiş. EVRİM Evrimden bahsetmiş. Paspermizm teorisinden, Fourier kanunu, Ayın oluşumu ve neden önemli olduğu, gnay oluşumundan, canlılaların oluşumundan, karada yaşam başladıktan sonra evrimleşen sinapsidlerin insanın ilk ataları olduğundan bahseder. Bu bölümde de çok fazla yabancı kelime var. Ama öğretici. Mesela kuşlar aslında günümüzün dinazorlarıymış. MEDENİYET kelimenin kökeninden, insanın hayvandan farkından, dinlerden, dinlerin dünyaya medeniyete verdiği zarardan sonunda Atatürkün ulusumuzun medeniyet meşalesi olduğundan bahseder. DİL Dilin ne olup olmadığından, İngilizcenin zamanında almancanın bir parçası olduğundan, Türk
Cehaletten Kurtulma SanatıCelâl Şengör · Masa Kitap · 2024363 okunma
6/10
·584 syf.·
2024 37. kitabı
Bir klasik olması kitabı okunmaya değer kılıyor. Aslında konu da ilginç ve ilgi çekici. 2 karakterin kim olduğu net. Faust ve mefistofeles yani şeytan. Faust ruhunu şeytana satıyor ve karşılığında kadınların aşkını istiyor. Kadınların biri truvalı Helen. Ama sonradan şeytanla anlaşmasında su koyveriyor.Kitabın özü bu. Aralarda kim olduğu hakkında bilgi vermediği tonla adam girip çıkıyor. O yüzden çok zor okunuyor. Dikkat dağılıyor. Ama ben kitap okuyorum diyen birinin es geçmemesi gereken bir kitap.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · İthaki Yayınları · 202216,9bin okunma
Faust
10/10
·575 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 02:10
"İşte ah! Felsefe! Hukuk ve Tıp Ne yazık ki bir de İlahiyat! Okudum ateşli bir gayretle. Ama zavallı bir acemiyim yine de, ... Faust eski bir Alman hikayesi, onu daha önce yazan ingiliz yazarlar olmuş fakat dünya edebiyatına kazandıran ve kült bir eser haline getiren Alman yazar Goethe'dir. Faust'ta tam olarak iki iddialaşma vardır, ilki; Tanrı ile şeytan arasındadır: Dört büyük melek Tanrının huzuruna gelip onu tazim ederken şeytan(Mefisto), Tanrının huzuruna gelip dünyadaki gidişattan şikayet ederek insanlara akıl bahşettiğini ancak insanların bu aklı hayvanlardan daha aşağı bir şekilde yaşamak için kullandığını söyler bunun üzerine "Tanrı: - Faust'u tanır mısın? Mefisto: -Şu doktoru mu? Tanri: -Kulumu!" Mefisto ve Tanrı, Faust üzerine iddiaya girerler. Tanrı Faust'a güvenmektedir ancak Mefisto da Faust'u yoldan çıkaracağına inanır ve hemen işe koyulur. Faust, tıpkı babası gibi bir tıp doktorudur, halkı kasıp kavuran veba salgınında yaşadıkları çaresizlikten dolayı Tanriya olan inancı sarsılmış varoluşcu bunalım yaşamaya başlamış hatta intihara kalkışmıştır. Simya ve büyü işlerine yöneldiği böyle bir dönemde Mefisto karşısına çıkar. İşte ikinci iddia da Faust ve Mefisto arasinda yapılan bu anlaşmadır. Goethe şehir tiyatrosunda yönetici olarak görev aldığı için Faust'u bir tiyatro eseri olarak kaleme almış hatta eserin içinde de her şey bir tiyatro gösterisi olarak anlatılıyor. Giriş kısmında Tiyatro müdürü ve şair arasında sanat halk için midir sanat sanat için midir tartışması yapılıyor. Bu tartışma konusu yüz yıllar önce varmış... Goethe'nin Yunan tragedyalarina ve Yunan tanrilarina olan yoğun hayranlığı bazen şaşırtıcı noktaya geliyor. Margaret'in hikayesi üzücü, Margaret şeytanın ayartmasına(pahalı mücevherler) kanıyor, bunun sonucunda tam üç kişinin
1000Kitap
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Doğu Batı Yayınları · 202416,9bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2024 37. kitabı
Murat Menteş’ten okuduğum ;Dublörün Dilemması,Korkma Ben Varım ,Ruhi Mücerret,Garanti Karantina,Ucuz Romancılar’da alışık olduğum tarzın dışında buldum burada kendimi.Tarzı ve micazı biraz farklı yöne kaymış.Afili Hafiye;sanırım yeni bir teknik denemiş.Okurken yer yer Truman Şovdaki Jim Carrey gibi hissettim.Sonlara doğru biraz karışık geldi en son bu karışıklığı Faust romanında yaşamıştım.Ama her zaman derim şiirleri romanlarından daha iyi ve düz yazısındaki mizahı, pastişi, parodiyi, o harika üslubu, ince türkçeyi, eğlenceli unsurları inanılmaz kullanıyor romanı olurken hem güldürüyor aynı zamanda acayip düşündürüyor .İnce Türkçeyi;Oğuz Atay da , Hüseyin Rahmi’de,Ahmet Rasim’ de bulabiliyorsun ama şiirlerindeki inceliği hiçbir türk şairinde bulamıyorum.Dili benim için Türk Edebiyatında tektir.Canım Murat Menteşim keşke daha fazla yazsa …
Afili HafiyeMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20231,548 okunma
Reklam
Reklam