Puan vermedi·142 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
Okurken bazı cümlelerde durup düşüncelere dalmama sebep oldu, Goethe şaşırtmıyor muazzamdı. Girişten kitabın son sayfasına kadar kafamı kaldıramadım, tek seferde okunacak bir kitap değildi ama gerçekten ilgi çekiciydi
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Renkli Bahçe Yayınları · 202016,9bin okunma
10/10
·258 syf.··
2024 116. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2024 19:50
Muazzamdı... Yazarın bu tek romanı için döneminin tüm özelliklerine bir başkaldırı niteliğinde ve pek çok klasik eserden de önce olduğunu tereddütsüz söyleyebilirim. Yazar, Victoria döneminin tüm anlayışlarını, ahlaktan sanata, hepsini hem açıklıyor hem de yeriyor. Kitap daha çok üç karakter arasındaki sohbetler, ilişkiler üzerine gibi. Basil, Henry ve Dorian. Basil bir ressamdır, doğasında güzelliğe sevgi vardır. Henry bir lord ve açıksözlü, net bir kişiliği var. Dorian Gray ise genç, güzel ve gençliğin tüm saflığını üzerinde taşıyor. Yazar bu üç karakteri kendinde birleştirmiş ve şu cümle ile açıklamış karakterleri ile bağlantısını: "Basil ben olduğumu sandığım kişidir, Henry dünyanın ben sandığı kişidir, Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda..." Basil, Dorian'ı gördüğü gibi hayran olur ve onun portresini yapar, portre Henry tarafından da görülür alınmak istenir ancak Dorian kendisinde kalmasını ister ve alır. Ancak portre yapılırken Henry ile ettikleri bir sohbette Henry'nin Dorian'a sık sık gençliği bitince yaşayacağı yaşlılık zamanlarından bahsetmesi, güzelliğin kaybedilecek olması Dorian'ı korkutur ve bir dilek diler Dorian, tıpkı Faust'un kendini Mephisto'ya satması gibi..ne olur sanki portre yaşlansa, Dorian hep genç kalsa? Dilek gerçekleşir ve herşey ondan sonra başlar... Bu açıklamalardan sonra yazarın eşcinsel yönelimleri sebebiyle toplumundan dışlandığını ve cezalandırıldığını da belirtmekte fayda var. Kitabın sansürlü basımı idi benim okuduğum. Sansürsüzünü okumaya ihtiyaç duyar mıyım, sanmam. Ancak üsluba, olay akışına hayran kaldım. Felsefi söylemler bolca geçse de hiç kitabı ve anlatımı boğmamış..Ancak kadınları bu kadar dar bir bakış açısıyla, küçümseyerek değerlendirmeleri beni deli etti okurken. Tüm karakterler çok güçlü bir
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2024 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2024 00:00
Okudum ve izledim Tabii ki kitap filmden daha güzel ve derinlikli. Bella’nın karakter gelişimi kitapta daha detaylı, filmde felsefi yönü biraz geri planda kalmış. Viktorya Döneminde kadınların, çocukların ve hayvanların değersizliği filmde var yine de kitap :) Erkek köpeklere köpek, dişi köpeklere kancık denmesi gibi ince göndermeler vardı kitapta. Filmde vardıysa da kesin kaçırmışımdır sjshhs Ekrana odaklanma sorunlarım var, taraflı bir kıyaslama yapıyorum. Herkesin hemfikir olduğu konu ise filmin Alasdair Gary’in editör olarak yazdığı bölümleri es geçmesi. Oyuncul bir kurmaca Zavallılar, film bu açıdan eksik. Bella’nın mektubu da yok. Ayrıca metinlerarasılığın çok iyi bir örneği. Sadece Frankestein temasıyla değil, Shakespeare, Faust, Dickens, Uğultulu Tepeler, mitler vs. birçok klasik yapıta göndermeler var. O harikulade Hamlet yorumunu tekrar okuyayım:) Genelde herkes izledi, okudu ya da az çok konuyu biliyor diye o detayları es geçtim. Burada şöyle bir durum gündemde: Herkesin okuduğunu okumalı mıyız, kayıtsız mı kalmalıyız, herkesin beğenileri bana hitap eder mi( kesin etmez sjsjdj), biraz popülaritesi azalınca mı okunmalı vs. vs. vs. Düzenli kitap paylaşan, sevdiğini de abartan bir okur olarak, popüleri okumam tavrını gereksiz bir farklılaşma çabası görüyorum. Nasıl okuyan olur beklentisiyle kitap öneriyorsam, önerileri de dikkate almalıyım. Diğer türlüsü saygısızlık. Bu arada her popüleri okumayı da gereksiz bir gündeme yetişme çabası olarak görüyorum. Bazen keşif yaparız, bazen popülere yöneliriz, bazen de popülerliğinden dolayı uzaklaşırız… İhtimal dahilinde olduğu sürece olması gereken bu bence. Okuyanlara saçma eleştiriler yöneltenler var, biraz iğne ve çuvaldızı kendimize de batıralım diye lafı uzattım. Zavallılar’ı gündemdeyken okumamın nedenine
ZavallılarAlasdair Gray · İthaki Yayınları · 20241,158 okunma
Alice'in Son Hikayesi....
7/10
·175 syf.·
2024 40. kitabı
Şu sıralar her şeyi oraya bağladımı fark ettiim...( Üç Cisim Problemi) fakat bu kitabı anlatmanın en iyi yolu bu. Ölümün Sonu'nda Ye Zethai, insanlara masal yoluyla bir çözüm anlatmak durumunda kalıyordu...ve masallar da, ancak derinlikli bir zihinle okuduğunuzda anlaşılabilecek mesajlar taşıyan, metafor oldukları anlaşılmayacak derecede büyük metaforlardı. İşte Aynanın İçinden ve Alice'in Orada Karşılaştıkları derken tam da bu kitaptan bahsediyoruz. Fakat bundan daha çarpıcı olan bir iki önemli hususu dikktine sunmak isterim. Alice Harikalar Diyarında büyük bir hesaplama örneği olan bir metin değil. Lewis Carroll esinlerine güvenerek yön tayin ettiği çok değerli bir hikaye. İşte Aynanın İçinden ve Alice'in Orada Karşılaştıkları öyle değil hatta tam tersi. Bu ilk kitabın ikinci cildi diye değerlendirilebilir ve Alice'in hikayesinin sonudur daha ötesi...devam etmeyeceğini de bildirir. Nasıl...peki...bunları yapıyor? Bu yol çok karmaşık ve düz (ve bence tabii ki) bir kere okuyarak elde edilecek kadar kristal bir sonuç değil. Benzer izlem Faust'ta da görülür. Sahneler, tiyatrolar, giren, çıkan...arasından Mefistofeles ve Dr. Faust'un sözcükleri incelikli bir şekilde serpiştirilmiştir ve rastgelelik değil, belirli bir yol izlenerek gerçekleştirilmiştir. Kısacası, okuması son son derece basit ve kolay, gerçekten anlaşılması çok zaman alacak değerli bir metinin, takip metnidir. Diyeceklerim bundan ibaret. Ne haliniz varsa görmek üzere hep beraber dağılıyoruz şimdi.
Aynanın İçinden ve Alice'in Orada KarşılaştıklarıLewis Carroll · Norgunk Yayıncılık · 20191,854 okunma
Her satırı ayrı bir zekâ, her satırı ayrı bir keyif....
Puan vermedi·326 syf.··
2024 58. kitabı
Zekâya aşık olmak diye bir kavram var, sanırım ben bu kategorideyim. Bir insan bu kadar güzel bir kurguyu, bu kadar sade ve zekice kelimelerle süsleyerek, içine bir tutam merak, bir tutam gerçeklik, bir tutam metafor ve bilmem kaç tutam güzellik ve kalite eklesin.... Bu güzel beyinleri laboratuvarda çoğaltma imkanı olsaydı keşke, ne güzel olurdu. Devasa bir kütüphane, boydan boya cam, karşıda deniz manzarası ve tabiki hiç bitmeyen kahve.... Zamanın içinde kaybolarak okumak.... Faust, zaman zaman tekrar okumak ihtiyacı duyduğum, her seferinde ilk defa okuyormuşum hissi uyandıran, müthiş keyif aldığım yegâne kitapların başında gelir. Şeytanla sohbet gibi bir şey.... Tabi kimin ne görüp ne anladığında göre değişir. "Klasikleri severim" diyen birinin, bu kitabı okumaması klasiklere saygısızlık gibi geliyor bana neden bilmem. Mutlaka herkesin okumasını isterim, inanın çok keyifli bir kitap. Bir solukta okuyor insan meraktan. Kitaba ne kadar aşık olmuşsam; doğru düzgün cümle kurma yetimi bile kaybettim sanırım. En iyisimi hemen alıp okuyun bence, okuyanlarda tekrar okusun mesala. Şu an çok canım çekti ve sanırım yeniden okuyacağım. Dusunenlerede keyifli okumalar....
Edebiyat
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
Ondan sonra ilk kitap…
Puan vermedi·520 syf.··
2024 8. kitabı
Yeniden aramıza karışan bu kadim düşman(belki dost) bu sefer güzel insanlığımızı Sovyet Moskova’sı sokaklarında ziyaret ediyor. Bu sefer amacı belirsizlik içerisinde gibi olsa da yalnız başına da değil ;çok değerli maiyetini de yanında getiriyor. Ve bu güzellik abidesi Bulgakov’un ellerinde daha neşeli, daha eğlenceli bir hal alıyor. Ama sürprizi sadece o yapmıyor. Aramızdan biri, ki Usta oluyor, ona büyük bir hikaye teslim ediyor. Pontius Pilatus’un( Yeruşalim valisi) hüzünlü ,yarım kalmış duygularını barındıran, bu duyguların müsebbibi ve muhatabı olan İeşua (İsa) arasındaki hikayesi… Üslup olarak post-modern anlatıya yakın olsa da klasik dönmeden de izler taşımakta olan romanımız, maalesef ki eksik kalmıştır. Öyleki bunu kitap bittiğinde çok iyi hissediyorsunuz. Sanki yazılacak şeyler kalmış ve bu hikaye biraz daha bizi kendisinde sürükleyebilir gibidir. Her şeyden evvel birazcık Hristiyan anlatısı(İncil okuması güzel olur) bir de Faust okunmuş ise bu kitabı okuyan kişi epey eğlenir. Tabii Sovyet Rusya’sı bilenler de keyif alacaktır. Not: Bu Ruslar balo işini biliyor abi… Alıntı(benim için en anlamlı yer): Işığı hak etmedi, huzuru hak etti,-dedi Levi hüzünlü bir ses ile. (S.459)
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma